01 Mart 2014 22:32

Daha neler olcaz bakalım

Bir reklam vardı hatırlarsınız, annesi ve babasının mesleği sorulan çocuk, annesi için, hem doktor, hem mühendis, hem pastacı hem ayakkabı bağlayıcı… reklam bitmese daha da sayacak...

Paylaş

Esen AKTAŞ

Bir reklam vardı hatırlarsınız, annesi ve babasının mesleği sorulan çocuk, annesi için, hem doktor, hem mühendis, hem pastacı hem ayakkabı bağlayıcı… reklam bitmese daha da sayacak...
Bir de çocukların annelerine sordukları sorular vardır. Anneee ayakkabım -, çorabım, defterim kitabım nerede anne yemekte ne var, anne şu var mı anne bu var mı diye, babaya ise sorulan tek bir soru vardır. “Baba annem nerde?!!”
Çocuklar için olsa neyse kadın dedin mi herkes için bir şeyiz arkadaş. Kadın dedin mi... diye başlayan sinir bozucu cümleler vardır, en fenalarından biri de mutfakta aşçı sokakta bilmem ne de bilmem nerde bilmem ne…
Devletin her kademesindeki devletlilere göre başımız kapalıysa başörtülü bacı, ana oluruz, birazcık dişli bir kadınsak hükümet olamasak bile ‘Hükümet gibi kadın’ oluruz, hele hele sert, dediğim dediksek işte o zaman da ‘erkek gibi’ kadın oluruz. Ne demekse o,  “mertlik kadınlara göre değil” anca erkek olmak lazım... oluruz da oluruz.
İşte neler olurmuşuzlardan birkaçı:
Kadın dediğin kahve gibidir; pişene kadar acı piştikten sonra da mutluluk verir
Kadın dediğin bebek gibidir; önce konuşmasını istersin sonra susmasını
Kadın dediğin deniz gibidir; ne zaman durgun ne zaman dalgalanır bilemezsiniz!
Kadın dediğin sigara gibidir; zararlıdır ama bırakamazsın
Kadın dediğin otomatik kapı gibidir; ne zaman çarpacağı belli olmaz
Kadın dediğin termos gibidir; her tartışmayı ilk günkü gibi sıcak tutar
Kadın dediğin gül gibidir; koklandıkça açar, sevdikçe güzelleşir!
Kadın dediğin 18’inde bilmem ne 20’sinde şu 30’unda budur
Kadın dediğin şarap gibidir
Kadın dediğin taktın mı koluna yakışmalı, çaktın mı duvara sümük gibi yapışmalı (hıyar oğlu hıyar)
Bir de Osmanlıda varmış kadın dediğingiller, ahanda buyur buradan yak cinsinden
Kadın dediğin öyle bir baldıra sahip olacak ki, vuracaksın Erzincan’a gidip döndüğünde hala sallanıyor olacak…(teneşire gelesice)
Kadın dediğin İstanbul gibi olmalı; fethi zor Fatihi tek
Velhasıl kelam kadın dediğin adamın sinirini bozmayacak, “o kopasıca” tepesini attırmayacak, cinleri başına toplamayacak, kör olası dilini gerektiğin de yutacak
Kadın dediğin çarşı pazar görmesini bilecek sana don kilot almasını gömlek, ayakkabı numaranı bilecek
Gadın didiğin böyle böyle olur!
Emin olun bu bitmez. Kadın dediğin su gibidir, kadın dediğin hava gibidir... Bir tek insan değildir.
Bir de şairlerin kadın dediğinleri var.
Kadın dediğin güzel olacak, zeki, seni hamur gibi karmasını da bilecek o hamura kendisini katmasını da. (Can Yücel)
Bir de Nazım Hikmet’in  ‘Bizim Kadınlarımız’ var hani;

dağlara kaçırıp uğrunda hapis yattığımız
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana koşulan ve ağıllarda
ışıltısında yere saplı bıçakların
oynak, ağır kalçaları ve zilleriyle bizim olan
kadınlar,
bizim kadınlarımız
Kadın dediğingiller de içektik, börtüydük böcektik ... Yyanında bir de gibigiller var en makbulünden; kız gibi araba, kız gibi olan tertemiz ev... Anlaşılan her duruma uygun bir “kadın gibi”mevcut. Mevzu biz kadın olunca lügatta sınır yok. Her bir şey oluyoruz.
Yahu ben bu yazıya başladığımda vallahi de billahi de komik bir şey yazacaktım, ama gözümün önüne Başbakan geldi, “benim başortülü bacıma..” diye başlayan cümlesi beynimin içinde beyle beyle çekiç gibi vurmaya başladı. Peşinden “kadın mıdır kız mıdır” lafı gelince burnumdan solumaya başladım, bir de fıtratta olmayan kadın ve erkek eşitliği geldi ki sormayın, kulaklarımdan ateşler çıkmaya başladı bile…
Bitti mi? Biter mi hiç, başörtülü bacıdan sonra bir de hangi yüzle 8 Mart’ı kutlayacağımızı sorduydu... İşte o aklıma geldiğinde de bildiğin, patlamaya hazır düdüklü tencere misali olmam mı ben...
Hangi yüzle kutlayacağız öyle mi! Fethiye’de Sakarya’da, Edirne’de tecavüze uğrayan kadınların yanında olduğumuz yüzümüzle, serbest bırakılan katil-tecavüzcülere karşı durduğumuz yüzle, kürtaj- sezeryan yasağına karşı durduğumuz yüzle; “o evlerde neler oluyor?” diye öğrenci evlerini işaret ettiğinde karşı durduğumuz yüzle!
Biz hangi yüzle 8 Mart’ı kutlayacağımızı biliyoruz hiiiiç merak etmeyin, asıl siz hangi yüzle kadınlardan oy isteyeceksiniz? Hangi yüzle bakacaksınız, çocuk yaşta evlenip anne olan ve ölen- öldürülen kadının memleketine gittiğinizde? Açlıktan- yoksulluktan çocuğunu kaybeden annenin yüzüne nasıl bakacaksınız? Hangi yüzle... aha da gel de komik yanlarını bul şimdi…
Kelebek olduk, gül olduk, narin sevilesi, korunası, pamuklara sarılası, baş üstüne taşınası, ayakları altına cennet serilesi, ana olduk bacı olduk olduk da, yeri geldi anası satılası olduk. Her duruma uygun bir şey olduk, küfürde de öncelik bizedir... Olduk da olduk. Demeyin yahu, “kadın dediğin” demeyin de bir huzur verin.
Siyasetinize vitrin de olmayacağız, başörtülü bacınız da ananız da olmayacağız, başarılı- başarısızı olmanızın arkasında biz yokuz. Bize gölge etmeyin başka da ihsan istemez. İçimden geçen şu; göstereceğiz size ne olup ne olmadığımızı ...

ÖNCEKİ HABER

Merhaba kardeşim, ben Meltem Teker

SONRAKİ HABER

CHP'nin 'sandık kurulu' itirazı kabul edildi

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa