5 Kasım 2026 00:17

İklim kürsüsü, gözaltı gölgesi

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

9 Kasım’da Antalya’da başlayacak COP31 için dünyanın gözü Türkiye’ye çevrilecek. Devlet başkanları, bakanlar, şirket temsilcileri ve iklim müzakerecileri aynı salonda dünyanın geleceğini konuşacak. Peki o geleceği bugün madenlere, enerji projelerine, taş ocaklarına ve kıyı yapılaşmasına karşı savunanların sesi duyulabilecek mi diye sormuyorum bile!

Zirveye günler kala Antalya’da yapılan ev baskınlarında İHD ve Emekli-Sen Yöneticisi Mehmet Şerif Özdemir, KESK Dönem Sözcüsü ve Tüm Bel-Sen Şube Başkanı İlhan Karakurt ile ÇHD Yöneticisi Avukat Kazım Yiğit gözaltına alındı. Gözaltı gerekçeleri her zaman olduğu gibi kamuoyuna açıklanmadı, ne kadar şaşırtıcı ki dosyaya kısıtlılık kararı konduğu bildirildi. Bu göz altıların COP31’le bağlantılı olduğuna dair bir açıklama yok ama zirvenin hemen öncesinde hak savunucularının, sendikacıların ve bir avukatın gözaltına alınması yeterince açıklayıcı…

Üstelik bu ne ilk ne de bu gidişle son olacak gibi duruyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü, COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanan Türkiye’de çevre protestocularının gözaltına alındığını, para cezalarına ve ceza soruşturmalarına maruz bırakıldığını belgeledi. Akbelen’de kömür madenciliğine, Perşembe Yaylası’nda altın arama faaliyetlerine karşı çıkan barışçıl protestocuların zorla dağıtıldığını; gaz, tazyikli su ve biber gazı kullanıldığını aktardı. Protestolara çevrim içi destek veren kişiler de soruşturma ve kısa süreli tutuklamalarla karşılaştı.

COP’lar iklim krizine karşı ortak adım atılması için kurulan uluslararası müzakere alanları ama müzakereciler o her yerde önümüze konan çıkar çatışması belgelerinden önlerine koysak çarşaf çarşaf listeler yapmak zorunda kalacakları kadar sorunlu. İklim krizi, yalnızca devletlerin hedef tablolarına ve şirketlerin yeni “yeşil” vaatlerine sığmıyor elbette. Bir ormanın kömür için kesilmesi, bir yaylanın maden aramalarına açılması, bir kıyının yapılaşmayla tahrip edilmesi; orada yaşayanların sağlığını, geçimini ve yaşam alanını doğrudan etkilerken, bu zararı görünür kılanların susturulduğu yerde iklim adaletinden söz etmek mümkün olamaz.

Zirvede iklim eylemi konuşulurken, ülkenin dört bir yanında çevresini savunanlar kolluk müdahalesiyle karşılaşıyorsa, dünya bu çelişkiyi de görecek. Üstelik yeni bir dünyanın adım sesleri son zamanlarda hayli güçlü yankılanırken…

Bir yandan iklim krizine çözüm aradığını iddia edip, öte yandan madenciliğin ve enerji projelerinin yarattığı yıkıma itiraz edenleri gözaltına almak, hak ihlallerini ayyuka çıkarırken, kimin konuşabileceğine ve kimin yaşam alanının feda edilebileceğine dair siyasal bir tercihi de hepimizin gözüne sokmaktır.

COP31’in başarısı, Antalya’daki salonlarda kurulacak cümlelerle ölçülemez. İklim krizinden etkilenenlerin, toprağını ve suyunu savunanların, bilim insanlarının, emekçilerin ve gençlerin sesi gerçekten duyulduğunda, iklim adına verilen sözler, itiraz edenlerin sesini bastıran güvenlik düzeninin gölgesinde kalmadığında durmadan hırpalanan bir dünyayı yeniden kurmak mümkün olabilir.

İklim adaleti, önce sözü, yaşam alanı tehdit altında olanlara vermeyi gerektirir. O sözün önüne gözaltı duvarı örülüyorsa, kürsüdeki vaatlerin inandırıcılığı da o duvarın yüksekliğinin ne anlama geldiğini her seferinde hatırlattığımız gibi bizlerin hakikati ile sermayenin gerçekliği arasındaki uçurumun ne denli derin olduğunu bir kez daha önümüze serecektir.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et