Yaşasın hamam böcekleri!
Gregor Samsa bir sabah uyandığında kendini böceğe dönüşmüş bulur. Kafka, onun hangi böceğe dönüştüğünü söylemez ama benim zihnimde nedense hep hamam böceğidir o… Asıl mesele, çevresindekilerin artık onu insan olarak görmemesidir. Hindistan’da gençler, kendilerine yöneltilen “hamam böceği” hakaretini bir hareketin adına dönüştürünce Samsa’yı hatırladım yeniden. Dışlanan, işsiz ve sesi duyulmayan gençler, kendilerine yakıştırılan adı sahiplenip siyasetin kapısını çaldı.
“Cockroach Janta Party” önce bir internet şakasıydı. İşsiz gençleri ve hükümet eleştirmenlerini hamam böceğine benzeten sözlere karşı doğdu. Hep andığımız gibi gülmek devrimci bir eylem ve gençler de öfkelerini gülerek bir harekete dönüştürüverdiler. Sınav sorularının sızdırılmasına duyulan öfkeyle büyüyünce, gençlerin protestoları eğitim bakanının istifasını sağladı. Ekim ayında hareket bu kez seçmen listelerinin gözden geçirilmesine itiraz ederek seçim komiserinin istifasını istedi. Bir hakareti ironik biçimde sahiplenmek, öfkeyi ortak bir sese çevirdi.
Bu ses yalnızca Hindistan’da duyulmuyor. Sırbistan’da Novi Sad’daki tren istasyonu çatısının çökmesi ve 16 kişinin yaşamını yitirmesi, öğrencilerin başlattığı protestoları büyüttü. Yolsuzluğa ve hesap vermeyen yönetime karşı iki yıl süren eylemler, seçimde öğrenci destekli listenin zaferiyle sonuçlandı; Aleksandar Vučić’in yıllardır süren iktidarı sona erdi. Bu sonuç, sokaktan yükselen itirazın sandıkta da karşılık bulabileceğini gösteriyor. Elbette zafer, değişimin tamamlandığı anlamına gelmiyor. Gençlerin itirazıyla kurulan hareket, şimdi devlet kurumlarını dönüştürme ve vaatlerini yerine getirme sınavında. İlk adımı başarıyla attılar. Yerellerden ve kollektif karar mekanizmalarıyla adaylarını belirleyip bir dönüşümün umudunu hepimizin yüreğine serptiler.
Arnavutluk’ta da öğrenciler, eğitim giderlerine, yolsuzluğa ve geleceklerini ülkede kuramama duygusuna karşı sokağa çıkmıştı. Eylemler, Edi Rama’nın istifasını isteyen daha geniş bir hükümet karşıtı harekete dönüştü. Fransa’da ise lise öğrencilerinin eğitim koşullarıyla başlayan protestolar, kamu hizmetlerindeki gerilemeye ve yaşam maliyetlerine yönelik toplumsal öfkeyle birleşti. Devletin yanıtı ise talepleri dinleme sözü kadar protestoları kısıtlama ve güvenlik güçlerini artırma oldu. Binlerde insan gözaltına alındı, Gözaltına alınanların çoğunun çocuk olduğu açıklandı, öğrenciler arasında yaralananlar da vardı. Bu ülkelerde protestoların hepsi aynı biçimde ilerlemiyor. Biri seçim zaferiyle sonuçlandı, diğerlerinde mücadele sürüyor. Ama gençlerin geleceksizlik ve güvencesizlik duygusu, hepsinde siyasetin merkezine yerleşiyor. Sesleri duyulsun istiyorlar.
Gençlere sık sık “gelecek sizsiniz” deniyor. Oysa geleceği kuracak eğitimden, güvenceli işten, barınmadan ve siyasette söz hakkından yoksun bırakılıyorlar. Sonra da öfkeleri ya küçümseniyor ya tehlike sayılıyor. Hindistan’da “hamam böceği” diye aşağılananların bu adı bir mücadele simgesine çevirmesi, tam da bu dışlanmaya verilen yanıt. Samsa’nın öyküsünde böcek, ailesinin gözünde giderek bir yük ve utanç kaynağına dönüşür. Gençler ise kendilerine biçilen bu yalnızlığı birlikte hareket ederek kırmaya çalışıyor.
Değişim rüzgârı, gençlerin yalnızca seslerini duyurmalarıyla değil, o sesin kurumları ve kararları değiştirebilmesiyle eser. Sırbistan’da seçim zaferi bu olasılığı güçlendirdi. Hindistan, Arnavutluk ve Fransa’da itirazın yönü ve sınırları hâlâ mücadele içinde belirleniyor. Gençlerin talebi basit: Başkalarının onlar adına çizdiği bir hayata razı olmamak. Onları duymazdan gelenler, bir gün bu sesin sandıkta, meydanda ya da hiç beklemedikleri bir yerde yeniden karşılarına çıkacağını bilmeli. Yoksa canavarlar çağının sonuna geldik mi? Eskisi ölürken yeni bir dünyayı kurmak üzere yola çıkanlara selam olsun!
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et