24 Eylül 2026 00:05

Mesele 500 bin ‘kumarbaz’ değil

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

Fon işi patlayalı bir haftayı geride bıraktı. Faturayı kimin ödeyeceği, suçlunun kim olduğu, faturanın büyüklüğü gibi sorular karşısında ortalık hala toz duman.

Herkes kendince, bir noktadan ‘taş atıyor’ şeytana!

“Milleti söğüşleyip yatlar, katlar hatta uçak alan patronlar çeksin cezasını” diyenler. ‘İyi oldu aç gözlülere, yüzde 500 kazanırken iyiydi’ diye oh çekenler. ‘Siyasi sorumlular’ nerede diye soranlar.

Oysa fon batağının faturasını sadece fonda parası batanlar ödemeyecek. Taşı doğru yere atmak için meselenin kendisini ve müsebbiplerini doğru anlamak gerek.

Ne oldu, nasıl oldu? Bu sorudan başlamalı!

Önce resmen dolandırıcılık masası kuruldu: ‘Kurallı’, ‘yasal’.

2020 yılında fonlar kuruldu.

Önüne gelenin, ‘halka açılıyoruz’ söylemi eşliğinde borsaya girişine izin verildi. Simitçi, kahveci, gazozcu… Herkes borsaya açıldı. Oysa açılan yeni moda vurgunun’ önüydü!

Pörtföy şirketleri borsaya yeni girenlerin ‘ucuz’, ‘niteliksiz’ (öyle ya bu küçük şirketlerin ne kazançları olacak da hisselerinin değeri olsun) hisselerini alıp şişirmeleri üzerine kurulu bir vurgun.

Şimdi örnekleyelim…

Diyelim bir A şirketinin 100 hissesi var; 20’si dolaşımda… Tek bir hisse fiyatı da diyelim 30 lira olsun. Dolaşımdaki hisselerin 15’ini tek bir portföy şirketi alıyor. Satın alan bu şirket örneğin şimdi tasfiye edilen ‘Pusula’ olsun… Pusula bir anda alım yapınca, bu hisselere talep arttı diye 30 lira olan hisse senet fiyatı 50 liraya çıkıyor.

Bir anda parlayan ‘yıldıza’ dönüşen hisselere, yüksek kazanç getiriyor diye bakanların sayısı artıyor. Pusulanın aldıkları dışında geriye sadece satılabilir 5 hisse kaldığı için bu ‘parlak yıldıza’ doğru hücum eden çok sayıda kişi değeri 50 liradan 120 liraya taşıyor.

Böylece… Yüzde 400’lük bir değer artışı yaşanıyor; 30 liralık hisse 120 liraya çıkıyor. A şirketinin 100 tane hissesinin her biri artık 120 lira…

Pusula’nın, 450 lira ödediği elindeki 15 hissenin değeri artık 1800 lira…

Hisse değer artıkça yüksek getiri göstermeye başlıyor. Getiri artıkça yeni yatırımcı, yeni para giriyor sisteme.

İşte bugün bazı hisseler için konuşulan 17 bin kat değer artışı işte böyle oluşuyor.

İşte bu çark sonucu bir gıda firması Türk traktörden, bir küçük şirket otomotiv devi Ford’tan, bir sigorta şirketi koca bir bankadan daha değerli gözüküyor.

Ve bu fon alıp şişirme işinde alan da satan da çoğu zaman aynı ortak!

Bazen ortada şirket bile olmuyor. Örnek bugünlerde patlayan Gündoğdu Gıda!

‘Peynir süt üreteceğiz, oradan kar dağıtacağız deyip borsaya giriyor, 2024 yılında. Hisse değeri 9 kat artıyor. Mübarek Süt akan ırmak bulmuş gibi!

Sonra bıraktı üretimi; elindeki fabrika, alet ne varsa sattı. Tabi ki ortak şirkete.. Kendisi sadece tabelaya döndü. Hisse değeri bu süreçte 9 kat daha arttı. İki yılda 35 liralık hisse oldu 2 bin 700 TL.

Ve sadece bir tabela şirketi olan Gündoğdu 100 milyar TL’lik değere ulaştı.

AL GÜLÜM VER GÜLÜMDE VURGUN BİTMEZ

Ortak şirketlerin al gülüm ver gülüm şişirmeleri sayesinde oluyor bu ‘inanılmaz’ değerler; gerçekte bir karşılığı yok!

Bu arada hisse şişirmesi ile sınırlı değil vurgun.

