THY’den ücretlere pike
Tarih: 23 Eylül 2026!
ABD’nin en büyük havacılık ve ‘savaş’ şirketi Boeing ile THY arasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın huzurunda sipariş anlaşması imzalandı.
Anlaşmaya göre 100 adet Boeing kesin alınacak. Ve bunların tanesi en az 120 milyon dolar. Ayrıca 50 adet daha gelişkin uçak alımı için de opsiyonlu sipariş anlaşmasına varıldı.
Toplamda 150 adeti bulan uçak siparişinin THY’ye 20 milyar dolar civarında bir maliyeti olacak.
Bir kalemde 20 milyar doları gözden çıkaran THY aynı dönemde, ‘hedef 12’ adı altında ‘tasarruf’ harekatı yürütüyordu. 12’den vurmayı düşündükleri hedefe, uçuş emekçilerinin, personelin ücretleri ve sosyal haklarını koymuştu.
Avrupa’da en çok sefer yapan hava yolu şirketi…
Kargoda dünya birincisi...
Sahip olduğu 566 uçağı ile dünyada 358 noktaya uçmakla övünen…
Reklamlarda ‘aynı yolun yolun yolcusuyuz’ sloganı altında parlak bir fotoğraf veren THY yapıyordu bunu; enflasyonun ücretleri hızla erittiği bir dönemde, toplu sözleşme ile kazanılmış hakları, hukuksuz bir şekilde gasp etmeyi hedefliyordu.
THY çalışanlara zorla ‘onam formu’ imzalatıyordu. ‘Ya kabul edersin ya işten atılırsın’ tehdidi içeren formu isteğe bağlı bir onaymış gibi takdim ediyordu.


Gelir kaybı yüzde 20
Boeing ile yapılan anlaşmadan bir gün önce 22 Eylül’de tüm kabin ve kokpit personeline, hedeflerin (kısıtlamaların) sıralandığı liste ile birlikte ulaştırılan formda şu ibare yer alıyordu: ‘Değişiklileri kabul ettiğimi beyan ederim’.
Çalışanların önüne konulan onam vermeleri istenen belgeye göre…
Harcırah ödemeleri yeniden düzenlenecek. Yani kısılacak.
Kredili uçuş ücretlerinin hesaplama yöntemi değiştirilecek. Yani daha düşük hesaplanacak.
İki yıldan fazla kıdeme sahip uçuş ekibi, kabin ekibi ve loadmaster personelinin ekip aracı hizmetinden çıkarılacak. Yani kıdemlilere araç hizmeti verilmeyecek.
Uygulama 1 Ocak 2027 itibarıyla yürürlüğe girecek. Ve sonrasında 24 saatten kısa görevlerde harcırah ödemeleri şöyle olacak.
0-8 saat için günlük harcırahın üçte biri…
9-16 saat için üçte ikisi…
17-24 saat için ise bir günlük...
Ayrıca kredili uçuş parasının hesabında kokpitte 70 saatlik, kabinde 80 saatlik garanti ücret değişecek, neredeyse yarı yarıya düşürülecek.
Çalışanların verdiği bilgiye göre bu düzenleme ücretlerde yüzde 20’ye varan bir azalmaya yol açacak.
Ocak 2027’de verilecek yaklaşık yüz 10 oranındaki toplu sözleşme farkı da buharlaştıracak.
Personelin hayatı riske edilecek
Bütün bu düzenlemeler salt bir prosedür değişikliği değil! Uçuş emekçilerini gelir kaybının yanı sıra güvencesizliğe mahkûm eden bir gasp planı! Üstelik de hayatı riske eden bir gasp!
Örneğin iki yıldan fazla kıdeme sahip çalışanların bugüne kadar yararlandıkları ulaşım hizmeti kaldırılacak olması. Bu düzenleme uzun menzilli ve okyanus aşırı uçuşlar yapan personel için risk.
Saat farkları…
Düzensiz uyku…
Yoğun görev süreleri…
Benzeri sayısız nedenlerle yorgunluk yaptıkları işlerinin adeta parçası olan uçuş emekçilerine ekip aracı hizmeti vermemek, onları şahsi araç kullanmaya mecbur bırakmak, direksiyon başına ‘risk’ ile oturtmak demektir.
‘Canım toplu taşıma kullansınlar’ demek de çözüm değil. Zira o yorgunluğun üzerine toplu taşımada daha uzun süre geçirmeye zorlamak yorgunluğu katlamaktır. Fiili dinlenme sürelerini azaltabilecek bir uygulamadır.
Alınan karar açıktır ki, işçi sağlığı ve güvenliğine tehdittir. Uçuş emniyeti açısından da riskler taşımaktadır.
Gözdağı ile onay
THY çalışanların yüzde 99’unun yeni düzenlemeyi onayladığını duyurdu.
Oysa… Bugün konuyu meclis gündemine taşıyacak olan EMEP İstanbul Milletvekili İskender Bayhan’a çalışanlar tarafından gönderilen belgede görüldü ki ortada gönüllü bir onay yok!
Belgelerde görülüyor ki… Onam vermeyen, düzenlemelere itiraz eden kabin personeli THY İnsan Kaynakları Başkanlığı tarafından görüşmeye ‘davet’ edildi. Hem de ‘kişiye özel ve gizli’ ibareli notuyla…
Düzenlemeleri reddeden personelin bazıları, bu davetiye sonrası onay vermek zorunda kaldıklarını belirttiler: ‘Çünkü, işimizi kaybetme korkusu yaşadık.’
