01 Eylül 2015 04:48

Hayatın içinden...

Paylaş

Oktay Akbal      
Aynı kentte yaşamadığım için, bu değerli yazar ağabeyimizi içeren pek bir anım yok. Yalnız şunu unutmadım: Akbal, bir ara İstanbul’da Yazarlar Sendikasının başkanlığına seçilmişti. Ben de o sırada Ankara’daki Edebiyatçılar Derneğinin hasbelkader başkanıydım. Bizim dernek yeni kurulmuştu ve henüz yıpranma dönemine girmemişti. Bir gün, Oktay Akbal telefonla aradı beni:  
 “Ahmet” dedi, “Orada güzel işler yapıyorsunuz, şu bizim Yazarlar Sendikasını da üstlenseniz ne iyi olur…”
Şaşırmıştım, ne diyeceğimi bilemeyip kem küm ettim ve bu işin olamayacağını anlatmaya çalıştım. Akbal, hep aynı üzüntülü sesle ısrar ediyordu. Neyse ki onu kırmadan telefon konuşmasını sona erdirebilmiştim.
Kısa cümlelerle dilimizi iyi kullanan Oktay Akbal için “Işıklar içinde uyusun” dileğimizden başka bir şey gelmiyor elden…

Konser baskınından Kültür Bakanlığına!
Bu başlığı bir gazete haberinden alıntıladım. Az çok bir müzik yazarı olduğum için konu beni ilgilendiriyor: Hatırlarsanız, 2009 yılında Piyanist İdil Biret, Topkapı Sarayı’nda konser verirken Alperen Ocaklarından bir grup tarafından protesto edilmişti. Bu gruba arka çıkanlardan biri de o yılların Büyük Birlik Partisinin Genel Başkanı Yaşar Topçu’ydu.
Sayın Yaşar Topçu, şimdi seçim hükümetinde Kültür Bakanı.

Dağlarca
Şimdi size bir başlık, hem de bizim gazeteden: “Dağlarca şiirin kainat büyükelçisidir”!  “kainat” sözcüğünü Amerika’daki “kainat güzeli” yarışmalarından tanırız. Bu kez Şair Haydar Ergülen, Dağlarca’yı “Kainatın büyükelçisi” yaptı.
Eğer “kainat” denen, bizim dilimizdeki “evren” ise şiir sanatında evrende neler olup bittiğini nereden biliyoruz?  
Dağlarca çok değerli bir şairimizdi, ona söz yok; ama “kainatın büyükelçisi” falan, yerine oturmayan nitelemeler…

Reklam
DİĞER YAZILARI
Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa
Evrensel Ege Sayfaları
EVRENSEL EGE

Ege'den daha fazla haber, röportaj, mektup, analiz ve köşe yazısı...