24.10.2026 14:46 / Güncelleme: 16:51

İstanbul Barosu Genel Kurulu başladı: Yeni baro yönetimi yarın seçilecek

İstanbul Barosu'nun 24-25 Ekim tarihlerinde düzenlediği 128. Olağan Genel Kurul başladı. Mevcut Baro Başkanı İbrahim Kaboğlu’nun yeniden aday olmasıyla öne çıktığı seçimlerde, Ümit Kocasakal ve Hasan Kılıç dahil olmak üzere 9 aday yarışacak.

İstanbul Barosu Genel Kurulu başladı: Yeni baro yönetimi yarın seçilecek

Fotoğraf: Evrensel

Dicle Sezen Öz
[email protected]


İstanbul - Türkiye’nin en kalabalık barosu olan ve yaklaşık 68 bin avukatın kayıtlı bulunduğu İstanbul Barosunun 128. Olağan Genel Kurulu, Haliç Kongre Merkezi’nde başladı. Genel kurul, toplantı için gerekli olan yüzde 10’luk yeterlilik sayısına ulaşılmasının ardından saat 13.10 sıralarında açıldı. Yeni baro başkanı ve yönetim organlarının belirleneceği seçimler ise yarın gerçekleştirilecek.

İzmir Barosu’nda sekiz senedir yönetiminde bulunan Çağdaş Avukatlar Grubunun seçimleri kaybetmesi ve baro yönetiminin Cumhuriyetçi Avukatlar Grubuna geçmesinin ardından gözler İstanbul Barosu seçimlerine çevrildi. Seçimler, iktidarın “Terörsüz Türkiye” adını verdiği ‘süreç’, yeni anayasa tartışmaları, İBB davası ve belediyelere yönelik operasyonlar gibi siyasi koşulların zorlaştığı bir dönemde gerçekleşmesi bakımından önem arz ediyor.

Saygı duruşunun ardından slogan atıldı

Genel kurul öncesinde mevcut başkan ve Değişim İçin Avukatlar Grubunun adayı İbrahim Özden Kaboğlu, diğer adayların stantlarını ziyaret etti. Kaboğlu, avukatlar tarafından “Hak, hukuk, adalet” sloganlarıyla karşılandı. Stantları gezen Kaboğlu, görevli avukatları selamladı.

Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin başkan adayı Ümit Kocasakal ise aday stantlarının bulunduğu alana “Mustafa Kemal'in askerleriyiz” sloganları eşliğinde giriş yaptı.

Genel Kurulu açan Kaboğlu, divanın oluşturulmasının ardından yönetimi divana devrederek “Başarılı bir genel kurul geçmesini temenni ediyorum” dedi. Avukat Mert Er Karagülle'nin Divan Başkanı seçilmesinin ardından saygı duruşunda bulunuldu ve İstiklal Marşı okundu. Bu sırada bir grup avukat “Türküz, Türkçüyüz, Atatürkçüyüz” ve “Ne mutlu Türküm diyene” sloganları attı.

“Ekonomik sıkıntılar hak arama iradesini de zayıflatıyor”

Divan Başkanı Av. Mert Er Karagülle açılışta yapıldığı konuşmasında, “Bugün yalnızca baromuzun yönetim organlarını belirlemek üzere toplanmış değiliz. Aynı zamanda mensubu olduğumuz mesleğin toplum karşısındaki sorumluluğunu, hukukun hayatımızdaki yerini ve adaletin geleceğini düşünmek için de bir aradayız” diyerek, avukatların toplumun sorunlarından bağımsız olmadığını vurguladı. Ekonomik krizin adalete erişimi de zorlaştırdığına işaret ederek “Çünkü geçim derdindeki insan için adalet aramak, kimi zaman karşılayamayacağı düşünülen bir masrafa, kimi zaman yıllarca sürebilecek bir belirsizliğe dönüşüyor” dedi.

İki gün önce Menemen'de Avukat Özgecan Penbegül'ün öldürülmesine de değinen Karagülle, kadınlara ve çocuklara yönelik şiddete dikkat çekerek “Bir toplumun gelişmişliği yalnızca ekonomik büyüklüğüyle, inşa ettiği binalarla, ürettiği silahlarla veya sahip olduğu teknolojiyle ölçülemez. Bir toplumun gerçek gelişmişliği, en güçsüz bireyinin ne kadar güvende olduğuyla ölçülür” ifadelerini kullandı. Kadınların ve çocukların yaşam hakkının korunamadığı yerde hukuk düzeninin kendisini sorgulaması gerektiğini belirtti.

Basın ve ifade özgürlüğüne de değinen Karagülle, “Düşüncelerin serbestçe ifade edilmediği, gazetecilerin görevlerini yerine getirirken baskı ve endişe duyduğu bir ortamda toplumun sağlıklı bilgi edinme hakkı da zarar görür” dedi. Avukatların toplumsal sorumluluğunu ise “Biz avukatların belki de en önemli sorumluluklarından biri, toplumun alışmaya başladığı haksızlıklara alışmamaktır” sözleriyle anlattı.

