27 Aralık 2016 04:50

Çağdaş Sanatlar Merkezi

Paylaş

Ankara’da yaşanan her tür dişe dokunur olayı yansıtmakla görevli sayarım kendimi. Çünkü, okurlarım sanki benden, olayın bir de benim gözümden yansıtılmasını istiyormuş duygusuna kapılırım ve kendimce yükümlülük sayarım onu yazmayı.

“Olay”, ama ne tür olay? Cinayet mi? Kumarhane baskını mı? Kimi siyasetçilerin pis manevraları mı? Kamu mallarındaki talan mı? İnsanların “özlük hakları”na saldırı niteliğindeki çirkinlikler mi?

Hayır, bu tür dehşet içeren ya da ahlâk dışı olaylar benim yazılarımın konusu olmaz.

Oysa geçen hafta Ankara’da “Çağdaş Sanatlar Merkezi” olarak bilinen, çok yönlü etkinliklerin yapıldığı bir “kültür evi”nde Rusya Büyükelçisi’nin ölümüyle sonuçlanan cinayet, beni bir yönüyle ilgilendirdi!

Neden mi? Büyükelçinin öldürüldüğü Çağdaş Sanatlar Merkezi, çoğu Ankara aydınının benimsediği ve oradaki kültür etkinliklerini izlediği bir aydınlar mekânıdır; bu yönleriyle kültürel çalışmaların uygulandığı değerli bir ortamdır.

Ankara için önemli bir yeri olan bu kültür ortamının sahibi Çankaya Belediyesidir ve işletmesi de düzgün bir şekilde Çankaya Belediyesi’nin kültür işlerinden anlayan görevlileri tarafından yapılır. ;

Kendi adıma konuşayım: Ben orada örneğin son on yıl içinde epeyce kültür etkinliğinde düzenleyici ya da konuşmacı olarak yer aldım. Bunun beş katı kadarıyla da çeşitli kültür etkinliğinin izleyicisi oldum. Dahası, Çağdaş Sanatlar Merkezi’nin özellikle başlangıç döneminde yıllık programların hazırlanmasında, katkıda bulunmaya çalıştım. Çünkü orada sergilenen çalışmalar, genelde aydınlarımızın amatör bir anlayışla önererek bir ucundan tuttuğu, konser, sergi, ya da düşünce etkinliklerini içerir.

Bu tür bir kültür ortamı olan Çağdaş Sanatlar Merkezi, cinayet işleme mekânı olabilir mi? 

Devamı var: Katilin de hemen oracıkta öldürülmesi, tuz biber ekmedi mi olaya?

Bütün bu çirkin olaylar, basbayağı zoruma gidiyor…

Neylersiniz ki hayat bildiğini okuyarak devam ediyor: Ankara’nın aydınları, hiçbir şey yokmuş gibi, yeniden sergiler, oturumlar izleyecek, konserler dinleyecek orada. Haydin arkadaşlar!

Bir kültür ortamı olan Çağdaş Sanatlar Merkezi, cinayet işleme mekânı olabilir mi? 

NOT: Kızılordu Korosu’nun çalgı topluluğuyla birlikte bir uçak kazasında ölmesi olayına üzüldüğümü belirtmeliyim. Adı üzerinde: Bu koro, Hitler’in ordularını gerisin geriye, Berlin’e kadar kovalayan KIZILORDU’nun adını taşıyordu. Bu yönüyle komünist Sovyet halklarının sözcüsüydü. Onu yıllar içinde, Ankara ve İstanbul’da en az üç-dört kez dinlediğimi söyleyebilirim. Halk müziği temalarından yararlanan görkemli müziğiyle antikomünist ülkelerdeki halklar dahil, bütün insanlığa seslenen bir misyonu vardı. Gün geldi, Sovyet rejimi değişti, Kızılordu Korosu’nun adı değiştirilemedi. Çünkü tarih değiştirilemez.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...