TİS’te ‘-cekli, -caklı kazanım olmaz’

TİS’te ‘-cekli, -caklı kazanım olmaz’

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, “Ortada bir kazanım yoktur. Tam bir hezimettir bu anlaşma”dedi. Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, “Eğitim emekçileri adına kazanımdan söz etmek mümkün değildir” dedi.MEMUR-SEN, apar topar imzaladığı kamu toplu sözleşmesine yapılan eleştirilere karşı hem gene

Gökhan Uysal

MEMUR-SEN, apar topar imzaladığı kamu toplu sözleşmesine yapılan eleştirilere karşı hem genel hem de hizmet kollarındaki ‘kazanım’larını açıkladı.

Memur-Sen’e bağlı Eğitim Bir-Sen, eğitim hizmet kolunda 18 taleplerinin kazanım olarak sözleşmede yer aldığını açıklarken, Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen ve KESK’e bağlı Eğitim Sen aynı görüşte değil.

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ve Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız, kazanım olarak sunulan maddelerin 11’inin geçen yılki anlaşmanın tekrarı olduğunu, sadece iki maddenin kısmi kazanım olarak değerlendirilebileceğini söyledileri.

BİN TALEPTEN 40’I KABUL EDİLDİ

Türkiye Kamu-Sen ve Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk, Memur-Sen’in masaya binden fazla taleple oturduğunu fakat sadece 40 maddede anlaştığını söyledi.

Geçen yıl toplusözleşme görüşmelerinde alınan kararların bu yıl yeniden kabul edildiğini belirten Koncuk, Memur-Sen’in bu kararları yeni kazanımlarmış gibi duyurduğunu ifade etti. Koncuk, “Bu kazanımmış gibi duyurulan 40 maddeden bazıları da ‘çalışma yapılacak-düzenleme yapılacak’ ifadeleri yer alıyor. Toplusözleşmelerde böyle ibareler yer almaz, böyle kararlar alınmaz. Bu sözleşme bir aldatmacadır” dedi.

Memur-Sen’in duyurduğu eğitim hizmet kolundaki anlaşma maddelerini değerlendiren Koncuk, 18 kazanım sağladığı iddiasını da yalanladı.

Kazanımmış gibi gösterilen maddelerden sadece ikisinin kısmi kazanım olarak değerlendirilebileceğine dikkat çeken Koncuk, Eğitim Öğretim Tazminatı olarak 2014 yılı için ödenecek olan 75+75 TL’nin kabul edilemez olduğunu söyledi. Koncuk, “En düşük ek ödemeyi öğretmenler aldı. Bizim teklifimiz 75 bin puandı, bu da 500 TL’nin üzerinde bir ücrete denk geliyor. Öğretmenler ek ödemeye zam alamadılar, sadece eğitim ve öğretim tazminatı aldılar. Öğretmenlerimiz bu parayı almak için iki yıldır bekliyordu. Bu iki yılı nasıl telafi edeceğiz? 75 bin puan alsalardı 2014’ün iki döneminde bu kayıpları karşılanmış olacaktı” dedi.

18 MADDENİN 11’İ GEÇEN YILIN TEKRARI

18 maddenin 11’inin sonunda “…devam edecek” ibaresinin yer almasına değinen Koncuk, bu ibarenin geçen yılki anlaşma maddelerinin geçerliliğini koruyacağı anlamına geldiğini söyledi. İsmail Koncuk, “İnsanlar söylenene inanıyorlar. Bunlar da insanların bu özelliğini bildiği için geçen seneki maddeleri tekrarlayarak aldatma yoluna gidiyorlar. Bu yıl eğitim hizmet kolunda kazanım olarak sayılabilecek iki maddeyi size söyleyeyim: MEB’e bağlı örgün ve yaygın eğitim kurumlarının müdür ve müdür başyardımcılarının aylık karşılığı 6 saat derse girmelerine ilişkin hüküm 2 saatten az olmamak üzere 6 saate kadar olarak uygulanacak. Bu önemli fakat müdür yardımcılarının olmaması büyük bir eksiklik. İkincisi ise: yatılı ve pansiyonlu okullarda belletici olarak görevlendirilen diğer örgün ve yaygın eğitim kurumları öğretmenlerine, gece nöbeti tutmaları halinde 2 saat ilave ek ders ücreti ödenecek. Yatılı belleticiler de çok az sayıda zaten” dedi.

İsmail Koncuk, üç maddede yer alan “düzenleme-çalışma yapılacaktır” ifadelerine ise şöyle açıklık getirdi, “Çalışma yapılacaktır başka bir şeydir, yapıldı demek başka bir şeydir. Bu şimdi bir kazanım mıdır yani? Ortada bir kazanım yoktur. Tam bir hezimettir bu anlaşma.”

Eğitim Sen Genel Başkanı Ünsal Yıldız da, toplusözleşmede eğitim emekçileri adına bir kazanımdan söz etmenin mümkün olmadığını söyledi. Yıldız, geçen yıl karar altına alınan düzenlemelerin bu yıl yeni yapılmış gibi gösterildiğine dikkat çekti. Ekonomik ve sosyal haklar konusundaki başarısızlığın üstünün örtülmeye çalışıldığına dikkat çeken Yıldız, “Devam edecek, çalışma yapılacak” ifadelerinin bu yüzden ön plana çıktığını dile getirdi.

Yıldız, “Örnek vermek gerekirse, AKP hükümeti iktidara gelmeden önce yüksek lisans yapmış öğretmenler ek derslerini yüzde 25, doktora yapmış öğretmenler yüzde 40 fazla alırken, bu hak AKP hükümeti tarafından gasp edilmiştir. Memur-Sen’in yüksek lisans yapmış öğretmenlerin ek derslerini yüzde 5, doktora yapmış öğretmenlerin yüzde 15 fazla alacağı uygulamanın devam edeceğini açıklaması, zaten gasp edilmiş bir hakkın daha gerisinde olan bir artışı kazanım gibi göstermesi kabul edilemez” dedi.

AKADEMİSYENLERE NEGATİF AYRIMCILIK

666 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kamuda çalışan öğretmen, akademisyen, hekim dışı sağlık çalışanları gibi toplam 1 buçuk milyon kamu emekçisine hiçbir ek ödeme yapılmadığı belirten Yıldız, 75+75 TL’nin 666 sayılı KHK ile gelen adaletsizliği gideremeyeceğini dile getirdi. Yıldız, bu ek ödemenin üniversitedeki akademisyenleri kapsamamasına atıfta bulunarak, “Bu resmen ayrımcı bir uygulamadır ve kabul edilemez” dedi.

Yıldız, toplu sözleşmenin sadece ekonomik haklarla sınırlı olamayacağını belirterek şöyle devam etti, “Toplu sözleşme sistemi, bilinen anlamıyla emekçilerin ekonomik, sosyal ve demokratik haklarının yanı sıra, çalışma koşulları ile ilgili temel düzenlemelerin belirlendiği bir sistemdir. Buna  rağmen, sadece ücret artışı ile sınırlı görülen bir mekanizma olarak işletilmiş ve 2,5 milyon kamu emekçisi açısından başından sonuna kayıplarla dolu bir süreç olarak ortaya çıkmıştır. Eğitimde yaşanan köklü dönüşümden öğrencilerle birlikte en çok etkilenen kesim olan eğitim emekçilerinin çalışma ve yaşam koşullarındaki sorunlara çözüm getirecek somut iyileştirmeler yapılmamıştır” dedi. (Ankara/EVRENSEL)

www.evrensel.net