‘Keşke derneğimizi daha önce kurmuş olsaydık’

‘Keşke derneğimizi daha önce kurmuş olsaydık’

Merhaba evrensel okurları, ben Ali Teymur. Güngören Altın nakış atölyesinde çalışıyordum. 1 Haziran sürecinde greve giderek işverene karşı anayasanın vermiş olduğu hakları talep etmiştik. Cumartesi için isteğimiz 13:00’dan sonra çalışmamaktı. Ailemizle, arkadaşlarımızla, çocuklarımızla daha fazla vakit geçirip

Ali Teymur

İstediğimiz haklar verildi grevden sonra. Fakat grev sonrası çalışmaya başlayınca işyerlerinin baskıları, yıldırma politikaları devreye girdi. 6’ncı ayda yıllık zam yapılacaktı, yapılmadı. Aile geçim ücretinin işyeri tarafından verilmesi zorunlu olmasına rağmen verilmiyordu. 09.07.2013’te ödemeleri aldığımızda zam ve aile geçim ücretlerini talep ettim. Vermiyorum dedi ve benim çıkışımı verdi.
Ertesi gün yani 10.07.2013’te işyerinden herhangi bir süre göstermeden beni çıkardığı için 15 günlük ücretimi ve verilmeyen aile geçim ücreti paralarımı talep ettim. İstememle birlikte hakaret etmeye başladı. Ben haklarımı istedikçe tehditler ve hakaretler art arda geldi. İşten çıkardın çıkış kağıdımı ver gideyim dedim, “Yok  gidin” dedi. Çıktım gittim.
Derneğimiz tam olarak kurulmuş olsaydı bana bu hakaretleri edemezdi. Derneğin temsilcileri benim bütün tazminatımı, zammımı almam için kendisi gelip işverenle konuşurdu. Bizim tek eksiğimiz buydu. Arkadaşlarla akşam toplantı yaptık. Bunları arkadaşlara ilettim. Çalışmalarını söyledim. Fakat akşam gittiklerinde diğer arkadaşları da çıkardılar. Bizlerin yerine kaçak işçi yani Suriyelileri işe almıştı. Sigortasız, düşük ücretle, daha fazla kazanç...
11.07.2013’te çıkarılan arkadaşlarla birlikte avukata başvurduk. Gasp edilen haklarımızı alabilmek için akabinde işyerine gittik. İşverenle toplantı yaptık. Hukuk yoluyla haklarımızı alacağımızı söylediğimizde “çocuklar sizleri kardeşim olarak, burda çalışanları bir ailem olarak görüyorum. Mahkemeye verirseniz ben biterim” dedi. O arada bana hakaret eden diğer patron geldi. Bana hakaret etmediğini “bu ramazan ayında yalan söyleme Ali, ben öyle şeyler demem” diyerek inkar etti. Orada beni kendince yalancı çıkarmaya çalıştı. 2 saatlik konuşmanın ardından işveren 15 günlük işten çıkarma ücretini vermeyi kabul etti. 05.08.2013’te hepsinin karşılanacağının sözünü verdi.
Biz yine davamızın peşindeyiz. Siz nakış işçisi ve diğer sektörde çalışan emekçi kardeşlerim, abilerim, ablalarımdan ricamdır; korkmayın, şiddetle değil örgütlü mücadele içinde alamayacağımız bir şey yoktur. Kurulan derneğimize sahip çıkalım. Dernek bizim kurtuluşumuzdur, bütün haklarımızın teminatıdır. Lütfen derneğimize sahip çıkalım.
Bize vermiş olduğunuz desteklerden dolayı Hayat televizyonu ve Evrensel gazetesine teşekürler.

*Güngören/İstanbul

www.evrensel.net