Sadiye 10 ay sonra özgür

Fotoğraf: Evrensel

Sadiye 10 ay sonra özgür

KCK operasyonları kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklanan gazetemiz muhabiri Sadiye Eser on aylık tutukluluğunun ardından özgürlüğüne kavaştu. Dün ilk kez hakim karşısına çıkan Sadiye, Kürt ve gazeteci olduğu için 10 aydır tutuklu olduğuna dikkat çekti.12  Aralık’ta KCK adı altında yapılan oper

Eda Yıldırım

12  Aralık’ta KCK adı altında yapılan operasyonlar sonrası Eser’in de aralarında olduğu 10’u tutuklu toplam 34 kişinin yargılandığı davanın ilk duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul Adalet Sarayı 23. Ağır Ceza Mahkemesinde, dün görüldü. Eser ailesinden dört kişinin yargılandığı davada yargılananlar Kürtçe savunma yaptı.

NÖBETLEŞE İZLEYİN ÖNERİSİ

Duruşmaya tutuklu yakınlarının yanı sıra gazetemiz Evrensel’in İstihbarat Şefi Ercan Karakaya ve köşe yazarımız Erol Aral, çalışanlarımız, Türkiye Gazeteciler Sendikası Genel Başkanı Ercan İpekçi, İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş ve  Sınır Tanımayan Gazetecilerden Erol Önderoğlu katıldı. Duruşma salonunun küçüklüğü nedeniyle her tutuklunun sadece bir yakını duruşma salonuna alındı. Yer sıkıntısı nedeniyle gazetecilerin duruşmayı nöbetleşe takip etmesi talimatı geldi. Gazetecilerin tepki göstermesi ve Ercan İpekçi ile Erol Önderoğlu’nun mahkeme hakimiyle konuşması üzerine gazeteciler salona alındı.  
Tutukluluğunun adalet sisteminde de Kürtlere karşı bir ön yargının var olduğunu ortaya çıkardığını vurgulayan Eser, savunmasına şöyle devam etti: “Tutuklandığım sırada Evrensel gazetesi ve Hayat TV muhabiriydim. Biz mesleğimiz gereği eylemleri, basın açıklamalarını takip ederiz. Ben de bu yüzden yüzlerce eylem takip ettim. Acaba neden bu eylemler sadece BDP’nin birkaç eylemi olarak yansıtılıp dosyaya kondu?” Kürt olduğu için kolayca örgüt üyeliği suçlamasının yapıldığını söyleyen Eser, “Mesleğiniz ne olursa olsun önemli değil. Eğer kimya mühendisiyseniz ve bir eylemde fotoğrafınız varsa molotof yapmakla suçlanırsınız” diye konuştu.

GİZLİ TANIK GERÇEKTEN VAR MI?

Gazetecinin esas görevinin gerçeği olduğu gibi yansıtmak olduğunu vurgulayan Eser, “Bir eylemin haberini yaptığımızda eylemi gerçekleştirenlerin görüşlerini yargılamak bizim görevimiz değil. Bu durum tüm dünyada böyle ama Türkiye’de farklı yorumlarla karşılaşmaktadır” dedi. Hakkındaki gizli tanık ifadelerinin de gerçeği yansıtmadığını belirten Eser, “Gizli tanığın varlığı da belli değil. Sadece ben değil, ailemden dört kişi aynı operasyonda gözaltına alındık. Ben ve yeğenim Hüseyin Eser bu mesnetsiz iddialarla tutuklanmış olduk. Bütün konuşmalarımız, savunmalarımız kulak ardı edildi. Buna karşın  gizli tanık beyanı esas alındı ” dedi. Emniyet Müdürlüğünün bir senaryosu olarak cezaevinde bulunduklarına da vurgu yapan Eser, “Katıldığım iddia edilen eylemlerle ilgili savcılıkta bana gösterilen resimlerde açıkça ortaya koyuyor ki ben gazeteci olarak oradayım” diye devam etti. Telefon rehberinde KCK davalarında yargılanan kişilerin numaralarının bulunmasının da suç sayıldığına dikkat çeken Eser, “Benim rehberimde farklı inanç ve kimliklerden 600 numara bulunmaktadır. Fakat benimle ilgili bir ön yargı var. Bu telefonlar arasında sadece KCK’den yargılananların numarası seçilmiş” diye devam etti. Suçlamaları kabul etmediğini vurgulayan Eser, beraatini talep etti.

Öğleden sonra da savunmalarla devam eden duruşmanın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, Sadiye’yle birlikte 8 kişinin tahliyesine karar verdi. Mahkeme Sadiye’nin yeğeni Hüseyin Eser ve Hüseyin Akdoğan’ın tutukluluğunun devamına karar verdi.


KUZENİNİN ADINI DA KOD AD SAYDILAR

İddianamede ilginç bir delil skandalı daha ortaya çıktı. Dosyada, 17-08- 2012 tarihinde Şişli’de gerçekleşen bir eyleme katıldığı iddia edilen tutuklu  Ramazan Aktuğ hakkında sunulan delilde, “Vedat kod adlı kişiyle yaptığı telefon görüşmesi” yaptığı belirtiliyordu. Aktuğ yaptığı savunmada Vedat kod adlı diye belirtilen kişinin teyzesinin oğlu Vedat Siyahkoç olduğunu söyledi. (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net