1 Kasım 2026 00:10

Aliyev’in fendi!

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Azerbaycan son 10 yılda kritik güvenlik altyapılarını ‘anahtar teslim’ İsrail’in eline bıraktı. Hedefi bulup imha eden tek kullanımlık dolaşan mühimmat Harop 2015’ten itibaren Azerbaycan’ın envanterine girdi. 2016’daki sınır çatışmalarında ve 2020’de ikinci Karabağ savaşında yaygın olarak kullanıldı. Hermes 900 SİHA’lar da Azerbaycan ordusunun kullanımında. 2018’de teslim edilen karadan karaya güdümlü balistik füze Lora da 2020’de cephedeydi. Hava ve füze savunma sistemi Barak-8 de devredeydi. Bunlar İsrail’den temin edilen silahlardı. İsrail, 2016-2020 arasında Azerbaycan’ın silah ithalatının yüzde 69’unu sağladı. Bu bağımlılığın siyasal rotalardaki etkisi küçümsenemez.

2022’de Bakü’yü ziyaret eden dönemin Maliye Bakanı Avigdor Liberman’ın başkanlığındaki İsrail heyeti ile ekonomi, finans, kamu maliyesi, siber güvenlik, yeni ödeme sistemleri ve araçları alanında iş birliğinin temelleri atıldı.

Aynı yıl Azerbaycan Elektronik Güvenlik Servisi İsrail’e yeni bir kapı açtı. İsrail’in ilk üniversitesi Teknoloji Enstitüsü (Technion) ile birlikte Bakü’de Azerbaycan Siber Güvenlik Merkezi kuruldu. Polis ve istihbarat gözetiminde de İsrail yerini aldı. NSO şirketinin casus yazılımı Pegasus ile muhalifler, yazarlar ve gazeteciler hedef alındı. İsrail merkezli Allot Communications ve Verint’dan izleme ve gözetim teknolojileri ve yazılımları edinildi.

Eksik parça yapay zeka ortaklığı idi; o da ilgili bakanların 3 Şubat 2026’da Kudüs’te Başbakan Benyamin Netanyahu’nun gözetiminde atılan imzasıyla tamamlandı.

Savunma, istihbarat, güvenlik, maliye, finans, bankacılık, bilişim ve siber güvenlik alanlarında İsrail gibi bir devlete açılan kapılardan çok şey girer ve çıkar.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, aslında tamamen diplomatik bir hezeyandan ibaret olup gerçeklikle bağı bulunmayan bir çıkışla “Karabağ’a nasıl girdiysek, Libya’ya nasıl girdiysek İsrail’e de gireriz” dediğinde bunun yol açtığı rahatsızlığın İsrail sınırlarından aşıp Azerbaycan’da yankılanması şaşırtıcı değildi. Sancılar, “Türkiye Karabağ zaferini çalıyor” diyenlerdeki duygusal kırılmadan ibaret değildi. İsrail’le ilişkilerin kazandığı derinliğin getirdiği hassasiyet, başörtüsü yasağı, hayat tarzı, laikliğin korunması ve iç işlerine müdahale tartışmalarıyla birlikte ‘Egemenliğin korunması’ olarak dile geliyor.

Sanırım Aliyev, başörtüsü üzerinden gelen müdahaleciliğin, yarın bir gün, dış politikada bir hizalama dayatmasına kapı aralayacağı endişesini yaşıyor.

İsrail’in Suriye ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye karşı aldığı açık pozisyon, Azerbaycan’ın Tel Aviv’le hassas ilişkilerini tartışmaya açıyor. İran bu ilişkilerin doğrudan kendi ulusal güvenliğini tehdit ettiğini söylediğinde Aliyev çok sert karşılık vermişti. Şimdi Türkiye’den gelebilecek potansiyel baskıya karşı da agresif bir şekilde gardını alıyor. Azerbaycan tarafı haklı olarak Gazze’deki soykırıma rağmen Türkiye’nin İsrail’le kesilmeyen ilişkilerini gündeme getirerek bir bakıma “Dinime küfreden de Müslüman olsa” diyor. Susturmak için dosya haberciliğine gerek yok, sadece “Bizim petrolümüz İsrail’e sizin üzerinizden gitmiyor mu” demeleri yeterli. Fakat Erdoğan’ın izlediği Orta Doğu siyasetinin İsrail’e hizmet ettiği gerçeği ve Amerikan güç tasarımı içindeki değişmez yeri Tel Aviv-Ankara hattındaki artan gerilimi sahte kılmıyor. Elbette Erdoğan koşullar değiştiğinde Netanyahu ile yeniden el sıkışabilir. Erdoğan’ın en başarılı olduğu konu; 360 derecenin hakkını veriyor. İsrail’le ilişkilerin bozulması da Erdoğan’ın tercihi değil, mecbur kaldığı bir şeydi. Ancak İsrail, İran tehdidinin yerini Türkiye’nin aldığı teziyle, dayattığı güvenlik ve güç denklemini sıkıntıya sokacak faktör istemiyor. İsrail’in Azerbaycan’da kazandığı çok boyutlu yeteneklerin sadece İran’ı ilgilendirdiğini söylemek sonraki senaryolar için körlük olur. Amerikan kurumları bile İsrail’den çok çekti! Bazı meseleler bugün değil ama yarın bir gün Bakü ile Ankara arasında kapıya dayanabilir. Azerbaycan işlerin “Safını seç” noktasına gelmesinin tedirginliğini yaşıyor. Ankara, Trans Kafkasya’da Rusya’nın geriletildiği yeni denklemi kendine stratejik kazanımı sayıyordu. İsrail-Azerbaycan arasındaki kabuğu sertleşen ortaklık, Zengezur Koridoru’na Amerikalıların çökmesi ve Bakü-Erivan barışının Amerikan uhdesine girmesi İran, Türkiye ve Rusya’nın birlikte endişe etmesini gerektiriyor. Jeopolitik zafer jeopolitik boşluğa dönüşüyor.

