30 Ağustos 2016 04:50

30 Ağustos

Paylaş

Bir zamanlar gazeteler, “Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı!” diye önemseyerek başlık atardı.

Geçelim gazeteleri, toplum olarak günümüzde insanlarımız 30 ağustos gününü nasıl değerlendiriyor? Onu nasıl karşılıyor? 

Törenler yapılır tabii… Protokol kapsamındaki asker ve sivil erkân, kurallara uyarak kutlamalara katılır. Öğleden önce, en başta resmigeçit! Akşama da devletin üst basamaklarından resmî bir davet… Kimsenin kural dışına çıkmadığı, ama hiçbir sıcak tarafı bulunmayan, biraz olsun coşku içermeyen bu törenler, bir yandan her yıl biraz daha kısaltılarak televizyon ekranlarına aktarılır. Hepsi bu…

Yazılarımın yayınlandığı gün olan Salı günü, bu yıl tam da 30 ağustosa rastladığı için, bugün okurlarıma bir “30 ağustos yazısı” sunacağım.

Kurtuluş Savaşı’mızın dönüm noktası olması bakımından 30 Ağustos, çok önemli bir gündür. Oysa özellikle ayırt edici bir nokta var ki, onu gözden kaçıramayız: 

“Büyük Taarruz”, 26 Ağustos sabahı başlamıştır. 30 Ağustos ise bu taarruzun sadece bir aşamasıdır, ileri bir aşaması… Öyleyse ulusal bayram günü olarak neden Büyük Taarruz’un başladığı 26 ağustos değil de 30 ağustos günü benimsendi?       

Bu soru, gençlik yıllarımdan beri hep aklımdadır, beni hep dürter... Çünkü, tarihin yazdığı gibi, zaferi hazırlayan en önemli, en değerli, bıçak gibi keskin o askerî hareket, işte 1922’nin 26 ağustos gecesi gerçekleşmiştir:  

O gece, 5. Süvari Kolordumuz, Ballıkaya mevkiinden sızma yaparak Yunan hatlarının arkasına gizlice geçip yerleşmişti. Birkaç saat sonra da Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, yanında Fevzi Paşa ve İsmet Paşa’yla birlikte savaşı yönetmek üzere Kocatepe’de yerini almıştı. “Büyük Taarruz”, sabah 4.30’da topçu ateşiyle başlamış, bir saat kadar sonra piyadelerimiz, tel örgüleri aşarak Yunan askerlerini süngüyle temizleyip Tınaztepe’ye ilerlemişti. Orası da ele geçirildikten sonra, saat 9.00’da Belentepe alınmış, ardından Kalecik-Sivrisi’ne gelmişti sıra. Çaresiz kalan Yunan kuvvetleri geri çekilmeye başlayınca bu kez onların arkasında gizlenmiş olan 5. Süvari Kolordumuz, beklenen görevi yerine getirmiş ve artık savaşın kaderi belli olmuştu: 200.000 dolayındaki Yunan askerinin yarıya yakını, ölü, yaralı, esir ve kayıp olarak savaş dışı kalmıştı. 

Sağ kalan Yunan askerleri, kaçtığı yere kadar kovalanmış, 9 eylül günü kaçacak yer kalmayınca İzmir’in Birinci Kordonu’ndan denize dökülmüşlerdi. 

30 Ağustos, bayram olarak kutlanmaya değer büyük bir gündür.

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...