‘Askeri yargı kaldırılsın’

‘Askeri yargı kaldırılsın’

İHD ve MAZLUMDER genel merkezleri tarafından organize edilen "askeri yargı kaldırılsın" kampanyasına birçok ilde yapılan açıklamalarla start verildi.

İHD ve MAZLUMDER genel merkezleri tarafından organize edilen "askeri yargı kaldırılsın" kampanyasına birçok ilde yapılan açıklamalarla start verildi.

Ankara’da İHD ve MAZLUMDER üyeleri ile Roboskili aileler ve şüpheli şekilde yaşamını yitiren askerlerin aileleri, "Askeri Yargı Kaldırılsın" kampanyası çerçevesinde Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesi önünde basın açıklaması yaptı. Açıklama öncesi 4 Şubat 2009 yılında Kastamonu-Bozkurt İlçe Jandarma Karakolu'nda şüpheli şekilde yaşamını yitiren er Caner Bahar'ın duruşması görüldü. Askeri Mahkeme salonunda görülen duruşmaya İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal ile şüpheli şekilde yaşamını yitiren askerlerin aileleri ve Roboskili aileler katıldı.

'VİCDANINIZ HİÇ SIZLAMIYOR MU?'

Duruşmada tanık olarak dinlenen er Caner Bahar'ın babası Ramazan Bahar, oğlunun ölümünün intihar değil cinayet olduğunu belirterek, hakkında "emre itaatsizlik" ve "görevi ihmal" suçundan dava açılan sanık Kastamonu Bozkurt İlçe Jandarma Karakol Komutanı Astsubay Başçavuş Mehmet Tesbihli'nin bu suçlardan değil, "kasten adam öldürme" suçundan cezalandırılmasını talep etti. Bahar, 5 yıldır adalet peşinde koşturduklarını ifade ederek, mahkeme başkanına "Şüphelinin suçsuz olduğunu savunuyorsunuz. Vicdanınız hiç sızlamıyor mu?" diye sordu. Ardından savunma yapan Bahar'ın avukatı Nükhet Gökçe ise, sanık Tesbihli'nin TCK'nin 83'üncü maddesi gereği ek sorgu ve savunmasının tespitini daha önce reddedilmiş olmasına rağmen tekrar talep etti.

Gökçe'nin savunmasının ardından mahkeme heyeti, söz konusu taleplerin değerlendirilmesi gerekçesiyle duruşmayı 12 Mart tarihine erteledi.

'BİZ BİLİYORUZ Kİ CİNAYETTİR'

Duruşmanın ardından Jandarma Genel Komutanlığı Askeri Mahkemesi önünde basın açıklaması yapıldı. "Askeri mahkeme kaldırılsın" pankartını açan grup, Roboski'de katledilenlerin fotoğraflarını taşıdı. İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, Askeri Mahkemelerin kaldırılması için bir kampanya başlattıklarını hatırlatarak, "Türkiye'de artık askeri yargı organı görmek istemiyoruz. Askeri mahkemeleri neden istemediğimizi az önce Caner Bahar'ın davasında gördük" dedi. Milli Savunma Bakanlığı raporuna göre son 20 yılda 2 bin 200 askerin intihar ettiğini ifade eden Öztürk, "Onlar intihar diyor ama biz biliyoruz ki cinayettir" diye belirtti. Türkdoğan'ın ardından konuşan MAZLUMDER Genel Başkanı Ahmet Faruk Ünsal da askeri mahkemelerin kaldırılıp yerine sivil mahkemelerin getirilme talebini yineleyerek, Askeri Mahkemelerde mağdurların isteklerini ortaya çıkarmaktan ziyade şüphelinin korunduğu kurumlar olarak nitelendirdi.

'GECİKEN ADALET VE ADALETİ GECİKTİRENLERE LANET OLSUN'


Ünsal'ın ardından aileler söz aldı. Şüpheli şekilde yaşamını yitiren Caner Bahar'ın babası Ramazan Bahar, askeri yargının taraflı olduğuna 5 yıldır şahit olduğun belirterek, "Geciken adalet ve adaleti geciktirenlere lanet olsun" dedi. Roboski'de Türk savaş uçaklarının bombalaması sonucu yaşamını yitiren 34 yurttaşın yakını olan Veli Encü ise , "Aradan geçen bu zamana kadar hiçbir sonuç elde edemedik. Devletin katlettiği yetmezmiş gibi bir de takipsizlik kararı verdi. Verilen bu karar hukukun katledildiği anlamına geliyor. Askeri yargı sadece katilleri koruyor" diyerek, Askeri Mahkemelerin kaldırılmasını istedi. Son olarak konuşan 1994 yılında şüpheli şekilde yaşamını yitiren er Nihat Özcan'ın kardeşi Şeyhmus Özcan ise, 20 yıldır hukuk mücadelesi verdiğini ama herhangi bir sonuç alamadıklarından yakınarak, "Mahşer günü tüm bakanların, savcıların yakasında olacağım" diye konuştu.