Genç avukatların ekonomik güçlükleri, ağır çalışma koşulları ve mesleğin bağımsızlığına ilişkin sorunlara da dikkat çeken Karagülle, “Savunmanın ekonomik olarak güçsüzleştiği, mesleki itibarının zedelendiği, bağımsızlığının tartışmalı hale geldiği her hukuk düzeninde yalnızca avukatlar kaybetmez; asıl kaybeden, adalet arayan yurttaşlardır” dedi.

Kaboğlu: Yasayla bölünemeyen baro, yargı yoluyla yönetimsiz bırakılmak istendi

Karagülle'nin ardından konuşan İstanbul Barosu Başkanı İbrahim Özden Kaboğlu, Suriye'de öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin hakkında yaptıkları açıklama nedeniyle baro yönetimine açılan davalara değindi.

“İki yıl önce bu salonda bir yönetim seçtiniz. O yönetim, göreve gelişinin ikinci ayı dolmadan bir soruşturmayla, beşinci ayında bir görevden alma kararıyla karşılaştı” diyen Kaboğlu, “Bir baronun yapabileceği en doğal şeyi yapmış, hukuk istemişti. Bunun üzerine hem görevden alma davası, hem ceza davası açıldı. Yasal yoluyla bölünemeyen baro, yargı yoluyla yönetimsiz bırakılmak istendi” ifadelerini kullandı.

Ceza davasında 9 Ocak 2026'da verilen beraat kararına savcılığın yaptığı istinaf başvurusunun da reddedildiğini, görevden alma kararının ise istinaf incelemesinde olduğunu hatırlatan Kaboğlu, “Bir baronun hukukun üstünlüğünü savunma görevini yerine getirdiği için yargılanabildiği bir düzende, hiçbir avukatın cübbesi güvencede değildir” dedi.

Avukatların mesleki faaliyetleri nedeniyle saldırılara ve yargı süreçlerine maruz kaldığını söyleyen Kaboğlu, 23 Şubat 2025'te düzenlenen olağanüstü genel kurulu hatırlatarak “Sekiz bini aşkın meslektaşımız aynı sözü söyledi: ‘Seçimle gelen, ancak seçimle gider’. Bugün bu salonda sandığın kurulması, o ilkenin, o ortak sözün ilk gerçekleşmesidir” diye konuştu.

“2007-2017 arasında iktidar kişiselleştirildi”

Anayasal düzenlemelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kaboğlu, 1987-2005 dönemindeki anayasa değişiklikleriyle hak ve özgürlüklerin güçlendirildiğini, 2007-2017 döneminde ise aksi yönde bir dönüşüm yaşandığını belirtti.

Kaboğlu, “87-2005 arasında iktidar alanları kısıtlandı, hak ve özgürlükler pekiştirildi. 2007-2017 arasında ise tam tersine iktidar fetişizmi yapıldı, hatta iktidar kişiselleştirildi” dedi.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne yönelik eleştirilerini sürdüren Kaboğlu, “Devlet başkanlığı ve yürütme yetkilerinin tümü tek kişide toplandı” diyerek Cumhurbaşkanına siyasi sorumluluk öngörülmediğini ve yasama ile yürütme arasındaki denge-denetim mekanizmalarının zayıflatıldığını belirtti. Kaboğlu, “Bilinmelidir ki eğer bir devlette siyasal sorumluluk yoksa, hukuki sorumluluk yollarının işletilmesi de felce uğramaktadır” ifadelerini kullandı.

“Yasa yoluyla yapılamayan yargı yoluyla yapılmak istendi”

2020'de yürürlüğe giren çoklu baro düzenlemesini de eleştiren Kaboğlu, düzenlemenin İstanbul, Ankara ve İzmir barolarının hukukun üstünlüğünü ve insan haklarını savunma işlevini zayıflatmayı hedeflediğini dile getirdi.

Kaboğlu, “2020'de COVID-19 koşullarında dayatma yoluyla birlikte yürürlüğe konulan 7249 sayılı Kanun; İstanbul, Ankara ve İzmir barolarını bölerek hukukun üstünlüğünü savunma ve insan haklarını koruma işlevini zayıflatma hedefini seçti” dedi.

Baro yönetimine açılan davaları da bu sürecin devamı olarak değerlendiren Kaboğlu, “Yasa yoluyla gerçekleştirilemeyen amaca yargı yoluyla ulaşmaktı” ifadelerini kullandı.

LGBTİ bayrağı açıldı, bir grup saldırdı

LGBTİ karşıtı olduğu iddia edilen Bağımsız Avukatlar Grubunun adayı Arife Gökkaya Dinç, konuşma yaparken bazı avukatlar LGBTİ ve trans bayrakları açtı. 5 kişi ise bayrak açan avukatlara saldırıda bulundu.

Hemen ardından Türk Milliyetçisi Avukatlar grubu “Baroda terörist istemiyoruz” sloganları attı. Bunun üzerine gerginlik yaşandı.

Yaşanan gerginlikle Değişim İçin Avukatlar grubu salonu terk etti.

Genel Kurula 15 dakika ara verildi.

