Kadın Derneği’nde tatil

Kadın Derneği’nde tatil

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde biz de dayanışma derneğimizle birlikte 2 Mart Pazar günü Erdem Düğün Salonu’nda bir şölen düzenleyeceğiz. Biz kadınlar yalnız değiliz sorunlarımız da, taleplerimiz de ortak. 8 Mart’ta tüm kadınlar, emeğimize sahip çıkmak için, tacize, tecavüze, kadın cinayetlerine karşı alanlarda olmalıyız.

Merhaba Ekmek ve gül okurları,
Ben üniversite öğrencisi genç bir kadınım. Sizlerle Esenyalı mahallemizdeki Kadın Dayanışma Derneği ile ilgili izlenimlerimi paylaşmak istedim. Yarıyıl tatilimi kadın derneğinde çalışarak değerlendirdim. Derneği her sabah açıyordum, akşama kadar birçok kadınla sohbet ediyor, konuşuyor, tartışıyorduk. Bu süreç çok verimli geçti, beni etkileyen güzel paylaşımlarımız oldu.
Kadınlardan derneğe yoğun ilgi vardı. Kimi zaman gülümseten kimi zaman hüzünlendiren birçok an yaşadım. Örneğin, merak edip folklor kursuna yazılmak isteyen Trabzonlu bir ablamız içeri girerken horona başlamıştı bile. Mahalledeki çocuklar için tiyatro dersi verilmesini isteyen de oldu. Mahallede olmasına karşın Kadın Derneğini hiç duymamış kadın arkadaşlar sokaktan geçerken 8 Mart ile ilgili afişimizi görüp içeri girip sorular soruyorlardı. Sohbet koyulaştıkça söz önümüzdeki yerel seçimlere geliyordu. Derneğimizde birçok partiden kadın arkadaşlar var. Muhtarın, belediye başkanının kimin olacağını konuşuyorlar aralarında. AKP’li bir kadın arkadaşımız AKP’ye bu seçimlerde oy verip vermemekte kararsız olduğunu söylüyordu, çünkü Van depreminde ailesinin pek yardım alamamıştı. Kürt olduğu için çok zorluklar çektiğinden bahsediyordu. Aile içinde de özellikle eşinden şikâyetçiydi. Bize "asıl erkekler gelsin buraya onlara anlatın, bizi anlasınlar” diyordu. Bir başka gün dernekten içeriye Diyarbakırlı bir ablamız girdi. Ekonomik zorluk çektiğini eşinin çalışmasına izin vermediğini, evlerine iş götürerek dikim yaparak az da olsa ailesinin geçimine destek olmaya çalıştığını anlattı.
Beni en çok etkileyen eşinden boşanma aşamasında olan 2 çocuk sahibi kadın arkadaşımız oldu. Derneğimize ilk defa geliyordu. Mahallemize yeni taşınmış yanında 3 yaşındaki kızı Öykü’yü de getirmişti. Çok çaresiz olduğunu kimseden destek görmediğini söylüyordu. Boşanmak istediği için ailesinin, eşinin ve çevresindekilerin baskılarının arttığını söylüyordu. Tek başına mücadele etmeye çalışıyordu, çocukları küçüktü. Bunları söylerken gözlerindeki hüzün aslında her şeyi açıklıyordu. Aslında hiç tanımadığı, kendisini yargılamadan dinleyen birine derdini anlatmak onu biraz da olsa rahatlatmıştı. Tüm bu kadın öykülerini dinledikten sonra yalnız olmadığımıza kadınlar olarak bir araya gelirsek her şeyi başaracağımıza olan inancım daha da pekişti.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü öncesinde biz de dayanışma derneğimizle birlikte 2 Mart Pazar günü Erdem Düğün Salonu’nda bir şölen düzenleyeceğiz. Biz kadınlar yalnız değiliz sorunlarımız da, taleplerimiz de ortak. 8 Mart’ta tüm kadınlar, emeğimize sahip çıkmak için, tacize, tecavüze, kadın cinayetlerine karşı alanlarda olmalıyız.
İlkay AYDOĞDU / Tuzla-İSTANBUL

www.evrensel.net