20 Haziran 2017 05:00

Masalcık

Paylaş

Rivayet edilir ki Anadolu saz şairlerinin atası, günümüzden yaklaşık iki bin sekiz yüz yıl önce yaşamış olan görme özürlü destancı Homeros’muş. Bu destancı her bir şeyi bilir, kendisinden 700 yıl öncesinin Truva Savaşları’nı bile ayrıntısıyla söylermiş. İşte bu Truva Destanı, şarktan garba tekmil edebiyatları bin yıllar boyunca etkilemiş! 

Truva’da olan biten, kör destancının çağından 800 yıl sonra, bu kez Romalı şair Vergilius’un düşlerine girmiş. Girmiş de n’olmuş? Vergilius’tan yaklaşık 1500 yıl sonra Truva Savaşları, büyük tiyatro yazarı Şekspir’den tutun, çağdaş İrlandalı yazar Ceymis Coys’a kadar birçok sanatçının işlediği bir konu olmuş! 

Şimdi şunu bunu bırakalım da armudu taşlayalım, dibinde kışlayalım, doğrusunu bilmek isterseniz Homeros’a soralım:

Truva Savaşları’nı anlatmakla Homeros, Anadolu insanının kafasına önce şu gerçeği sokmuş:          

“Anadolu’ya kötülük ve alçaklık da gelebilir, ama gelen her kötülük ve alçaklık, batıdan gelir!”

Homeros’tan bin yıl sonra, bir büyük bilge ise şöyle demiş:

“Batılılar, Anadolu’yu hiçbir zaman ele geçiremedi! Bu ülkeye ancak alçaklıkla girebildi ve çok geçmeden geldiği gibi çekip gitti!” (İmza okunmuyor).

Okunmayan imzanın bu sefer kim bilir kaçıncı kuşaktan bir torunu da şöyle demiş:

“Truva’dan binlerce yıl sonrasında şöyle olmuş: Batı’dan gelen zalimler donanması, Çanakkale Boğazı’nda batırılıp ordusu da bozguna uğratılınca bizim kumandan Paşa’nın şu sözü, tam da yerine oturmuş:

“Truva’nın öcünü aldık!”

Şimdi ben, şu hususu da ilâve edeyim; ama iyice bakın tarihin şu aykırı dalda açan çiçeğine, bakın da gerçeği bir görün: 

Çanakkale’de biz, aslında İstanbul’u savunurken bir yandan da zalim Rus Çarı’na karşı ayaklanan devrimcileri korumuş olduk: İngiliz donanması eğer Karadeniz’e çıkabilseydi Çarı destekleyecek, devrimi zora koşacaktı… Buna “Tarihin diyalektiği” demişler: Demek ola ki, senin gaga benim torba içinde, benim çarık senin çorba içinde, sen yat yatak yorgan içinde, ben yiyeceğim orman içinde…

Masalda eksik gedik bırakmayalım: Bütün bu söylenenler, masal masal matitas, kaynanamın kıçı tas, çukura düşmüş çıkamaz, pır pır eder uçamaz, fındık kadar saçamaz! 

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...