4 Ekim 2026 00:40

Borsa yağmasının gerçek mağdurları

YAZIYI SESLİ DİNLE
0:00 0:00

İktidarın dikkati başka yöne çekme çabalarına rağmen fon kriziyle dolu bir hafta daha geçirdik.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın başkanlığında yapılan ‘Ekonomi Eşgüdüm Toplantısı’nda tasfiye sürecini hızlandırmak amacıyla ‘Fon Koordinasyon Kurulu’ kurulmasına ve ‘Devlet Denetleme Kurulu’nun fon işlemlerini incelemesine karar verildi. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz başkanlığında kurulan ve adı böyle konulmasa da bir ‘özel görev gücü’ olarak tasarlanan bu kurul, bir yandan liyakatsiz atamalarla karman çorman olmuş finansal düzenleme ve denetleme organlarına çeki düzen verirken, diğer yandan geri ödemeleri planlayacak gibi görünüyor.

Enkaz kaldırma çalışmaları devam ederken, vadesi gelmiş borcunu ödeyemediği için temerrüde düşen holding haberleri bültenlerde yer aldı. Borsa İstanbul’da konkordato talebinde bulunan şirketler oldu. Başta Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi olmak üzere çok sayıda kişinin mal varlıkları donduruldu. Kamuoyunu “rahatlatmak üzere”, ödemelerin en kısa sürede yapılacağı ve sermaye piyasalarının işleyiş ve denetim sisteminin yeniden düzenleneceği bildirildi.

Türkiye tarihinin en büyük finans skandalının boyutları, aktörleri ve siyasal bağlantıları henüz tamamıyla ortaya çıkarılmamışken, af bekleyenlerin sıraya girdiği görülüyor.

Bundan daha da önemlisi, ülke ekonomisinin bütününü sarsan, geleceğini tehdit eden, sofradaki ekmeğin daha da küçülmesine neden olacağı şimdiden belli olan insan ürünü bir felaketin, emekçileri dışarıda bırakan bir çerçeve içinde tartışılmakta oluşu. Bu manzarada yangının nedenleri ve sorumlularının kimliği üzerine konuşulurken, yangından en büyük zararı görecek kitlelerden söz eden yok ne yazık ki…

Açlık sınırında yaşayanların giderek arttığı bir dönemde, krizin matematik hesapları aşan boyutlarını ve borsa yağmasının insan haklarında açtığı yarayı hatırlamakta fayda var.

İnsan haklarına saldıran yolsuzluk

Yolsuzluk, gücün tek merkezde toplandığı, denetlenemediği ve bilgiye erişimin sınırlandığı toplumlarda yaşanıyor. Komisyon, haraç, dolandırıcılık, rüşvet, zimmete para geçirme, kara para aklama ya da kayırmacılık olarak tanımlanabilen, ahlaken ve hukuken insan hakkını ihlal eden her türden yolsuzluk, her ne şekilde adlandırılırsa adlandırılsın, toplumsal düzeni olumsuz yönde etkiliyor. Kamusal kaynakların yanlış kullanılmasına neden oluyor. Fayda ve maliyetin adaletsiz dağılımına yol açıyor. Tam da bu nedenle, yolsuzluğa batmış devletlerin aynı zamanda insan hakları sicili en zayıf olan devletler listesinde yer alması bir rastlantı değil.

Yolsuzluğun kanıksandığı bir ülkede sorun sadece ekonomik ve finansal alanda yaşanan tahribatla, fonlardan, maaş kesintilerinden, vergi artışlarından, yüksek yakıt fiyatlarından toplanıp, kamu hizmetine ayrılan miktarın çalınmasıyla sınırlı kalmıyor. Siyasal gücün yolsuzluk emrine verilmesiyle; adalet sistemi bozuluyor, hukukun üstünlüğü ilkesi aşınıyor, cezasızlık yaygınlaşıyor, sosyal hizmet sunumu geriye gidiyor ve toplumsal yaşamın tüm köşelerinde etkisi hissedilen bir çürüme yaşanıyor. Ortak iyiliğin, ‘kamu yararı’nın önüne geçen kişisel çıkarlar, kamu bütçelerini felç ediyor ve toplumsal huzursuzluğa yol açıyor.

Vergi muafiyetlerinin, faaliyet lisanslarının, yatırım izinlerinin, kamu ihalelerinin ve çevresel etki değerlendirme raporlarının rüşvetle ya da siyasal aidiyete göre dağıtıldığı ortamların tehdit ettiği ve yıkıcı etkisinin görüldüğü alanların başında insanların temel hakları geliyor. Bu türden ortamlarda çevre tahrip ediliyor, gıda eksikliğinin kalıcı etkisi çocukları vuruyor. Sıfır sayısını saymakta zorlandığımız düzeye çıkan rüşvet, borsa dolandırıcılığı, vergi kaçakçılığı ve benzeri davranışlar, ülke bütçelerinde kalıcı hasarlar yaratıyor. Bütçede delikler açan, ekonomik normallik duygusunu yerle bir eden yolsuzluklar nedeniyle eğitim ve sağlık harcamalarında ciddi düşüşler görüldüğü gibi, çocuk ölümlerinde de artışlar yaşanıyor.

Dolaylı etkisi en yüksek ve sinsi suç türlerinin başında gelen yolsuzluk, ekonomik gelişmeyi yavaşlattığı gibi, kamu kurumlarına ve kolektif aidiyete olan güveni de sarsıyor. Sonuçları yolsuzluk yapan sahtekârı ve ona yol veren bürokratı değil, emekçiyi vuruyor. Dezavantajlı gruplarda yer alan; yoksullar, kadınlar, gençler, azınlıklar yolsuzluğun yoğun olarak yaşandığı dönemlerde haklarından daha çok mahrum kalıyor.

Yolsuzluğa kitleleri önceleyen bir gözle bakmak

Zaten yürürlükte olan ve uygulanması gereken mevzuatın işin sorumlularına hatırlatıldığı, görevde olan bürokratların yeniden göreve çağrıldığı, kurul üstüne kurul üretilen günlerden geçiyoruz. Oysa saygın uzmanlar yasal çerçeve ve denetleme mekanizmalarının yeterli olduğunu ısrarla vurguluyor. Genel manzara yeni kurallara değil, daha iyi uygulamaya ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Bunun yolu da köklü bir yaklaşım değişikliğinden ve şu anda sadece uzmanlar, bürokratlar ve siyasetçiler tarafından tartışılan konu hakkında emekçilerin söz kurmasından geçiyor. Hayatı boyunca hisse senediyle, fonla, portföyle, temerrütle, SPK mevzuatıyla işi olmamış ama yaşanan çöküş sonrasında, yükselen fiyatlarla, sınır tanımayan enflasyonla, ücret pazarlığında önüne çıkarılan gerekçelerle bir kez daha mağdur olacak kesimin, borsa yolsuzluğunu üzerine alınması ve iradesini ortaya koyması gerekiyor.

Borsa yağması üzerinden sürdürülmekte olan kayıkçı kavgasına insan hakları ilkeleri üzerinden müdahale etmenin, uygulama boşluğunun dolandırıcılıktan en fazla zararı gören emekçileri merkezine alan yaklaşımlar üzerinden kapatılmasını talep etmenin, bu konuda emekten yana duran uzmanlardan oluşan izleme kurulları ve iletişim kanalları oluşturmanın, yolsuzlukla mücadele önlemlerinin aktif parçası olmanın ve süreçten en büyük zararı görmesine rağmen sesini duyuramayan kitlelerin sesi olmanın tam zamanı.

Dayanışmaya çağrı!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.

Evrensel'i Takip Et