Gülerek, gülmeyi öğütleyerek

Gülerek, gülmeyi öğütleyerek

Nazlı 2 çocuk annesi genç bir kadın. Onunla tanışmamız pancar toplayan kadınları ziyaretimiz sırasında oldu. Pertek Belediyesi her yıl 300 kadına kısa süreli de olsa iş olanağı sağlamak için pancar ekimi yapıyor.

Serpil BERK

Lou Holtz “Hayatımın % 10'u başıma gelenler % 90'ı benim buna verdiğim tepkilerdir” der. Sizi tanıştıracağımız Nazlı, başından savmakta zorlandığı zorluklar karşısında hayata gülerek tepki veriyor. İşte onu pırıl pırıl kılan, bizi sohbete davet eden de bu oluyor.
Nazlı 2 çocuk annesi genç bir kadın. Onunla tanışmamız pancar toplayan kadınları ziyaretimiz sırasında oldu. Pertek Belediyesi her yıl 300 kadına kısa süreli de olsa iş olanağı sağlamak için pancar ekimi yapıyor.
Boşanmış bir kadın olan Nazlı iki çocuğuna tek başına bakıyor, eşinden hiç bir yardım almadan. Bunu hiç sorun etmiyor Nazlı, “ben zaten bir erkeğin yapabileceği her şeyi yapıyordum” diyor boşanmadan önceki hayatının şimdiki hayatından çok da farklı olmadığını anlatarak.
Boşanmış bir kadının hayatını zorlaştırır toplum, biliyoruz. Mahalle baskısı, aile baskısı, ekonomik sıkıntılar, tek başına ayakta durabilmenin zorlukları…Nazlı ise bu baskılanmayı umursamayanlardan. Yolda yürürken insanların bakışlarını fark ettiğini anlatıyor ya da onun hakkında konuştukları şeylerin onu nasıl yaraladığını ama bunlar onun için önemsiz ayrıntılar, onun için daha önemli olan ise çocuklarının bakımı. Bu gerçeklik varken insanların sözlerine kulak vermesi ya da önemsemesi kendini eve kapatması anlamına da geliyor ve o böyle bir kadın olmak istemiyor. 2 aydır ödeyemediği kirası ve çocuğuna alamadığı SBS kitabını düşünüyor elbette bunu söylerken.
Pertek küçük bir ilçe, iş olanağı çok az. Kaymakamlık bünyesinde 8 ay süren İş-Kur bağlantılı işler var, fakat bu dönemki kura çekiminde Nazlı’nın adı çıkmamış, o şimdi ikinci kurayı bekliyor. Kurumlardan yardım istemiyor, ona göre yapabilecekleri para gıda vb yardımlar yaşamında kısa vadeli iyileşmelere neden olacak, o  ise bunun yerine ayda 800 lira alacağı bir işi olmasının daha iyi olacağını söylüyor. Şu an bir lokantada çalışıyor geçici olarak, yeterli mi kazandığı para, hayır. “Hiç yoktan iyidir” diyor gülümseyerek. Gülümsüyor sürekli, çünkü yaşamın ona öğrettiği en önemli şey pes etmemek.
Bir kadının yaşamın tüm zorlukları karşısında tek başına ayakta kalma mücadelesi dışarıdan takdir görür görmesine, lakin yorar kadını. Yorgunluğa ve strese bağlı olarak dökülen saçlarını bir çırpıda kısacık kestirmesi de kendince dimdik durabildiğini göstermenin bir yolu olmuş.

Nazlı'ya belki beklediği 2. kura çekiminden de iş çıkmaz, ya da şu an çalıştığı lokantadan ayrılmak zorunda kalacak, kirasını ödeyemeyecek belki bu ay da, ya da çocuğuna SBS kitabı alamayacak yarın da. Bu belki’lerin olma olasılığı çok yüksek. Ama yüksek olasılıklı bir şey daha var Nazlı’nın gülümsemesinden anladığımız; hiçbir şey onun geri adım atmasına neden olmayacak. O da benzer hikâyeler yaşayan kadınların, bizlerin bunu bilmesini istiyor, o nedenle paylaştı hikayesini bizimle. Gülerek, gülmeyi öğütleyerek…
 

www.evrensel.net