İzmir'de gazeteciler baskıya karşı sokağa çıktı: Gazetecilik suç değildir
İzmir'de baskılara karşı sokağa çıkan gazeteciler, tüm yurttaşları gazetecilerle dayanışmaya, gazeteciliğe ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya davet ederek; “Sessizliği bozun. Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelelim” dedi.
Fotoğraf: Evrensel
İzmir – İzmir’de gazeteciler, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS), DİSK Basın-İş, Gazeteciler Cemiyeti, Basın Konseyi, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD), İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği’nin (DFG) aralarında bulunduğu basın meslek örgütlerinin çağrısıyla medyaya yönelik baskılara karşı eylem düzenledi.
Gazeteciler, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde bir araya geldi. Eyleme Emek Partisi Genel Başkan Yardımcısı Selma Gürkan ve il örgütü, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Gazetemiz Evrensel’in yazarı Nuray Sancar ve çok sayıda siyasi parti, emek meslek örgütü ve sendika katıldı. Açıklamada sık sık “Özgür basın susturulamaz”, “Susma, sustukça sıra sana gelecek”, “Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz” sloganları atıldı.
Burada yapılan açıklamada basın metnini İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Dilek Gappi okudu.
“Haber alma hakkı engelleniyor”
Fotoğraf: Evrensel
Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı günlerde olduğumuzu söyleyen Gappi, “Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez” dedi.
Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef hâline getirildiği, yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemeyeceğini belirten Gappi, “Artık gazetecilere, medya kuruluşlarına yaşatılanlarla dünya basın tarihine kömür karasıyla geçen bir ülke olduk. Gazetecilik halktan yanadır. İşçilerin hakkı gasbedilirken, emekçilerin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkum edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil” diye konuştu.
“Halkın sesini duyuran gazeteciler hedef alınıyor”
Fotoğraf: Evrensel
İktidarın ya da siyasi erkin çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan, siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayışın gazetecilik olmadığını vurgulayan Gappi, “Bugün bedel ödeyen gazeteciler; iktidarların hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri, işçilerin direnişini, kadınların hak arayışını, tüm dezavantajlı kesimlerin ve ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alınıyor” ifadelerini kullandı.
Gazetecilere yönelen baskının aynı zamanda toplumun gerçeğe ulaşma hakkına yönelmiş bir saldırı olduğunu söyleyen Gappi, “Unutulmamalıdır ki gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkum edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin. Düşünceler, gerçekler susturulamazsa düşünenler yok ediliyor, gazeteciler bezdiriliyor. Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu, toplumun en temel demokratik haklarına vurulan bir darbedir” dedi.
“Herkesi gazetecilerle dayanışmaya çağırıyoruz”
Fotoğraf: Evrensel
Son 2 yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyım atandığını ve eleştirel yayınların durdurulduğunu belirten Gappi, “Ulusal ve yerelde yüzlerce haber sitesi erişime engellenmiş ve bu sürecin son halkası Türkiye’nin en çok takip edilen haber sitelerinden T24 olmuştur. Bunun yanı sıra Evrensel, Kısa Dalga, SolHaber, Yeni Yaşam Gazetesi, Bianet gibi önemli haber sitelerinin sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmiştir. Gazete Duvar, TELE2 gibi mecralar ile yüzlerce yerel internet sitesi, gazete ve TV yayın hayatına son vermek zorunda bırakılmıştır. Tüm bunlar toplumun yaşam damarlarının tıkanmasıdır” diye konuştu.
Tüm yurttaşları gazetecilerle dayanışmaya, gazeteciliğe ve halkın haber alma hakkına sahip çıkmaya davet eden Gappi, “Sessizliği bozun. Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelelim. Elbette yalnızca iktidarın sansür politikalarını değil, bu baskılar karşısında susmayı, görmezden gelmeyi ve dayanışmadan kaçınmayı da sorgulamak zorundayız. Muhalif gazeteciler, Kürt gazeteciler, araştırmacı gazeteciler tutuklanırken, bağımsız medya kuruluşları hedef alınırken bu baskıları görmezden gelmek mesleğe ihanettir” dedi.
Basın özgürlüğünün sadece gazetecilerin değil, toplumun tüm kesimlerinin sorunu olduğunu vurgulayan Gappi, talepleri sıraladı:
- Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın.
- Haberin üzerindeki yargı sopasını geri çekin.
- Medyada kayyım uygulamalarına son verin.
- Hukuksuz erişim uygulamalarını sonlandırın.
- Anayasa ile güvence altına alınmış olan basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçin.
Açıklamanın ardından TGS İzmir Şube Başkanı Nil Kahramanoğlu, tutuklu gazetecilerin ilettiği mektupları okudu.
Açıklamanın ardından Zübeyde Hanım Heykeli’ne yürünerek kalem bırakıldı.
(Evrensel)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et