Nûçe, Roj ve MMC

Nûçe, Roj ve MMC'nin kapatılmasına tepki

Tutuklu Kürt siyasetçilerin serbest bırakılması amacıyla gerçekleştirilen Kara Perşembe eylemlerinde, bu hafta Danimarka'nın Nûçe TV ve MMC hakkında verdiği kapatma kararına tepki gösterildi.SURUÇUrfa'nın Suruç ilçesinde tutuklu bulunan belediye başkanları ve Kürt siyasetçilerin serbest bırakı

SURUÇ

Urfa'nın Suruç ilçesinde tutuklu bulunan belediye başkanları ve Kürt siyasetçilerin serbest bırakılması için her hafta düzenlenen Kara Perşembe eylemi bu hafta da devam etti. Belediye binası önünde gerçekleşen eyleme Suruç Belediye Başkan Vekili Hülya Demir, BDP İlçe Başkanı Salih Şahin ve BDP'li yöneticilerin yanı sıra çok sayıda sendika temsilcisi katıldı. Burada konuşan Urfa Genel-İş Şube Başkanı Sadık Demir, 2009 yılından bu yana başlatılan Kara Perşembe eylemlerinin belediye başkanları ve Kürt siyasetçileri serbest bırakılıncaya kadar devam edeceğini belirtti. AKP'nin kendisinden olmayanları yargı ve polis oyunlarıyla cezaevlerinde tuttuğunu dile getiren Demir, "Diğer yandan Kürtlerin tüm kazanımlarına karşı çetelerle işbirliği yaparak Rojava'da Kürt halkına saldırarak katliam yapmaktadır. Kürt halkının sesi ve kulağı olan Roj TV, Nuçe TV ve MMC'yi kapatmak için emperyalistlerle iş birliği yaparak rüşvet karşılığı Kürt kanalarını kapattırılmıştır" dedi.

DERİK

Kürt siyasetçilerinin tutuklanmasını protesto etmek amacıyla her hafta yapılan Kara Perşembe eylemi Derik Belediyesi hizmet binası önünde yapıldı. Bu haftaki eyleme Derik Belediyesi Başkan Vekili Doğan Özbahçeci, BDP Derik İlçe yöneticileri, il genel ve belediye meclis üyeleri ile Belediye-İş ve TÜM BEL-SEN' e bağlı çalışanlar katıldı. Eylemde tutuklu Derik Belediye Başkanı Çağlar Demirel'in fotoğrafı ile "İrademiz onurumuzdur, onurumuz yaşam gerekçemizdir" pankartı açıldı. Eylemde Kürtçe açıklama yapan Belediye-İş üyesi Murat Arslan, Nûçe TV, Roj TV ve MMC'nin Türkiye'nin dayatmaları sonucu kapatıldığını belirterek, tepki gösterdi. Kürt halkının sesinin kapatılması için tüm antidemokratik ve insanlık dışı yöntemlerin uygulandığını ifade eden Arslan, "Özgür basın geleneği 'gerçekler karanlıkta kalmayacak' şiarıyla başlattığı yayıncılık süreci içerisinde sürekli baskı, şiddet ve insanlık dışı yöntemlerle susturulmaya çalışıldı. Bu süre içerisinde onlarca çalışanı katledildi. Onlarcası ağır işkencelerden geçirildikten sonra cezaevlerine atıldı. Yayınları defalarca sansürlendi. Toplatıldı ve durduruldu. Yayın merkezleri bombalanarak yerle bir edildi. Tüm bu faşizan uygulamalar özgürlüğün ve gerçeğin sesini susturamadı. Özgür basın çalışanları tüm imkânsızlıklara rağmen her dönem Kürt halkı ve tüm mazlumların sesini dünya kamuoyuna duyurmayı başarmış ve gerçeklerin karanlıkta kalmasına izin vermemiştir. Bu temelde alınan bu kararı kınıyor, gerçeğin ve özgürlüğün sesini kimsenin susturamayacağını belirtiyoruz."

VİRANŞEHİR

Viranşehir ilçesinde Kara Perşembe eylemi ise belediye hizmet binası önünde gerçekleştirildi. Açıklamaya Viranşehir Belediye Başkan Vekili Mehmet Burun, BDP ilçe yöneticileri, STK temsilcileri, belediye meclis üyeleri, belediye personelleri ve çok sayıda yurttaş katıldı. Burada açıklama yapan Genel-İş Viranşehir Temsilcisi Hikmet Burun, Rojava'da yapılan katliama değinerek, Rojava'da bir insanlık suçunun işlendiğini söyledi. Burun, tüm insanlığın bu savaştan etkilendiğini kaydederek, dünyanın bu olanlara sessiz kalmamasını istedi.

KAYAPINAR

Kayapınar Belediyesi çalışanları cezaevinde tutuklu bulunun Belediye Başkanları Zülküf Karatesin, Başkan Yardımcısı Sabahattin Dinç ve Kürt siyasetçileri için yaptıkları Kara Perşembe eyleminin 181'incisi gerçekleştirdi. Belediye hizmet binası önünde yapılan açıklamaya Kayapınar Belediye Başkan Vekili Mahmut Dağ, Başkan Yardımcısı İhsan Avcı, Tüm-Bel-Sen Diyarbakır Şube Başkanı Medeni Alpkaya, Barış Anneleri, meclis üyeleri ve belediye çalışanları katıldı. Bu haftaki eylemde açıklama yapan DİSK Genel İş Sendikası İşyeri Temsilcisi M. Şah Sarıkaya, cezaevlerinde tutuklu bulunan arkadaşlarının serbest bırakılmasını isteyerek, "Halkların haber alma özgürlüğü için en zor şartlar altında sürgünde özgür yayıncılık mücadelesi yürüten Roj Tv, Nûçe TV ve MMC televizyonları Kürt halkı başta olmak üzere tüm Ortadoğu halklarının sesi ve soluğudur. Ekranların kararmasına neden olan bu tablo her şeyden önce kendisini sözde demokrasinin beşiği olarak gören Avrupa açısından bir utanç kaynağıdır. Alınan bu kararı kınıyoruz" dedi. (HABER MERKEZİ)

www.evrensel.net