04 Nisan 2017 05:00

Şu olanlara bakın...

Paylaş

İnsanlığa ve yurdumuza hiç yakışmayan olaylarla karşılaştıkça sanki başka bir ülkede yaşıyormuşuz gibi bir duyguya kapılıyor insan…

Çare arayışı tükenmek üzere olan siyasetçilerin açlık grevine yatması, bu tür trajik olayların son perdesidir. Açlık grevi eyleminin hangi anlama geldiğini bir düşünün… Bana sorarsanız açlık grevi, “Haksızlıklara karşı ölümü göze alarak özde ve sözde direnmek” demektir. 

Ey okur! Bir an düşün: Sadece birkaç öğün yemek yemesen neler hissedersin ve ne gibi duygulara kapılırsın? Sonra da bir an için kendini açlık grevine yatanların yerine koyup bir daha düşün...

Bir ülkede insanların açlık grevine yatma kertesine gelmesi, o ülkede gerginliğin hangi aşamaya ulaştığını göstermez mi? 

***

Ben bu yazıyı yazarken hâlâ cezaevinde bulunan Die Welt gazetesinin muhabiri Deniz Yücel’in avukatları, bu kez Anayasa Mahkemesi’ne başvuruda bulundular.

Bilindiği gibi, Die Welt, bir Alman gazetesidir. Siyasal eğilimi tutucudur, yani sağcı bir gazetedir. Ama şunu bilelim ki, söz konusu basın organı bir Alman gazetesi ise, sağcı da olsa solcu da olsa o gazete, insancıl ve demokratik ilkelerden ayrılmaya yeltenmediği gibi, işini yaparken dürüstlükten sapmayı, gerçek dışı haber yapmayı aklının kenarından bile geçirmez. 

Böyle bir Alman gazetesinin muhabiri olan Deniz Yücel’in, çalıştığı haber organının ilkelerine aykırı davranabileceğini düşünebilir miyiz? 

Almanya’nın Hıristiyan Demokrat Birliği adlı partisinden gelen Başbakan Angela Merkel de Deniz Yücel’in “Kendi mesleğini icra etmekten başka bir şey yapmadığını” söyledi ve serbest bırakılması gerektiğini vurguladı.

Akla şu soru geliyor:

Die Welt gazetesinin Türkiye muhabiri, Türk değil de örneğin Alman uyruklu olsaydı başına bunlar gelir miydi?

Her neyse, işin içinde bilmediğimiz şeyler de olabilir, konuyu değiştiriyorum:       

Rize’de çıkan Mavi Yeşil dergisi, geçen sayısına Özkan Satılmış’ın hazırladığı 2016 Şiir Yıllığı’nı ekledi. 118 sayfadan oluşan bu özenle hazırlanmış şiir kitabı, 43 şairimizin geçen yıl yayımlanmış şiirlerinden oluşuyor. Şiirlerin sıralanmasında kullanılan ölçüt ise şairlerin “tevellüt”ü! Yıllık, 1946 doğumlu Ahmet Telli’nin “Söz Yorgunluğu” şiiriyle başlıyor, 1995 doğumlu Oğulcan Kütük’ün “Hasar Raporu” şiiriyle tamamlanıyor.       

Hangi alanda olursa olsun değerbilirlik güzel şey… 

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...