Aliyev, Karabağ zaferine ilaveten ABD ve İsrail’le ortaklığın kazandırdığı öz güvenle Rusya Lideri Vladimir Putin’le dalaşmaya başladığında aynı diklenmenin Erdoğan’a yönelmesi için de sebepler birikmişti.

Bölgede eksenler arası ufak adımlarla bir kayış da var.

İsrail’le iş tutan Aliyev’in, BAE ile aynı kareye girmesi de öngörülebilir bir şeydi. Emirliklerin BM Genel Sekreteri Adayı Lana Zaki Nusseybe’ye destek vermesi çok da ters köşelik bir gol değil. Bakü yönetimi Türkiye’nin aday olarak düşündüğü Feridun Sinirlioğlu’nu da Azerbaycan’ı satabilecek kibirli bir monşer olarak görüyor. BM Genel Kurulunda Netanyahu’yu protesto etmeyen az sayıdaki dost ülke arasında yer almak Abraham müttefikleriyle ilgili de uyumlu tercihler yapmayı gerektirebilir.

Bakü net bir şekilde Ankara’dan iç ve politikada rota baskısı altında olduğunu düşünüyor. Fakat gerilimin alttan alta kaynamasının başka objektif nedenleri de var. Her şey dış politikadaki tercihlere bağlanamaz.

Erdoğan’ın danışmanını kovup üç beş kişiyi gözaltına aldırdığı halde gerilimin neden girmediği sorusu öne çıkıyor.

Aliyev otoritesinin hiçbir koşulda sorgulanamadığı bir yerde dışardan müdahaleyi kendi bekası için tehlikeli buluyor. İster İran isterse Türkiye’den gelsin dış etki, rejime karşı muhalefet kanallarının açılması olarak görülüyor. Erdoğan gibi Aliyev de surda gedik açtırmamaya çalışıyor. Aliyevlerin Türk müdahalesi konusunda özel hassasiyetler de var. 1995’te Haydar Aliyev’e karşı darbe girişimi bu hassasiyeti besliyor. Azerbaycan eliti de farklı saiklerle AKP iktidarına öteden beri mesafeli. Kardeşlik söylemlerinin altında ihtiyatlı ve mesafeli bir duruş hakim. Seküler yaşam biçimini koruma önceliği Azerbaycan siyaseti ve toplumunda ciddi bir karşılığı var. Aliyev, İran’ın etki unsurlarına karşı acımasız bir savaş yürütebiliyordu. Fakat Türk etkisine karşı aynı sertlikle bariyer kuramıyordu. Başörtülü tartışmasıyla bu eşik aşıldı.

Aliyev, Türk nüfuzunun İran’dan daha fazla endişe ettiğini WikiLeaks’in sızdırdığı gizli yazışmalarda ortaya koymuştu.

Dönemin Amerikan Dışişleri Müsteşar Yardımcısı Matthew Bryza’nın 23 Ocak 2009 tarihli gizli yazışmada Aliyev, Türkiye’deki İslamcılığın Azerbaycan’ı etkileyebileceği endişesini paylaşıyordu. Türk televizyon dizilerine, başörtülü figürler üzerinden Azerbaycan toplumunu etkileyeceği gerekçesiyle yayın yasağı getirdiğini söylüyordu. Dahası televizyon kanallarına programlarda başörtülü kadınları göstermemeleri talimatı verdiğini belirtiyordu. “İranlıların kadınlarını örttüğünü gördüğümüzde gülüyoruz; ancak buradaki insanlar Türk kadınlarının örtündüğünü gördüklerinde bunu daha ciddiye alabilirler” diyordu.

Aliyev 3 Temmuz 2007'de Amerikalı Kongre üyesi John Tierney'le görüşmesinde dinî eğilimleri yakından izlediklerini belirtiyor ve İslamcılaşmanın Türkiye için bir felaket olacağını söylüyordu. Gerilimde bu kaygının payı büyük.

Erdoğan ve tayfası, Karabağ savaşındaki rolünü o kadar abarttı ki, bunu Azerbaycan’a istikamet verme hakkına dönüştürdü. İçerde ve dışarda herkese ayar vermeyi marifet sayan bir alışkanlık Azerbaycan’da egemenlik haklarıyla ilgili endişeleri tırmandırdı. Liderler arasında bir telefonla halledilebilecek bir alınganlık olarak algılamaları da yanıltıcıydı.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et