2027 bütçesi: Yük kime, kaynaklar nereye? -1
Yaklaşık iki ay sürmesi beklenen, önümüzdeki yılın kaynaklarının ve harcama dağılımının belirleneceği 2027 yılı merkezi yönetim bütçe görüşmeleri dün resmen başladı. 2027 bütçesi, sadece bir rakamlar tablosu değil; kaynakların toplumun hangi kesimlerinden toplanıp kimlere nasıl dağıtıldığını gösteren en açık sınıfsal ve siyasal belge olarak karşımıza çıkıyor. Kimi zaman karmaşık ekonomik göstergeler ve teknik kavramlar kullanılarak anlaşılmaz hale getirilmek istense de 2027 bütçesi, tıpkı öncekiler gibi büyük bölümü emekçilerden toplanan kaynakları, çeşitli adlar altında sermayeye aktarmayı hedefliyor.
2002’de bütçede genel kamu hizmetlerine ayrılan pay yüzde 42 iken, bu oran 2026 itibarıyla yüzde 31.2’ye gerilemiş durumda. Yine resmi olarak tek adam rejimine geçilen 2018’de 1 trilyon 180 milyar lira olan toplam kamu borcu, ağustos 2026 itibarıyla 13 kattan fazla artarak 15 trilyon 893.8 milyar liraya çıkmış durumda. Bu noktaya nasıl gelindiğini her yıl yapılan bütçe kalemlerinin dağılım oranlarında görmek mümkün.
2027 bütçesinin yaklaşık yüzde 15’ini faiz giderleri oluşturacak. Faiz harcamaları yüzde 45 artışla 2.74 trilyon liradan 3.97 trilyon liraya çıkacak. Bu rakam, sosyal yardım ve desteklere ayrılan 1 trilyon 341 milyar liralık bütçenin üç katı. Faiz giderlerine ayrılan yüksek pay, 3 trilyon 868 milyar liralık bütçe açığı ile birlikte düşünüldüğünde, 2027’de kamusal hizmetlerde ciddi kaynak daralması yaşanması kaçınılmaz.
Bütçeye en büyük katkı sağlayan doğrudan vergi kalemi gelir vergisi. Bunun büyük bölümü (üçte ikisinden fazlası) ücretli emekçilerden alınıyor. Gelir vergisinin toplam vergi gelirleri içindeki payı 2025’te yüzde 19, 2026’da yüzde 25 iken 2027’de daha da artarak yüzde 27.8’e çıkarılıyor. Emekçinin mutfağına, barınmasına, elektriğine, suyuna, ulaşımına yansıyan vergilerle devletin kasası dolarken; aynı anda büyük bölümü sermaye gruplarına yönelik 4 trilyon 879 milyar liralık muafiyet tanınması (vergi harcaması) açık bir çelişki. 2027 bütçesi, bugüne kadar emekçinin sırtına en çok vergi yükü bindiren bütçe olarak tarihe geçecek.
2027 bütçesinden patronlara destek için 1 trilyon 9 milyar (2025’te 561 milyar, 2026’da 713 milyardı) kaynak ayrıldı. Vergi muafiyetleri, yatırım teşvikleri ve enerji sübvansiyonlarıyla birlikte değerlendirildiğinde verilen desteğin çok daha fazla olduğunu söylemek mümkün. İktidar bütçeden patronlara ekonomik olarak her türlü mali desteği verirken, 2027’de bütçe yükünün önemli bölümü yine ücretli emekçilerin sırtına yıkılacak.
Devletin elindeki kaynaklar yine üretken kamu yatırımlarına değil, sermayenin kâr garantisine yöneliyor. “kamu-özel iş birliği” (KÖİ) adı altında yürütülen köprü, otoyol, şehir hastanesi projeleri için ayrılan 306 milyar liralık devasa kaynak da bu durumun en somut kanıtı. Müşteri garantili ödemeler her bütçe döneminde önceki yıllara göre olağanüstü düzeyde artarak tıpkı bir “kara delik” gibi bütçe kaynaklarının önemli bir bölümünü yutacak.
2027 bütçesinde kamu hizmetlerine ve kamu yatırımlarına bütçeden ayrılan payın azalması, halkın sırtındaki vergi yükü ve cepten yapacağı özel harcamaların artacak olması 2027 bütçesinin gerçekte kimin için hazırlandığını açıkça gösteriyor.
2027 bütçesini önümüzdeki hafta bazı temel kalemler (eğitim, sağlık, savunma ve güvenlik harcamaları vb.) üzerinden daha ayrıntılı inceleyeceğiz.
Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et