Dokuz aday yarışacak

Yarın yapılacak seçimlerde mevcut başkan ve Değişim İçin Avukatlar Grubunun adayı İbrahim Özden Kaboğlu'nun yanı sıra Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin adayı Ümit Kocasakal, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu ve Önce İlke ÇAG Yükseliş Hareketinin ortak adayı Hasan Kılıç, Avukat Hakları Grubunun adayı Osman Korkut Kanadoğlu, Bağımsız Avukatlar Grubunun adayı Arife Gökkaya Dinç, Cumhuriyet Avukatlarının adayı Atakan Adem Selanik, Türk Milliyetçisi Avukatların adayı Salih Uçar, İstanbul Avukatlar Birliğinin adayı Metin Üraçin ve Gülbeyaz Karadeniz yarışacak.

Adaylar arasındaki siyasi tartışmaların başlıklarından birini de iktidarın “Terörsüz Türkiye” adını verdiği süreç ve yeni anayasa tartışmaları oluşturuyor. Cumhuriyetçi Güç Birliği'nin adayı Ümit Kocasakal, süreci 1923 Cumhuriyeti'nin yerine yeni bir devlet ve rejim kurma girişimi olarak nitelendiren açıklamalarıyla biliniyor. Kocasakal, anadilde eğitim ve eşit yurttaşlık taleplerini “etnik temelli ve bölücü” olarak değerlendirirken, Kaboğlu yönetimini de “Cumhuriyetin temel niteliklerini bir çırpıda feda eden” bir anlayış olarak nitelendiriyor.

Kaboğlu yönetimi ise Suriye'de öldürülen gazeteciler Nazım Daştan ve Cihan Bilgin'in ölümlerinin aydınlatılması için etkili soruşturma yapılmasını talep eden açıklaması nedeniyle “terör örgütü propagandası” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” gerekçeleriyle yargılandı. Kaboğlu ve yönetim kurulu üyeleri hakkında 9 Ocak 2026'da beraat kararı verildi. Savcılığın istinafa taşıdığı beraat kararına yönelik başvuru, genel kuruldan üç gün önce, 21 Ekim'de reddedildi.

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
24.10.2026 13:59 / Güncelleme: 14:40

Aziz Yıldırım: İsmail Kartal kendi gitmek istemezse ben gönderemeyeceğim

Fenerbahçe Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı'nda konuşan Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, İsmail Kartal ile ilgili; “Bütün Fenerbahçeliler bilsin; İsmail Kartal kendi gitmek istemezse ben gönderemeyeceğim. Benimle birlikte isterse ayrılır” dedi.

Aziz Yıldırım: İsmail Kartal kendi gitmek istemezse ben gönderemeyeceğim

Fotoğraf: DHA

24.10.2026 11:02 / Güncelleme: 16:12

Fransa'da sokaklar yeniden hareketleniyor: Öğrenciler ve sendikalar eylemde

Paris'te sendikaların düzenleyeceği yürüyüş için saat 14.00 planlanırken, valiliğin güzergah yasağı nedeniyle belirsizlik sürüyor.

Fransa'da sokaklar yeniden hareketleniyor: Öğrenciler ve sendikalar eylemde

Fotoğraf: Eren Araman/Evrensel

24.10.2026 16:34 / Güncelleme: 16:44

Ankara’da basın ve meslek örgütleri Sakarya Meydanı'na yürüdü: 'Susturulan haber alma hakkıdır'

Ankara’da basın ve meslek örgütleri, gazetecilere yönelik tutuklama ve sansür uygulamalarına karşı Sakarya Meydanı’na yürüdü. “Susturulan haber alma hakkıdır” denilen eylemde, tutuklu gazetecilerin cezaevinden gönderdiği mesajlar okundu.

Ankara’da basın ve meslek örgütleri Sakarya Meydanı'na yürüdü: “Susturulan haber alma hakkıdır”

Fotoğraf: Evrensel

24.10.2026 15:35

Güzelçamlı hafriyat alanı imar planı iptali kesinleşti

Aydın'ın Kuşadası ilçesindeki Güzelçamlı'da yapılmak istenen hafriyat döküm sahasına ilişkin imar planının iptali kesinleşti. Danıştay, belediyelerin temyiz taleplerini reddederken karar çevre mücadelesi açısından kazanım olarak değerlendirildi.

Güzelçamlı hafriyat alanı imar planı iptali kesinleşti

Fotoğraf: Evrensel 

24.10.2026 09:23 / Güncelleme: 09:26

Şakran Cezaevi'nde kimlik kartı dayatması: 'Nazi Kampı' benzetmesi

Şakran Kapalı Kadın Cezaevi'nde kimlik kartı taşıma dayatmasına karşı açlık grevinde olan Güzin Tolga'nın avukatı Veysi Çetin, dayatmanın psikolojik bir cezalandırma yöntemi olduğunu belirterek Nazi kamplarını hatırlattı.

Şakran Cezaevi'nde kimlik kartı dayatması: 'Nazi Kampı' benzetmesi

Fotoğraf: MA

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!