23.10.2026 20:32

Ekim'den Sonsuzluğa Sovyetler Birliği'nde Yaşam söyleşisi: 'Sovyet deneyimi bugünün sorunlarına ışık tutuyor'

“Ekim'den Sonsuzluğa Sovyetler Birliği’nde Yaşam” adlı kitabının söyleşisinde konuşan Kavel Alpaslan, Sovyetleri idealleştirip yalnızca geçmişin sınırları içinde düşünmenin hata olacağını belirterek, “Biz her gün tarihi yeniden yazıyoruz” dedi.

Ekim'den Sonsuzluğa Sovyetler Birliği'nde Yaşam söyleşisi: “Sovyet deneyimi bugünün sorunlarına ışık tutuyor”

Fotoğraf: Evrensel

İzmir – Kor Yayın ve Tüm Bel-Sen İzmir 2 No’lu Şube ortaklığıyla Kavel Alpaslan’ın “Ekim’den Sonsuzluğa Sovyetler Birliği’nde Yaşam” adlı kitabının söyleşi ve imza etkinliği düzenlendi. Karşıyaka Belediyesi Bülent Ecevit Çarşı Kültür Merkezi’nde yapılan söyleşinin moderatörlüğünü Diyar Saraçoğlu üstlendi.

Sovyetler Birliği’nde teknoloji alanında ve gündelik hayatta yaşanan gelişmelerin çoğu zaman ya atlandığını ya da kötülendiğini söyleyen Saraçoğlu, Avrupa’da barınma meselesi üzerine mücadeleler sürerken Sovyet deneyiminin önümüze pek çok iyi örnek çıkardığını belirtti. Saraçoğlu, “Bu kitap için bir tarih anlatısından ziyade geleceğe doğru atılmış bir işaret fişeği diyebiliriz” dedi.

“Sovyetlere ilişkin algılar sistematik bir propagandanın sonucu”

Pek çok kişinin zihnindeki Sovyetler Birliği imgesinin Rocky filmindeki Ivan Drago karakteri ya da Red Alert gibi bilgisayar oyunlarıyla yahut Hollywood filmleriyle oluştuğunu söyleyen Alpaslan, “Bütün bunlar sistematik bir anti-komünist propagandanın, sistematik bir saldırının sonucunda yerleşen fikirler” ifadelerini kullandı. Bu propagandayı değerlendirirken hem Sovyetler’de gerçekte ne olduğuna bakmak hem de konuyu bugüne bağlamak gerektiğini belirten Alpaslan, Sovyetler’deki “tek tip yaşam” imgesine karşı bugün dünya genelinde otomobillerin büyük çoğunluğunun beyaz, siyah ya da gri olduğunu hatırlattı.

Konut bir haktı

Sovyet mimarisinin yalnızca tek tip, gri ve depresif yapılardan oluştuğunu öne süren anti propagandaların yanısıra, Sovyetler Birliği’nde konutun, ücretsiz sağlık ve eğitim gibi yurttaşlara tanınan bir hak olduğunu söyleyen Alpaslan, bugün ev sahipliği oranının en yüksek olduğu ülkelerin başında eski sosyalist ülkelerin geldiğini kaydetti. Romanya’da bu oranın yüzde 90’ın üzerinde olduğunu aktaran Alpaslan, “Geçmişte kazanılan hakların kırıntılarının hâlâ farklı biçimlerde kendini gösterdiğini görüyoruz” dedi.

Devrimin ilk yıllarında ortak mutfaklar ve kütüphanelerle kişisel alanın daraltılıp ortak alanın genişletildiğini anlatan Alpaslan, “Herkesin kendi çalışma odası olması yerine bir apartmanın kendi kütüphanesi olması hedefleniyor” dedi.

“15 dakikada bütün ihtiyaçların giderebileceği alanlar amaçlandı”

Mikrorayonların, kent sakinlerinin günlük ihtiyaçlarını yürüyerek karşılayabilecekleri küçük yerleşim birimleri olarak tasarlandığını anlatan Alpaslan, “Amaçlanan şey, o küçük mahallede yaşayan bir insanın 15 dakikalık yürüme mesafesi içerisinde bütün ihtiyaçlarını giderebilmesi” dedi. İlkokul, sağlık ocağı ve alışveriş alanlarının aynı yerleşim içerisinde planlandığını belirten Alpaslan, konut bloklarının ana yollar boyunca oluşturduğu yapıların içeride çocuklar ve yayalar için daha güvenli alanlar yaratmayı hedeflediğini ifade etti.

“Güneş alma hakkı daha eşit dağıtılabiliyordu”

Konutların yerleşim biçimlerinin de belirli toplumsal ihtiyaçlar gözetilerek planlandığını vurgulayan Alpaslan, binaların çapraz konumlandırılmasıyla güneş ışığından daha eşit yararlanılmasının amaçlandığını söyledi. Bu planlama anlayışının toplumsal mülkiyetle ilişkili olduğunu belirten Alpaslan, mülkiyetin toplumsallaşmasının şehir plancılarının kamusal alanları ve konutları ihtiyaçlara göre düzenlemesini kolaylaştırdığını dile getirdi.

Alpaslan, “Bütün mülk toplumsallaştığı zaman mimarların, şehir plancılarının örgütlü bir şekilde kentleri en ideal biçimde tasarlayabildiklerini görüyoruz” diyerek, kamusal alan oluşturma ve konut inşa etme süreçlerinde rant ve mülkiyet engellerinin aşılabilmesinin önemine işaret etti.

