Tatsız tuzsuz bayram

Tatsız tuzsuz bayram

Bayram öncesi alışverişler Türkiye’de bir gelenektir. Alışverişler yapılır, anne babalara ve yaşlılar çocuk ve torunlarına bayramlıklar alırlar. Bayram sabahı gelecek çocuklar ve misafirler için de şeker ve tatlılar unutulmaz.İstanbul’da ise bayram alışverişinin adresi Eminönü. Bayram öncesi öğlen saatlerinde

İsmail Afacan / Metin Akarsu

İstanbul’da ise bayram alışverişinin adresi Eminönü. Bayram öncesi öğlen saatlerinde girdiğimizi Mısır Çarşısı ve arka sokaklarında her zamankinden farklı bir durgunluk var. Normal şartlarda adım atacak yer bulunamayan Mısır Çarşısı ve etrafında bu sefer kalabalık değil sakin bir hava hakim. Satıcılar bile çok fazla bağırmıyor. Esnaf ve vatandaşa sorduğumuzda ise sakin havanın nedeni ortaya çıkıyor.
Esnaf son yılların en durgun bayramlarından birini geçirdiğini dile getiriyor. Gerçi onlar söylemese bile biz önü genellikle boş olan tezgahlardan anlıyoruz. Vatandaşın ise beli bükülmüş durumda. Kırk düşünüp bir alışveriş yapıyor. Esnaf durgunluğun sebebini iki şeye bağlıyor. Biri yaz ayı ve insanların tatilde olması. Diğeri ise ekonominin durumu. Esnaf halkın borçları yüzünden doğru düzgün alışveriş yapamadığı düşüncesinde.

TEZGAHLARIN ÖNÜ BOŞ

Esnaf Şeref Ekmen geçen senelere oranla satışların çok düşük olduğundan yakınıyor. Satış olmaması esnafı etkiliyor haliyle. Ekmen bayramda satışların artmasını bekliyor ama pek de umudu yok. Boş sokakları göstererek eski bayramlarda bu sokakların dolu olduğunu dile getiriyor. Ekmen’e göre insanların alışveriş yapmamasının en büyük nedeni parasızlık.  
Feyzi Tuhan bir işporta tezgahında çocuk takımları satıyor. Tezgahı köşede olmasına rağmen birçok gelip giden var. 4 takımı 10 liraya sattığını söyleyen Tuhan , “Bundan ucuzu olur mu?” diye soruyor. “Esnaf satışlar düştü diyor doğru mu” diye soruyoruz. “Onlar hep lüfer yemek istiyorlar. Biraz da palamut yesinler” diye cevaplayarak hem haline şükrediyor hem de satışların düştüğünü istemese de kabul ediyor.
Sezai Akdoğan ile tezgahının önünde sohbet ediyoruz. Canının sıkkın olduğu yüzünden anlaşılabilir. Çünkü öğlen saati olmasına rağmen tezgahının önü boş. Alışveriş yapanların da AVM’lerden yaptığını söylüyor. İnsanların gelirlerinin kredi kartlarına gittiği düşüncesinde.

HÜKÜMET ESNAFI DÜŞÜNMÜYOR

Esnaf Bülent Bakar Mahmutpaşa esnafının bittiğini belirtiyor. Hükümetin ekonomik politikalarını eleştiren Bakar, hükümetin yol yaptığını ama esnafı rahatlatacak adımlar atmadığını ifade ediyor. Esnafın neredeyse hepsinin vergi borcu olduğunu aktaran Bakar, halkın ise kredi kartına mecbur bırakıldığını söylüyor. Hiç kimsenin nakit para ile alışveriş yapmadığını ifade eden Bakar, “Halk ne yapsın? Herkesin kredi kartı borcu var. Aldığı parayı kiraya, borca veriyor. Ortada nakit para yok.” şeklinde konuşuyor.

NE ÇOCUĞA BAYRAMLIK NE MİSAFİRE ŞEKER

Tekin Yıldırım işçi emeklisi. İki çocukları var ve ikisi de üniversite öğrencisi. Eşi ile Bayram alışverişine çıkmış olmalarına rağmen elleri boş. Emekli maaşları erken yatar umudu ile geldikleri bayram alışverişinde paraları yatmadığı için bir şey alamıyorlar. Şimdilik sadece en ucuzlarına bakmakla yetiniyorlar. Yıldırım bu maddi durumda ne çocuklarına bir şey alabileceklerini ne de sabah kapıya gelecek çocuklar için şeker alabileceklerini dile getiriyor.

PARA YETİŞTİREMİYORUZ

Özel bir şirkette çalışan Aziz Aslan bayram alışverişine para yetiştiremediklerini belirtiyor. Kendilerinin de iki almak yerine bir aldığını ifade edene Aslan, durumu iki kelime ile özetliyor; “Para yok”.  “Bayram nasıl geçecek?” diye sorduğumuz Aslan “Bilmiyoruz valla. Bayram gelsin yeter. Ne diyelim” diyerek cevaplıyor.
Biz Mahmutpaşa ve Mısır Çarşısı’nın etrafından ayrılırken kalabalıklar artıyor. Artık şekerci ve tatlıcı tezgahlarının önünde daha fazla insan var. Biz haberimiz için fotoğraf çekerken bir tezgahtar bağırıyor bize “Çekmeyin milletin canı çekecek.” (İstanbul/EVRENSEL)

www.evrensel.net