Şimdi sorgulanan fon şirketlerinden Tera geçen yıl TLY isimli fonundan 13.5 milyar lira “fon yönetim ücreti” geliri elde etmiş.

Bu mümkün değil! Yüzde 2 pay alsa, bu düzeyde gelir elde etmek için 700 milyarlık fon yönetmesi gerekir.

Yok tabi bu düzeyde bir fon. O zaman nereden geldi 13.5 milyar kazanç. Sürekli al gülüm ver gülüm işlerde yapılan kesinti ile milletin parasını söğüşlemeyle…

Ha bir de eldeki bu şişkin hisseleri teminat gösterip borç alma işleri var, ‘ters repo’ denilen ‘al hissemi ver para’ yöntemiyle kaynak yaratma var. Yani bir yandan söğüşlerken diğer yandan ‘kanseri’ vücuda (tüm piyasaya) yayma da var.

SARSILMAZ 60 BİN KİŞİ VE ‘AÇ GÖZLÜLÜK’ ALGISI

Dikkat: Yayılan ‘kanser’ üzerinden, fonda, borsada parası olmayan geniş kesimlerin ödeyeceği fatura da büyüyecek.

‘Voli vurmak için iştahı kabaran çakallar beter olsun’ değil mesele!

İşin içinde ‘aç gözlülük’ de olsa mesele bambaşka!

Borsada yaklaşık 6 milyon 200 bin kişi var. Bunların içindeki 4 milyon kişinin borsa yatırımı 100 bin lira veya altında.

Bunlar ne aç gözlü ne de voli peşinde çakal.

Yüksek enflasyon altında üç kuruş tasarrufunu nasıl koruyacaktı bu insanlar?

Dövize yönelse… Devlet baskılıyor üç yıldır, kaybeder.

Altın alıp yastık altı yapsa… Altın kazanç yerine, artık düşüşte olduğu için zarar yazdırıyor.

Faize yatırsa… Faiz ortalama enflasyonun üzerinde ama emekçinin yaşadığı kira, gıda, ulaşım, eğitim enflasyonu karşısında yetersiz.

Eldeki paranın durduğu yerde erimesi… Alım gücünü kaybetmesi… Tasarrufların daha riskli varlıklara kaymasına zemin sağladı.

‘Finansal okur yazarlık şart’ gibi laflarla kendilerine uzman vasfı takınanlar yönlendirildiler insanları bu sahalara. Nitekim talep artıkça değeri artmaya başlayan hisse senetlerinden ‘nasiplenebilmek’ isteyenler de koştu borsaya…

Öte yandan resmen fon çarsısı kuruldu. Türkiye Elektronik Fon Dağıtım Platformu (TEFAS) üzerinden alıp satmak kolaylaştı.

Üniversite öğrencileri bile hisse alıp satar oldu, üç beş kuruş harçlık için. ‘Şirketin başında AKP gençlik kolu başkanı var’, ‘İktidarın ekonomik danışmanı var’, ‘Arkasında iktidar gücü var’ vs. deyip şişen balona bakmayıp, yatırım yaptı insanlar.

Yüksek enflasyon ‘değerleri’ de çürütür; parasını buralara yatırıp elde etiği kazançla çalışanlarının maaşını yatırma kurnazlığı yapan tacir de vurgun peşinde olan da vardır elbet! Ama mesele aç gözlülük değil.

Asıl borsanın köpek balıklarına bakmalı.

Borsadaki insanlara oranı yüzde yarım olan, 60 bin kişi hisselerin yüzde 85’inden fazlasını elinde tutuyor. Bunlara bir şey olmuyor. Bunların elindeki hisseleri manipülasyonla dalgalandırabilmek imkansız.

Olan ‘küçüklere’ oluyor. Müthiş bir kaynak transferi yaşanıyor, büyüklere doğru. Ama bu köpek balıkları hiç açgözlü gözükmüyor!

FATURA KİME ÇIKACAK

Asıl sorulardan biri şu: Fon batışının faturası kime kesilecek?

Öncelikle 7 portföy yönetim şirketine ait tasfiye edilen 131 fonda yatırımı olanlara kesilecek. SPK’ya göre buradaki tekil kişi sayısı 455 bin 758.

Bu kişiler kaybedecek. Çünkü temmuz ayında Hedef Holding hisse fiyatı 300 liradan alan kişi şimdi 17.5 liradan hissesine alıcı bulamıyor.

100 bin lira yatırdıysa şimdi elinde artık 5 bin liralık hisse var.