Yeşil alanlar ve ekolojik planlama

Sovyet şehir planlamasının yalnızca konut ve ulaşım düzenlemesinden ibaret olmadığını belirten Alpaslan, yerleşim alanlarıyla sanayi bölgeleri arasında oluşturulan yeşil kuşaklara da değindi. Mikrorayonların yeşillendirilmesinin yanı sıra sanayi alanları ile yerleşimler arasında ağaçlandırılmış bölgeler oluşturulduğunu anlattı. Alpaslan, Sovyetlerin yeşil şehircilik alanında dikkat çekici örnekler ortaya koyduğunu söyledi.

“Bugün kendi mahallelerimizi de düşünmeliyiz”

Sovyet şehir planlaması deneyimini bugünün kentleriyle karşılaştıran Alpaslan, İzmir gibi deprem bölgelerinde güvenli yapılara erişimin hayal olduğunu, kiranın gelirin neredeyse tamamını götürdüğünü söyledi. Alpaslan, Türkiye’de plansız yapılaşmanın, dar sokakların ve yetersiz yeşil alanların gündelik yaşamı doğrudan etkilediğini belirtti.

İzmir’deki mahallelerden örnek veren Alpaslan, birbirine çok yakın konutların ve yetersiz kamusal alanların kent sakinlerinin yaşamını sınırladığını ifade etti. Kendi mahallesinde çocukların zamanını caminin birkaç zeytin ağacı olan bahçesinde geçirdiğini anlatan Alpaslan, çocukların güvenli ve yeşil alanlara erişiminin önemine dikkat çekti ve geçmişteki şehircilik deneyimlerinin bugünün barınma, güvenli yapılaşma ve kamusal alan sorunlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Nostalji uyarısı

Konuşmasını toparlarken nostalji tehlikesine dikkat çeken Alpaslan, Sovyetler Birliği’ni idealleştirip yalnızca geçmişin çizdiği sınırlar içinde düşünmenin hata olacağını söyledi. Tarihi olmuş bitmiş olaylar dizisi olarak görmemek gerektiğini kaydeden Alpaslan, “Biz her gün tarihi yeniden yazıyoruz. Sadece biz değil, egemenler de bugünün ihtiyaçlarına göre yazıyor. Bugünün ihtiyaçlarını iyi belirledikten sonra bu mercekle geçmişe baktığımızda nostaljiden de kolaylıkla sıyrılabiliriz” dedi.

“Sovyet örnekleri bugüne güç veriyor”

Söyleşinin sonunda yeniden söz alan Saraçoğlu, bugün bir öğün sağlıklı ve ücretsiz yemek hakkı için mücadele verildiğini hatırlatarak Sovyet deneyiminin hangi talepleri yükseltebileceğimize dair bir rehber gibi okunabileceğini söyledi. Saraçoğlu, “Sovyet deneyimi, örnekleri bize güç veriyor, talep aktarıyor ve fikir veriyor” dedi.

Söyleşi, soru-cevap bölümünün ardından Alpaslan’ın kitaplarını imzaladı.

(Evrensel)

Evrensel'e Abone Ol

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
23.10.2026 14:25

Kredi kartı ve IBAN işlemlerinde dikkat çeken ayrıntı: Hangi durumlarda inceleme yapılabilir?

Kredi kartı harcamaları ile beyan edilen gelir arasındaki fark, bazı durumlarda incelenebiliyor. Başkası adına yapılan ödemeler, banka hesabına gelen düzenli para transferleri ve belgesiz alışverişlerde dikkat edilmesi gereken noktalar neler?

Kredi kartı ve IBAN işlemlerinde dikkat çeken ayrıntı: Hangi durumlarda inceleme yapılabilir?

Fotoğraf: energepic.com/Pexels

23.10.2026 15:06 / Güncelleme: 15:31

Birleşik Kamu-İş: Gıdadaki fiyat artışı ekimde hızlandı, 10 aylık enflasyon yüzde 48,1'e ulaştı

Birleşik Kamu-İş Ar-Ge birimi KAMUAR’ın verilerine göre, halkın en fazla tükettiği gıda maddelerinden oluşan sepet ekimde bir önceki aya göre yüzde 4,7 oranında arttı. Gıdadaki aralıksız artış süresi 77 aya çıktı.

Birleşik Kamu-İş: Gıdadaki fiyat artışı ekimde hızlandı, 10 aylık enflasyon yüzde 48,1'e ulaştı

Fotoğraf: ANKA

23.10.2026 13:36 / Güncelleme: 13:50

'Gıda güvenliği' sınır kapısından döndü

Gıda denetimin şansa bırakıldığını söyleyen GıdaMO Genel Başkanı İ. Uğur Toprak, gıda güvenliğinin ürünün yalnızca ihracat kapısında kontrol edilmesiyle veya sınır iadelerinin ardından yapılan geçici açıklamalarla sağlanamayacağını belirtti.

“Gıda güvenliği” sınır kapısından döndü

Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel

23.10.2026 17:05

ODTÜ’de öğrenciler Fransa’daki gençlik hareketini ve demokratik Türkiye mücadelesini tartıştı

ODTÜ’lü öğrencilerin katılımıyla düzenlenen etkinlikte, Fransa’daki güncel gençlik mücadelesi ile Türkiye’deki demokratik özerk üniversite mücadelesi ele alınırken, hak arayışlarının ve ortak mücadelenin önemine dikkat çekildi.

ODTÜ’de öğrenciler Fransa’daki gençlik hareketini ve demokratik Türkiye mücadelesini tartıştı

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!