Muhammed Ali, Deniz Naki ve ikiyüzlülüğümüz!


09 Haziran 2016 04:51
Cropy

Cassius Clay ya da bilinen adıyla Muhammed Ali, 20. yüzyılın en büyük sporcularından biriydi. Onunla ilk bilinçli tanışmam 1973 yılında oldu. Vietnam savaşına gitmeyi reddettiği için 1967 yılında 5 yıl hapis ile cezalandırılan Muhammed Ali, 1970 yılında temyiz davasını kazanıp yeniden ringlere dönmüştü. Eski unvanını almak için zorlu bir yola giren Muhammed Ali, 1973 yılında önce Joe Frazier ardından 1974’de George Foreman ile unvan maçlarına çıktı.

O yıllarda sadece tek kanaldan ve günde yaklaşık 4 saat yayın yapan TRT’nin yayınları gece 24.00’te sonlanırdı. Muhammed Ali’nin bu unvan maçları, saat farkı nedeniyle gece 04.00 civarında başlardı. Muhammed Ali’nin maçının olduğu gecelerde, o zamanlarda oturduğumuz Aynalı Çeşme Sokağı’nın bütün evlerinin ışıklarının ışıl ışıl yandığını dün gibi hatırlıyorum. 

Babam gece 03.00 gibi uyanıp “Hadi maç başlıyor” derdi. Biz çocuklar için uykusuz kalmanın bir önemi yoktu. Hatta uzun süreceğini düşündüğümüz bir maçı Muhammed Ali nakavt ile kazandığında bir yandan zafer sevinci yaşıyor, bir yandan da maçın çabuk bitmesi nedeniyle üzülüyorduk. Ertesi gün uykulu gözlerle okula gittiğimizde Muhammed Ali’nin “Kelebek gibi uçarım arı gibi sokarım” sözüyle kendi boks maçlarımızı yapardık.

Bugünden düşündüğümde, sporu sadece futboldan ibaret görmeyip, bütün branşlarıyla sevmeyi o yıllarda öğrendiğimizi daha net algılıyorum. Muhammed Ali’nin maçlarının ardından bugün Lütfi Kırdar Kongre Merkezi olarak bilinen, Spor Sergi Sarayı’na boks maçlarını seyretmeye giderdik. Büyükdere Boronkay ve TEKEL gibi o dönemin boksta iddialı müessese takımlarına, ’80’li yıllarda Fenerbahçe’de katılmıştı. Spor Sergi Sarayı’nda her hafta babamla, boks, güreş, voleybol ve sonrasında kendi başıma basketbol maçlarına gidişim. Muhammed Ali’nin gece maçları bu yolu açmıştı…

Neden Muhammed Ali o yıllarda bu memleket topraklarında bu kadar çok ilgi çekiyordu?

Evet, Müslüman inancını tercih etmesi önemli bir etkendi ama onun ötesinde ABD’de ırkçılığa karşı çıkması ve Vietnam Savaşı’na “bu benim savaşım değil” diye gitmeyi reddetmesi de uluslararası planda Muhammed Ali sevgisinin geniş bir kitlede yerleşmesine neden oluyordu.

Nitekim ölümünün ardından bütün bu özelliklerini hem memleketin bütün medya organlarında okudunuz, hem de en üst düzeyde Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş’tan dinlediniz. Neler dedi Kurtulmuş, “Çok zor bir zamanda savaşa gitmeyi reddetti, barışı savundu. İnsan hakları savunucusuydu. Irkçılığa karşıydı. İslam’ın gülen yüzüydü”.

Güzel, bu cümlelerin altına imza atılır.

İktidar kanadı sözcüleri, Muhammed Ali’nin ardından “Müslümanlık” vurgusunu daha fazla yaparken spor medyasının “romantik muhalifleri” de “Vietnam Savaşı’na gitmeyi reddetmesi ve ırkçılık karşıtı” tutumunu öne çıkarmayı tercih etti.

Burada herkes adına ciddi bir “ikiyüzlülük” var.

Muhammed Ali hakkında söylenen her şeyde büyük oranda bir doğruluk payı var ama bu sene bu ülkede benzer bir sporcu vardı ve bütün emeği burnundan fitil fitil getirildi.

Amedspor’un ve Oyuncusu Deniz Naki’nin bu sene yaşadıklarını hatırlıyor musunuz?

“Barış” dedikleri için, “Irkçılığa karşıyız” dedikleri için, “Çocuklar ölmesin maça gelsin” dedikleri için başlarına neler geldi?

Deniz Naki’nin aldığı 12 maçlık ceza niye verilmişti?

Muhammed Ali’nin savunduğu ilkeleri savunduğu için değil mi?

“Barış” yazılı pankart nedeniyle Amedspor’a”ideolojik” slogan gerekçesiyle puan silme kararını verenlerin ve destekleyenlerin, şimdi benzer “ideolojik” gerekçelerle ABD sisteminin karşısına çıkan Muhammed Ali’yi alkışlamaları ikiyüzlülük değil de nedir?

Deniz Naki’ye ve Amedspor’un başına gelenlere satır ayırmayanların, Muhammed Ali’nin ardından methiyeler düzmesi, sadece bu memleketin insan malzemesinin entelektüel kalitesini gösterir.

Muhammed Ali’nin savunduğu değerlere, sporculuğuna sahip mi çıkmak istiyorsunuz?

“İkiyüzlülüğü” bırakabilirseniz, buyurun, Deniz Naki ve Amedspor yanı başınızda…

www.evrensel.net

Yorum yapın

Yorum yapmak için üyelik gerekmemektedir. Yorumlar, editörlerimiz tarafından onaylandıktan sonra yayınlanır. Konuyla ilgisi olmayan, küfür içeren, tamamı büyük harfle yazılan yorumlar onaylanmamaktadır.