27 Haziran 2017 04:50

Niyazi Ağırnaslı

Paylaş

Geçen hafta 20 Haziran günü, gazetelerde “ANMA” başlığı altında etkileyici bir ilân vardı. Bu ilân metnini aynen aktarıyorum:

TİP Senatörü, Devrimci Avukatlar ve Çağdaş Hukukçular Derneği Başkanı, Halkevleri, Türk Hukuk Derneği yöneticisi, yaşamını devrim ve demokrasi için adamış; sevgi, barış ve kardeşçe yaşanacak bir dünya için mücadelede bizlere rehber olmuş güzel insan, Babamız Avukat Niyazi Ağırnaslı’yı aramızdan ayrılışının 30. yıldönümünde gururla ve özlemle anıyoruz. AİLESİ

Bu satırları okuyunca 50 yıl öncesindeki günlerimize döndüm bir an: O yıllarda Ankara’da TÜRK SOLU adlı haftalık gazeteyi yayımlıyorduk. İlk sayı, 17 Kasım 1967 günü çıkmıştı. Gazetenin sahibi, 1940’lı yıllarda Akçadağ Köy Enstitüsü’nün kurucusu ve müdürü olan Şerif Tekben’di. Sorumlu yazı işleri müdürlüğünü başlangıçta Vahap Erdoğdu, daha sonra ben, gazete İstanbul’a taşınınca da Bora Gözen kardeşimiz üstlenmişti. Daha birkaç sayı çıkarmıştık ki Ankara’daki savcılar, olağanüstü bir görev sorumluluğuyla haber ve yazılarda düşünce suçu saptayarak davalar açmaya başlamıştı. Çok geçmeden Vahap tutuklandı, gazeteyi sürdürme görevini yazı işleri müdürü olarak ben üstlendim. İşte o günlerde Niyazi Ağırnaslı’yla sıkça bir araya gelmiştim. Davalar açıldıkça onun Selanik Caddesi’ndeki evine koşuyor, dosya numarasıyla birlikte duruşma günü ve saatini bildiriyordum. O ise ortada sanki hiçbir şey yokmuş gibiydi; sâkin ve kendinden emin bir hali vardı. Yüzündeki anlam hiç değişmiyordu: Ortada kaygılanacak bir durum olmadığına göre, demek ki benim gibi daha yüzlerce sanığın telaşlanması gerekmiyordu. Niyazi Ağabey’in evinden ayrıldığımda, bana verdiği bu “iyimserlik ilacı”nı hep hatırlarım. 

1911 Yılında Kayseri’nin Ağırnas beldesinde doğan Niyazi Ağabey, 1987’de Ankara’da yaşamdan ayrıldı. Yaşamı boyunca solcu aydınların avukatlığını üstlenmiş, Sabahattin Ali, Abidin Dino, Pertev Naili Boratav, Hikmet Kıvılcımlı, Mihri Belli, Muvaffak Şeref, Behice Boran, Sadun Aren gibi sosyalistleri savunmuştu. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbeleri döneminde, “otomatik” olarak mahkemelerde bu kez ilerici gençlerin avukatıydı. Duruşma salonlarında Halit Çelenk Ağabey’imizle birlikte, genç kuşaklardan avukatları da yanlarına alarak başta “Denizler”in ve onlarca genç sosyalistin duruşmalarında, gerici basının bile saygısını kazanacak savunmalar yapmıştı. O “rüya gibi” yaşanan günlerin, dimdik ayakta kalma görevini hatırlatan örnek bir insandı.

Tarih, Niyazi Ağırnaslı’yı bu sağlam, ilerici yönleriyle yazmıştır… 

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...