Konuşmaların ardından aileler CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, BDP Grup Başkan Vekili İdris Baluken ve Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu Başkanı Ayhan Sefer Üstün ile görüşmek üzere Meclis'e gitti.

DİYARBAKIR

İHD ve MAZLUMDER genel merkezleri tarafından organize edilen ve Türkiye'de bulunan tüm şubelerinin katılım gösterdiği "Askeri Yargı Kaldırılsın" kampanyası bugün başladı. Kampanya çerçevesinde İHD ve MAZLUMDER Diyarbakır şubeleri, 2. Taktik Hava Kuvvetleri Komutanlığı önünde bir açıklama yaptı. MAZLUMDER Şube Başkanı Abdurrahim Ay, askeri yargının kaldırılmasına ilişkin kampanyanın startını verdiklerini belirterek, askeri yargı sisteminin kendisini sivil yargıdan ayrı gören ve birçok tartışmalı karara imza atan bir yargı sistemi olduğunu söyledi. Çağdaş demokrasilerde ve evrensel hukukta askeri ve sivil yargı ayırımı olmadığını kaydeden Ay, Roboskî örneğinde olduğu gibi askeri yargının yanlı ve hukuk dışı kararlara imza attığını, bu nedenle bir an önce kaldırılması gerektiğini dile getirdi.

Ay'ın ardından İHD Diyarbakır Şube Sekreteri Abdusselam İnceören, hazırlanan açıklama metnini okudu. İnceören, yargı birliğinin sağlanması, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının tesis edilmesi ve hukukun üstünlüğü ilkesine uygun bir yargı yapılanmasının gerçekleşmesi için önerilerini şöyle sıraladı:

"*Askeri mahkemeler ve bu mahkemelerin temyiz mahkemeleri ve askeri yüksek idare mahkemesi kapatılmalı ve bir an önce yargı birliği sağlanmalıdır.

*Vicdani ret hakkı tanınmalı ve gerekli yasal değişiklikler yapılmalıdır.

*Bu hususta yapılacak Anayasa değişikliği gerçekleştirilinceye kadar askeri kışlalarda meydana gelen her türlü yaşam hakkı ihlali ve vücut bütünlüğüne yönelik ihlallerin soruşturma ve kovuşturması sivil savcılıklar ve mahkemelerde görülmelidir.

*Ceza kanunu tek bir ceza kanunu olarak düzenlenmeli, ayrıca askeri ceza kanunu şeklinde başka bir ceza normu olmamalıdır.

*Askeri mahkemeler sadece disiplin mahkemesi olarak yeniden düzenlenmeli ve sadece askeri disiplin suçlarını kovuşturmalıdır.

*Bugüne kadar askeri kışlalarda meydana gelen yaşam hakkı ihlalleri ile vücut bütünlüğüne yönelik ihlallerle ilgili soruşturma ve kovuşturma dosyalarının tamamı sivil savcılıklara ve mahkemelere devredilerek yeniden soruşturma ve kovuşturma yapılması sağlanmalıdır.

*Askeri kışlalarda meydana gelen yaşam hakkı ihlalleri ile ilgili olarak yaşamını yitiren askerlerin ailelerinin talepleri kabul edilmeli, devlet sorumluluğunu üstlenerek ailelere karşı gerekli her türlü iyi niyet yaklaşımını göstermeli, maddi ve manevi tazminat talepleri ile şehit, dul ve yetim aylıkları hakkında gerekli düzenlemeleri yapmalıdır."

İnceören, askeri yargının kaldırılması için MAZLUMDER ve İHD olarak tüm şubeler ile birlikte Türkiye çapında yürütecekleri kampanyaya bugün start verdiklerini hatırlatarak, "Konuya dikkat çekmek ve farkındalık oluşturmak için bir dizi etkinlik gerçekleştireceğiz. Öncelikle TBMM'de grubu bulunan partileri ve İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nu ziyaret edeceğiz. Kampanya süresince paneller, imza stantları ve başkaca etkinlikler ile sonuca ulaşıncaya kadar çalışmamızı devam ettireceğiz" dedi.

