TUHAD-FED: Cezaevinde işkence devam ediyor

TUHAD-FED: Cezaevinde işkence devam ediyor

Sincan Gençlik ve Çocuk Kapalı Cezaevi’nden yapılan sürgünlerden sonra hak ihlallerinin devam ettiğini belirten TUHAD-FED Ankara Temsilcisi Havva Özcan, 'Orada kalan E.T, H.B ve F.E’nin üzerinde baskılar hız kesmeden devam ediyor. Çocukların üzerinde hâlâ işkence ve tehdit devam ediyor' dedi.

Sincan Gençlik ve Çocuk Kapalı Cezaevi’nden yapılan sürgünlerden sonra hak ihlallerinin devam ettiğini belirten TUHAD-FED Ankara Temsilcisi Havva Özcan, “Orada kalan E.T, H.B ve F.E’nin üzerinde baskılar hız kesmeden devam ediyor. Çocukların üzerinde hala işkence ve tehdit devam ediyor. Tuvalete giden çocuklar gardiyanlardan izin almak zorunda bırakılıyor. Ayda bir arama yapılması gerekirken, gardiyanlar keyfi olarak günde birkaç defa arama yapıyor. Çocukların kışlık elbiseleri çöpe atılıyor. Çocuk tutsaklara zorla asker tıraşı yaptırılıyor” dedi.

Cezaevlerinde hak ihlalleri hız kesmeden devam ederken, bir cezaevinden başka bir cezaevine gönderilen tutuklular ise, “çıplak arama” dayatmasıyla karşı karşıya kalıyor. Çıplak arama dayatmasını kabul etmeyen tutuklular ise gardiyanlar veya askerler tarafından saldırıya uğruyor. Adalet Bakanlığı bu işkence ve kötü muamelelere karış sessizliğini korurken, her cezaevi idaresi, kendi koyduğu kuralları tutuklulara dayatıyor. Son çıplak arama dayatması ise Sincan F Tipi 1 Nolu Cezaevi’nde gündeme geldi. Geçtiğimiz günlerde Sincan F Tipi Kapalı Cezaevi’ni ziyaret eden TUHAD-FED Ankara Temsilcisi Havva Özcan, yaşanan hak ihlallerini anlattı.

SÜRGÜN, ÇIPLAK ARAMA VE DARP

Özcan, geçtiğimiz günlerde Giresun E Tipi Kapalı Cezaevi'nde ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile tutulan ve Sincan 2 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi'ne sürgün edilen Zülküf Gezen'in girişte çıplak arama dayatması ile karşı karşıya kaldığını belirterek, “Zülküf Gezen, önce Sincan 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi’ne getirildi. Burada cezaevi girişinde kendisine çıplak arama dayatması yapılıyor, bunu kabul etmiyor. 1 Nolu’da bir hafta kalan Zülküf daha sonra 2 Nolu’ya gönderiliyor. 2 Nolu’ya gönderilen Zülküf Gezen burada da çıplak arama dayatması ile karşılaşıyor. Bunu kabul etmeyince gardiyanlar tarafından zorla soyuluyor, darp ediliyor. Arama bittikten sonra ise Zülküf giyinmek istemiyor. Bunun üzerine tekrar darp ediliyor. Darp edilen Zülküf iki gün sonra doktora götürülerek, darp raporu alıyor” dedi.

‘CEZAEVİ HEYETİ HAKARET EDİYOR’

Cezaevi idaresinin tutuklulara karşı düşmanca bir tavır sergilediğini dile getiren Özcan, “Zülküf 2 Nolu’ya götürüldükten sonra cezaevi idaresi tarafından oluşturulan bir heyetle görüşüyor. Zülküf, cezaevinde yaşanan hak ihlallerini anlatırken, heyettekiler tarafından hakaretlere maruz kalıyor. Heyettekiler, Zülküf’e ‘Sen yalancısın, terbiyesizsin’ diye hakaret ediyorlar” diye anlattı. Özcan, heyetle ilgili kamera kayıtlarının incelenmesini ve yetkililer hakkında soruşturma açılması gerektiğini dile getirdi.

