25 Nisan 2017 05:00

Güncel konular

Paylaş

1 Mayıs

Her siyasal çevrenin, her yurttaşın kendince başarılı bir çalışma alanı vardır. Başta işçi sınıfı olmak üzere, Türkiye sosyalistlerinin ve bütün ilerici güçlerin şu günlerde asıl çalışma alanı, 1 Mayıs mitinginin başarısıdır.  1 Mayıs günü hedefimiz, insanlık vicdanında karşılığını bulan, haklı, kesin ve uygulanabilir taleplerle meydanlara çıkmak olmalıdır. 
İstanbul’da söz konusu taleplerin ses getirebilmesi için, geleneksel miting alanı olan Taksim’de buluşulmalı. 

Referandum

Geçen hafta köşeme yazamadığım için, eksiğimi birkaç cümleyle gidermek istiyorum: Yeni anayasanın onaylanması anlamına gelen referandum sonucunu ben yadırgamadım. Çevremde HAYIR oylarının artması yönünde elimden geleni yaptığımı söyleyebilirim, orası başka.

Açıkça söylemeliyim ki, referandum sonucunda EVET oylarının ağır basacağını önceden tahmin ediyordum. Hatta bundan emindim. 

Neden mi emindim? Çünkü, Cumhurbaşkanımız için “Ya herrü ya merrü” anlamına gelen böyle bir oylamanın selâmetle sona ermesi bakımından, Tayyip Bey’in tam anlamıyla güven duyması, hiçbir riskin bulunmaması gerekiyordu. Tayyip Bey, bu oylamayı göğsünü gere gere kabul ettiğine göre, tabii ki istediği sonuca ulaşacaktı…

Var mı başka izahı?

Ankara Film Festivali

28. Ankara Uluslararası Film Festivali’nin açılış törenine bu kez katılmak zorundaydım. Çünkü, bu törende sunulacak ödüller arasında bana da bir şeyler düştüğü açıklanmıştı. Bunun ötesinde, festivali uzun yıllar boyunca omuzlayarak günümüze ulaştıran İnci ve İrfan Demirkol dostlarımın yanında olmayı görev sayıyordum.

Bu yıl, Festival’in “Aziz Nesin Emek Ödülü”, ileri insanlıktan yana bir sanatçı olan değerli sinema oyuncumuz İzzet Günay’a verildi. “Kitle İletişim Ödülü” ise, her yönüyle eksiksiz, güzel bir insana, Oyuncular Sendikası’nın Başkanı Meltem Cumbul’a sunuldu. Fakire de bir ödül verildi: Bu ödülün adı “Sanat Çınarı”ydı. Doğrusunu isterseniz, bugüne kadar taşıyıp getirdiğim 82 yılla artık epeyce yaş aldığım doğrudur, ama hangi insan bir çınar ağacı gibi yüzlerce yıl ayakta kalabilmiş? Bana verilecek ödülün adı, illâ bir bitkinin adını taşıyacaksa, çocukluğumdan beri yakınlık duyduğum, o güzelim çiçeğiyle birlikte yaşayıp ölen “Devedikeni” olabilirdi bu. 

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...