İSTANBUL

İnsan Hakları Derneği ve MAZLUMDER, başlatılan "Askeri yargı kaldırılsın" kampanyası kapsamında nizamiyelerde yaşanan şüpheli asker ölümlerine de dikkat çekerek, basın açılması yaptı. İHD İstanbul Şubesi Başkanı Ümit Efe, Türkiye Barış Meclisi Sözcüsü Hakan Tahmaz ve kurum temsilcilerinin katıldığı basın açıklamasında, "Askeri yargı kaldırılsın" pankartı açıldı. 'Ruhbeti değil, bağımsız yargı" ve "Darbe yargısına hayır" şeklinde slogan atan sivil toplum örgütü üyeleri, "Roboski katliamının örtüsü askeri yargı kaldırılsın", "Darbe yargısına hayır" yazılı dövizler taşıdı. Kurumlar adına ortak açıklamayı MAZLUMDER Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Beyhan yaptı. Gelinen süreçte yargının tarafsızlığını ve bağımsızlığını yitirdiğine dikkat çeken Beyhan, "Türkiye yargı sistemi yargı birliğinden uzak olup, çok başlı ve karmaşıktır. Emir komuta zincirindeki askeri yargı, Özel Yetkili Mahkemeleri ile ve iş yükü altında çalışamaz hale gelen adli yargı, halkı ile arasına duvarlar ören idari yargı olarak farklı alanlara bölünmüş olan yargının aynı zamanda tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile ilgili ciddi sorun bulunmaktadır. Türkiye'de yargının tarafsız ve bağımsız olmasını sağlamanın ilk yolunun yargı birliğini sağlamak olduğunu ve böylece adaletin sağlanması için halk nezdinde güvenilir olmasını sağlayacak hukukun üstünlüğü ilkesine uygun bir yargı yapılanmasına ihtiyaç vardır. Hali hazırda Türkiye'de bir bütün olarak toplumun yargı organlarına olan güveni giderek azalmakta, kişilerde adalete olan inanç giderek zayıflamaktadır" şeklinde konuştu.

SİİRT

İHD Siirt Şubesi, kampanyaya ilişkin şube binası önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya İHD Siirt Şube Başkanı Vetha Aydın, BDP Siirt Belediyesi Eş Başkan adayları Tuncer Bakırhan ve Belkiza Beştaş Epözdemir, BDP Siirt İl Eş Başkanı Mehmet Ata Yılmaz, HDP Siirt İl Eş Başkanı Yılmaz Çınar ve çok sayıda yurttaş katıldı. Basın açıklamasını gerçekleştiren İHD Siirt Şube Başkanı Vetha Aydın, askeri kışlalardaki yaşanan şüpheli ölümlerin ve Roboskî katliamının ardından askeri yargının etkili bir soruşturma ve kovuşturmaya gitmediğini belirterek, "Türkiye askeri yargısı 1961 darbe anayasasından ihdas edilmiş ve yine bir askeri darbe ürünü olan 1982 anayasasıyla güçlendirilmiştir. Somut çözüm önerisi bağlamında askeri yargıyı da içine alan kapsamlı bir yargı reformu ve sivil bir anayasanın gerekli olduğu bir kez daha görülmektedir" dedi.

ERZURUM

İHD Erzurum Şubesi, Askeri Mahkemelerin kaldırılması talebiyle General Semih Sancar Kışlası önünde açıklama yaptı. İHD yönetici ve üyelerinin katıldığı açıklamada konuşan İHD Erzurum Şube Başkanı Medeni Aygül, önerilerini dile getirdi. Askeri yargı tarafından görülen davalardan örnekler veren Aygül, Roboski katliamının da askeri yargıya sevk edildiğini hatırlatarak, katliama dair verilen takipsizlik kararını hatırlattı. Yıllarca, yapılan katliam ve faili meçhul cinayetlerin askeri mahkemelerde üzerinin kapatıldığını ifade eden Aygül, 1994 yılında savaş uçaklarınca bombalanan ve 30'dan fazla insanın katledildiği Kumçatı ve Koçağılı sakinlerinin yaptığı başvuru sonucu AİHM'in Türkiye hakkında verdiği cezayı hatırlattı.

HAKKARİ

İHD ve MAZLUMDER Hakkari şubeleri, Askeri Mahkemelerin kaldırılması amacıyla İHD binasında basın toplantısı düzenledi. İHD Hakkari Şube Başkanı İsmail Akbulut ve MAZLUMDER Hakkari Başkanı Cengiz Şen ile her iki derneğin yöneticileri katıldı. Ortak açıklamayı okuyan Şen, Türkiye yargı sistemini eleştirerek, yargının tarafsız ve bağımsız olmasını sağlamanın ilk yolunun yargı birliğini sağlamak olduğunu söyledi. Şen, yargı birliğinin sağlanması, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığının tesis edilmesi ve hukukun üstünlüğü ilkesine uygun bir yargı yapılanmasının gerçekleşmesi için MAZLUMDER ve İHD Hakkari şubeleri olarak ortak önerilerini sundu.  (DİHA)

 

www.evrensel.net