Çözüm sadakacı belediyecilik değil

Çözüm sadakacı belediyecilik değil
Çözüm sadakacı belediyecilik değil

AKP yönetiminin en başarılı işlerinden biri de belediyeleri etkin kullanması!Yeterli istihdam yaratılamayıp işsizlik çoğaldıkça…Yoksulluk ağırlaştıkça…Güvencesizlik artıkça…Gelir eşitsizliği derinleştikçe…İşçilerin, emekçilerin, yoksulların muhtaçlıkları arttıkça…AKP, kendi ekonomi politikalarının mağduru olan bu kitleleri yatıştırmada, belediyeleri etkili bir biçimde kullanıyor.

AKP yönetiminin en başarılı işlerinden biri de belediyeleri etkin kullanması!
Yeterli istihdam yaratılamayıp işsizlik çoğaldıkça…
Yoksulluk ağırlaştıkça…
Güvencesizlik artıkça…
Gelir eşitsizliği derinleştikçe…
İşçilerin, emekçilerin, yoksulların muhtaçlıkları arttıkça…
AKP, kendi ekonomi politikalarının mağduru olan bu kitleleri yatıştırmada, belediyeleri etkili bir biçimde kullanıyor.
Özelliklere kent yoksulluğunun hızla tırmandığı AKP iktidarında, yoksulluğa pansuman niyetine “hayırsever politikalar” (sadaka politikaları) uygulamada belediyelere önemli görevler verildi. AKP’li belediyelerin hemen tümünde “muhtaçların” başvurusu durumunda gıda, yakacak, barınma ve giyim yardımı yapan birimler vardır. Kömür ve erzak yardımı, ramazan çadırlarıyla birlikte en öne çıkanlar…
Kısacası sadakacı belediyecilikte AKP bir numara! Sadakacı belediyecilik ifadesindeki amacımız ne muhtaç insanları makarnacı, kömürcü diye aşağılamak… Ne de bu insanlara yapılan yardımların kesilmesini savunmak. Tartışmak istediğimiz hizmet ve yardımın oy’a tahvil edilmeden, onur kırmadan yapılmasının mümkün olduğu.

SADAKACI DEĞİL HALKÇI!

Neoliberal politikalar tüm hayatı sardıkça belediyeler de buna uygun dönüştürüldü. Piyasalaşma, özelleşme, ticarileşme yerel yönetime taşındı. Kent arsası rantı ön plana çıkarıldı. Bu rantların dağıtımında belediyeler etkin bir rol edindi. Belediyenin verdiği hizmetler taşerona aktarıldı. Belediye çalışanının sayısı en aza indirildi.
2004’te işbaşına gelen AKP belediyeleri, öncülleri olan Refah Partisi dönemindeki iktidarlarının devamı olarak neoliberal belediyecilik uygulamalarını pekiştirdiler.
Belediye çalışanlarını becerebildikleri kadar sendikasızlaştırdılar. Esnekleştirmede, taşeronlaştırmada tam gaz yol aldılar. Belediyeciliği piyasa koşullarına açtılar. Hizmetleri daha çok metalaştırıp ticarileştirdiler.
İstanbul’da bunların en çarpıcı örnekleri yaşandı. Kent arsaları üstünde olağanüstü rantlar yaratıldı. Dev gökdelenler, kuleler için imar düzenlemeleri yapıldı. Kamuya ait değerli kent arsaları, kamu gayrimenkulleri sermayeye sunuldu.
Mal ve hizmet fiyatları, ortalama enflasyonun bir hayli üstünde belirlendi. Kentsel mal ve hizmet fiyatları enflasyonun üzerinde arttı. Doğalgazda, kiralarda, metro ve vapur ücretlerinde, İETT bilet fiyatındaki artış da enflasyonun önünde…
Peki, halkçı bir belediyecilik nasıl olacak?
Kentlinin başta barınma olmak üzere ısınma, ulaşım, temizlik, kreş, sağlıklı çevre haklarını karşılamaya öncelik veren, sosyal yönü ağır basan bir belediyecilik olacak.
Kent arsaları ranta değil, parklara oyun alanlarına, spor, sosyal ve kültürel faaliyet tesislerine açılacak.

HANGİ PARAYLA MI?

AKP iktidarı sadakacı belediyeciliği belediye bütçelerinden yapmıyor. Daha çok belediye ile iş yapan, tedarikçi tüccarlardan, müteahhitlerden bağış ve yardım adı altında alınan paralardan yardımlar için para sağlıyor.
Halkçı belediyecilik anlayışı ne yapmalı. Bir. Müteahhide, tüccara yalvarmak yerine yerellere inisiyatif kavgası verecek. Şöyle ki, Türkiye’de merkez, devlet harcamalarının yüzde 90’ını yapıyor. Yerel yönetimlere ise sadece yüzde 10 harcama payı bırakıyor. Bu payın da tamamını yerellerin inisiyatifine bırakmıyor. Çünkü yerele harcamalar için ayrılan payın yüzde 20’si doğrudan “merkez”e bağlı il özel idarelerinin denetiminde. Bu merkezi yapıyı değiştirme savaşı verecek.
İki. Neoliberal yağma düzenini tersyüz ederek kentin kaynaklarının halka aktarılmasını sağlayacak!
 

İLGİLİ HABERLER

18 Kasım 2013 20:06
AKP yönetiminin en başarılı işlerinden biri de belediyeleri etkin kullanması!Yeterli istihdam yaratılamayıp işsizlik çoğaldıkça…Yoksulluk ağırlaştıkça…Güvencesizlik artıkça…Gelir eşitsizliği derinleştikçe…İşçilerin, emekçilerin, yoksulların muhtaçlıkları arttıkça…AKP, kendi ekonomi politikalarının mağduru olan bu kitleleri yatıştırmada, belediyeleri etkili bir biçimde kullanıyor.

DİĞER HABERLER