‘ÇIPLAK UYGULAMA KEYFİ BİR UYGULAMA’

Çıplak aramanın Adalet Bakanlığı’nın genelgesine dayanılarak yapıldığı ve bunun için “kuvvetli şüphesinin” olması gerektiğine işaret eden Özcan, şunları söyledi: “Yasal boşluğu doldurmak için maksatlı bir genelgedir bu. Eğer kuvvetli şüphe varsa çıplak arama yapılabilir. Durup dururken çıplak arama yapılamaz. Giresun Cezaevi’nden getirilen bir tutsağın ne gibi bir şüphesi olabilir ki? Eğer böyle bir şüphe varsa bunun altını doldurulması gerekir. Çıplak arama uygulamasının gerçekleştiği bütün cezaevlerinde kuvvetli şüphenin dayanakları açıklanmamıştır. Bu da bunun keyfi bir uygulama olduğunu gösteriyor. Bununla ilgili bizler Adalet Bakanlığı’ndan açıklama bekliyoruz.”

Özcan, cezaevinde bulunan diğer tutukluların Zülfüf Gezen ve Sincan Gençlik ve Çocuk Kapalı Cezaevi’nde devam eden baskıları protesto etmek amacıyla eylem başlattıklarını aktararak, “Tutsaklar 10 gündür sürekli olarak kapı dövme, akşam yemeğini almama eylemini sürdürüyor. Fakat bu işin sadece görünen yüzüdür. Bununla birlikte başta Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazeteleri ile birlikte diğer bazı dergi ve gazeteler de verilmiyor. Gündem ve Azadiya Welat gazeteleri ise ‘PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın yazıları var’ diye çoğu zaman verilmiyor. Sosyal faaliyetler kısıtlanmış durumda. Bu sorunlar çözülmediği taktirde ise tutsaklar süresiz açlık grevlerine başlayacaklarını duyurdu. Adalet Bakanlığı cezaevlerindeki paralel yönetime müdahale etsin” diye belirtti.

‘TUVALETE GİDEN ÇOCUKLAR İZİN ALMAK ZORUNDA KALIYOR’

Sincan Gençlik ve Çocuk Kapalı Cezaevi’nden yapılan sürgünlerden sonra hak ihlallerinin devam ettiğini aktaran Özcan, şu bilgileri verdi: “Geçtiğimiz günlerde gerçekleşen sürgünlerden sonra orada kalan E.T, H.B ve F.E’nin üzerinde baskılar hız kesmeden devam ediyor. Çocukların üzerinde hala işkence ve tehdit devam ediyor. Çocuklar yerde yemek yemek istemelerine rağmen gardiyanlar izin vermiyor. Gardiyanlar çocuklara, ‘burası sizin eviniz değildir’ diye çocuklara kötü davranıyor. Bununla birlikte cezaevi idaresi, çocuklar koğuştan çıktıktan sonra tekrar izin alarak koğuşlarına dönebiliyor. Tuvalete giden çocuklar gardiyanlardan izin almak zorunda bırakılıyor. Ayda bir arama yapılması gerekirken, gardiyanlar keyfi olarak günde birkaç defa arama yapıyor. Çocukların kışlık elbiseleri çöpe atılıyor. Çocuk tutsaklara zorla asker tıraşı yaptırılıyor. Yani sürgünden sonra kalan çocukların durumları içler acısı.”

‘SORUMLULAR HAZKKINDA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ’

Sincan 2 Nolu F Tipi Cezaevi’nde eylem yapan tutuklular hakkında eylem bitmeden soruşturma açıldığını söyleyen Özcan, devletin tutuklulara bakış açısının sürgün ve disiplin cezası olduğunu kaydetti. Adalet Bakanlığı’na ve Başbakan’a seslenen Özcan, “Devletin siyasi tutsaklara yönelik bu düşmanca yaklaşımlarını TUHAD-FED olarak kabul etmiyoruz. Cezaevlerinde meydana gelen bütün hak ihlallerinden Adalet Bakanlığı sorumludur. Belirttiğimiz sorunların çözülmesi gerekir. Son günlerde yaşanan hak ihlallerine ilişkin bu Cuma Ankara Adliyesi’ne giderek, sorumlular hakkında suç duyusunda bulunacağız” dedi. (DİHA)

www.evrensel.net