‘Taraflı Adli Tıp Kurumu devreden çıkartılmalı’

‘Taraflı Adli Tıp Kurumu devreden çıkartılmalı’

İHD Genel Merkez üyesi Necla Şengül, hasta mahkumların durumunun kötüye gittiğini ifade ederek, hasta tutsakların durumuna ilişkin kararı verecek olan Adli Tıp Kurumunun taraflı davrandığını ve devreden çıkarılması gerektiğini söyledi.Cezaevlerinde bulunan hasta tutuklu ve hükümlülerin durumu gün geçtikçe k&ou

Handan Tufan / Hülya Emeç

Cezaevlerinde bulunan hasta tutuklu ve hükümlülerin durumu gün geçtikçe kötüyü giderken, İHD Genel Merkezi duruma ilişkin rapor hazırladı. İHD Genel Merkez Yöneticisi Necla Şengül, 4. Yargı Paketi’nin çıkmasından sonra umutlarının yükseldiğini ancak paketin ağır hasta mahkumlarla ilgili beklenen sonucu vermediğini söyledi. Şengül, ağır hasta mahkumların sayısının 139 kişi olduğunu ve bu rakamın da ancak kendilerine ulaşan rakamlar olduğunu belirtti. Genel olarak Türkiye’de 486 mahkumun tedavileri konusunda sorun yaşadığını ve birçoğunun sevkinin İstanbul Adli Tıp’a çıkmasına rağmen çok güç koşullarda hastanelerde bekletildiğine dikkat çeken Şengül, bu süreye kadar kendi listelerinde, ancak 4 tutuklunun tahliye edildiğini ve birçoğunun felçli olduğunu söyledi.

HASTALAR BİRBİRİNE BAKMAK ZORUNDA!

Siirt Cezaevinden götürülen Salih Tuğrul adlı hasta tutuklunun kafadan aşağısının felçli olduğuna, hiç bir ihtiyacını karşılayamadığına dikkat çeken Şengül, birçok tutuklunun da el ve bacaklarının olmadığına, engellilik durumlarının var olduğuna dikkat çekti. Metris Cezaevine götürülen tutsakların ayrı bir işkenceye maruz kaldığını söyleyen Şengül, “Bu insanlar Siirt ve Diyarbakır gibi bölge cezaevlerinden götürüldüler ve hepsi bu yatalak halleriyle ring araçlarında götürüldüler. Bu ayrı bir işkencedir. Bu insanlara kendi bulundukları illerdeki hastaneler tarafından cezaevinde yatamayacaklarına dair rapor verilmiştir. Bir hastaya Siirt Devlet Hastanesi ‘cezaevinde yatamaz’ diyor. Ama İstanbul Adli Tıp ‘yatar’ diyor. Daha sonra bulundukları ilden alınıp, hücre gibi koğuşlarda yatıyorlar. Kanser hastası, felçli hastaya bakmak durumunda. Kendi ihtiyaçlarını karşılayamayan insanlar ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyorlar. Bunun ayrı bir işkence, hak ihlali olduğunu düşünüyoruz” diye belirtti.

DÖNÜLEMEZ NOKTAYA GELİYOR

Şengül: “Özellikle Wernicke-Korsakoff’lu hastalar tek başına hücrelerde kalıyor ve ciddi anlamda sıkıntılar yaşanıyorlar. Hasta mahpuslar arasında savaş mağdurları da var. Özellikle birçok mahpusun çatışmalı süre içinde yaralandığını, mayın sonucu vücudunun birçok bölümünü kaybettiğini fark ettik. Bu kişilerin sayısı 40’a yakındır. Çatışmada yakalanmış ve yakalandığı süreçte tedavisi çok kısa sürede yapılmış. Hemen tutuklanmış ve cezaevine gönderilmiş ve cezaevinde tedavisi önünde bir sürü engellerle karşılaşmış. Yani cezaevine yaralı olarak giriyor, cezaevinde tedavisinin yapılması engelleniyor. Cezaevlerinde en az 40 kişi şarapnel parçasıyla yaşıyor. Çatışmalı süreçte yaralanmış ve bu şarapnel parçaları çıkarılmamış.” (İzmir/DİHA)

www.evrensel.net