Şu anda İş bankası ve Ziraat Bankası üzerinden tasfiyeler devam ediyor. Burada satış geldikçe değerler daha da düşecek. ‘Bu fonlardaki parasının yüzde 10’unu alan şanslıdır’ denmesi bundandır.

Yalnızca kayıp bu kişilerle sınırlı değil.

SPK diyor ki… Borsa’nın halka açık kısımda 1 trilyonun üzerinde değer kaybı var. Bir haftadır borsa durağan ya da kayıpta. Borsada 6 milyonun üzerindeki kişi de kaybeden pozisyonda.

***

Yine dikkat: Herkesi kapsayacak zincirleme etkiler de söz konusu.

Oluşacak enkaz henüz bilinmiyor. Çünkü şişirilmiş riskli hisse fonu ile sağlam gözüken para fonundan borç alma işlemleri var. Şimdi risk altındalar.

Şöyle ki…

Şişirilmiş 100 milyar değere bakarak 30 milyar borç veren para fonu şimdi bu borcu tahsil edemez halde. Borç verdiğinde 100 milyarlık gözüken şirket şu anda 10 milyar değerinde hisse satamıyor. Alacaklı şirketin alacağının üçte biri bile kasaya sokulamıyor.

Öte yandan reel sektör teminat baskısıyla boğuşuyor. Bankalar reel sektöre, kredi alırken teminat gösterdikleri hisse senetlerinde kayıp yaşandığı için teminat tamamlama ya da teminat yenileme çağrısı yapıyor. Bunun yerine koyacak varlığı olmayan reel sektör ise fiyat bakmaksızın elinde ne varsa satıyor.

Kriz reel sektörü de sıkıştırıyor. Fon kriziyle varlık eriyor, likidite azalıyor. Ekonomik faaliyeti ve büyümeyi daha da yavaşlatacak gelişmeler yaşanıyor. Sonucu işsizliğin artması olacak.

Dövizi tutabilmek için rezerv yakılıyor, devlet daha yüksek faizden borçlanıyor. Her biri topluma maliyet.

Kısaca fatura ödeyecek olanın haddi hesabı yok!

SUÇLU AYAĞA KALK

Sadece patronlarla sınırlı olamayan. Ortada bu dolandırıcılığa yol veren bir sistem var. Denetletmekle yükümlü Sermaye Piyasası Kurulu, ‘dur’ demedi.

‘Dünyada trilyonlarca doları yöneten ‘emeklilik, yatırım, sigorta vb. fonları size yönlendirmeyiz’ demeseydi yabancı şirketler, SPK kılını kıpırdatmayacaktı.

Borsa İstanbul yöneticileri de suçlu: Şişirilmiş fon hisseleri sorgulamak yerine yeni endekslere alıp ödüllendirdiler.

Bakan Mehmet Şimşek başta olmak üzere ekonomi kurmayları… 2025 Kasımında gördüklerini söylediler, müdahale etmeyip balonun üç kat şişmesini izlediler.

Topyekun iktidar politikası var ortada, suçlu… Borsa İstanbul’daki yabancı payı yıllar içinde ciddi biçimde gerileyince ‘finansal derinleşme’ deyip herkesi sisteme dahil ettiler. Çalışanı olmayan şirketlerin bile borsa üzerinden servet biriktirme, kaynak yaratma tezgahı açmasına göz yumdular.

Şimdi faturayı bu süreçte vurgun vuranlar kişisel servetleriyle ödemeli. İhmali bulunan tüm bürokratlara sürece dahil edilmeli. Asıl sorumlu siyasi iktidardan hesap sorulmalı.

BURALAR HEP VURGUN SAHASI

Finansal piyasalar, borsalar doğası gereği vurgun alanıdır. Olanlar denetim eksikliği ile açıklanamaz. Sistem içkin veya sistemik krizlerdir yaşananlar.

2000 yılında Nasdaq krizi. ABD’de teknoloji şirketleri üzerinden şişen balon patladı. Liyakatsizlik değildi mesele!

Borsanın yükselişi sürü güdüsü ile çalışır; yakıt sisteme yeni para girişleridir. Yüksek kâr beklentisi yaratıp sürü davranışını tetiklemek üzerinden şirkete nakit sağlamaktır hedef. ‘Finansal derinleşme’, ‘finansal kapsayıcılık’ denen büyük balıkların küçükleri yemesinin meşrulaştırılmasıdır.

Sürü olmamak, vurgun yememek için de insanca yaşanabilir bir gelirle, insanca çalışma koşuları öncelikli şarttır.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et