Görüldü ki…
Davetiye gönderilen personel kararını değiştirip formu onaylayınca THY görüşme davetlerini anında geri çekti. Belli ki THY hedefine ulaşmıştı!
THY’nin verdiği gözdağının yanı sıra yetkili sendikanın uzlaşmacı tutumu da işini kaybetme korkusu yaşayan emekçileri ‘teslim’ olmaya itti.

Yetkili sendika Hava-İş, ‘reddediyoruz’ demekle yetindi, reddi direnişle örgütlemedi.
Sosyal medya hesabından ‘Red işten atma gerekçesi olamaz, işten atılsanız da işe iade edilirsiniz’ açıklamaları yaptı, asla tek başına yeterli olmayacak ‘bireysel güvendesiniz’ mesajıyla yetindi.
Toplu İş Sözleşmesi (TİS) yasası gereği, ‘özlük haklarında aleyhte düzenleme yapılamaz’. Buna rağmen THY yönetimi ile toplu sözleşme imzalayan kendisi olmasına rağmen Hava İş, 100 gün sonra uygulanacak ücret ve hak indirimine karşı mücadele örgütlemedi.
İşçinin emeğini, dinlenme ve ulaşım hakkını doğrudan hedef alan düzenlemenin TİS iradesi çiğnenmesine karşı Hava-İş’in itiraz etti tabi ki... İtirazı THY yönetimince ‘toplu işçi çıkarımı’ tehdidi ile karşılanınca işte o zaman gerekli direnci örgütlemedi, üyelerini çaresizlikle baş başa bıraktı.
Yetkili sendikalarıyla süreci yönetecek bir yol haritası çizilemeyince, yalnızlaşan uçuş emekçileri tekil tutum almak zorunda kaldı.
Böylece… Hukuken hiçbir geçerliliği olmayan, iş güvencesini yok sayan, çalışanların iş güvencesini baskı mekanizmasına dönüştüren onam dayatması ‘kabul’ gördü!
Yönetimin faturası çalışana kesilemez
‘Tasarruf’ adı altında personelin gelirlerin tırpanlayan THY’nin kasası ne durumda?
Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yapılan bildirime göre…
THY’nin bu yılın ilk 6 ayında net karı: 18 milyar 864 milyon lira.
Gözüken devasa kâra rağmen ayrıntıda başka bir şey gözüküyor: Esas faaliyetten zarar 5.1 milyar lira. Dolar bazında 120 milyon dolardan fazla bir zarar gözüküyor.
THY ana işinden (uçuş operasyonlarından) zarar etmiş! Beki 18 milyarı aşan kâr nereden geliyor?
THY elinde bulundurduğu yüksek miktardaki nakit varlığı yüksek faize yatırıyor. Finansal araçlarda değerlendiriyor. Buralardan ve de TFS Akaryakıt gibi iştiraklerden elde ettiği gelirler, uçuş zararını kapatıp THY’ye kâr ettiriyor.
Peki THY bilet satışlarındaki artışa ve kargo hizmetindeki yüksek gelire rağmen bu hizmetlerinden neden zarar etmiş gözüküyor?
Kuruma sorsanız cevap basit: Akaryakıt fiyatlarındaki artış, savaş ve küresel jeopolitik riskler.
Oysa…
Ortadoğu savaşını bahane eden THY bu dönemde 41 uçağı filosuna kattı.
Bundan kısa süre önce Liverpool FC ile beş yıllık sponsorluk anlaşması yaptı. Anlaşmanın değerinin 300 milyon sterlinin üzerinde.
Boeing’e 150 uçak sipariş etti!
Ortada açık bir tutarsızlık ve hesapsızlık var. Bunun faturası emekçilere kesilemez!
Filo büyüt… Yüz milyonlarca sterlinlik sponsorluk anlaşmaları yap… Sonra da dön bu büyümeyi yaratan emekçilerden, sinekten yağ çıkarırcasına, hesapsızlığın zararını karşılamasını iste!
Çökmek yol oldu
Açıkça… TİS güvencesinde olan ücretlere, sosyal haklara, ulaşım ve dinlenme koşullarına çökülüyor.
Kokpit ve kabin ekiplerine uzun yıllardır uygulanan Kredili Uçuş Parasının hesap şekli personelin aleyhine kalıcı biçimde değiştiriliyor.
Kazanılmış bir hak tek taraflı olarak değiştirilirken yasalar hiçe sayılıyor.
Ve gaspın burada duracağının garantisi yok.
Örneğin akaryakıt fiyatları yarın daha artabilir. Faizler düşünce bugün faizden iyi gelir elde eden THY yarın bu gelirden mahrum kalabilir. Boeing fiyatını öderken nakde ihtiyaç duyabilir.
Tüm bunların sonunda THY önümüzdeki aylarda başkaca gasp hareketlerine girişebilir.
Zira bugünkü bilek güreşindeki rakipsizlik yarının pervasızlığına yol döşemiştir. Ve de örgütsüzlüğün faturasını, bürokratik sendikacılığın sefaletini, sınıf sendikacılığının aciliyetini daha da görünür kılmıştır.
Doğaya…
Belediyelere…
Kente…
Emeğe…
Her alanda pervasızca çökme operasyonu yapan siyasal iktidar yönetimindeki THY’nin yönetim kadrosu da aynı yoldadır; yaptığının hesabını vermek yok, ‘ben yaptım oldu’ ile yola devam, faturayı emeğe kesmekte tereddütsüz ve acımasız olmak!
THY’de de memlekette de bu anlayışı durduracak yegane çözüm: Her yerde topyekûn itiraz!
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et