DEM Parti’den ‘okullarda artan şiddet ve güvenlik zafiyeti’ için araştırma önergesi
DEM Partili Kezban Konukçu, okullarda ve okul çevrelerinde tırmanan şiddetin araştırılması için TBMM’ye araştırma önergesi verdi. Önergede, “Silahlı saldırılar münferit asayiş vakaları olarak açıklanamaz” denildi.
Fotoğraf: DEM Parti
Okan Evrim
[email protected]
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Türkiye genelindeki kamusal eğitim kurumlarında ve okul çevrelerinde artan şiddet, asayiş sorunları, akran zorbalığı ve güvenlik zafiyetlerinin tüm boyutlarıyla araştırılması amacıyla Türkiye Büyük Millet Meclisine (TBMM) araştırma önergesi sundu.
Anayasa’nın 98’inci, TBMM İçtüzüğü’nün ise 104 ve 105’inci maddeleri uyarınca verilen önergede; okulların çocuklar ve eğitim emekçileri açısından güvenli, nitelikli, laik ve bilimsel yaşam alanları haline getirilmesi için Meclis Araştırma Komisyonu kurulması talep edildi.
“Münferit asayiş vakaları olarak açıklanamaz”
Önergenin gerekçesinde, Millî Eğitim Bakanlığının (MEB) eğitimi dinselleştiren ve tek tipleştiren politikalarının eğitim kurumlarını derin bir krizin içine sürüklediği ifade edildi. Son dönemde tırmanan şiddet vakalarına dikkat çekilen gerekçede; Manisa Turgutlu'da İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önündeki silahlı saldırı, Osmaniye Farabi Anadolu Lisesi bahçesinde öğretmen Mehmet Bilgili’nin katledilmesi, Van’da bir öğrencinin okula silahla gelmesi ve İstanbul Küçükçekmece’de okul tuvaletinde tabanca bulunması gibi örnekler sıralandı.
Söz konusu olayların sadece binanın fiziksel sınırlarıyla açıklanamayacağı vurgulanarak, "Okul kapılarına kadar dayanan ateşli ve kesici silahlı saldırılar ile eğitim ortamlarının içine kadar giren silahlar, münferit asayiş vakaları olarak açıklanamaz" değerlendirmesinde bulunuldu.
“Protokol imzalandı, saldırılar durmadı”
Gerekçede, 21 Eylül 2026’da 7 bakanlık arasında imzalanan Okul Güvenliği Protokolü’ne de değinildi. Protokolün hemen ardından Manisa ve Osmaniye’de okul çevresinde ve bahçesinde silahlı saldırıların yaşandığı hatırlatılarak, oluşturulan güvenlik politikalarının etkinliği ve kurumlar arası koordinasyonun yetersizliği eleştirildi.
Osmaniye Valiliğinin saldırı sonrası yaptığı "eğitimle ilgisi yok, ailevi mesele" açıklamasına da tepki gösterilen gerekçede, şu ifadelere yer verildi:
"Saldırı bir evde ya da sokakta değil, öğrencilerin ders gördüğü sırada bir okulun bahçesinde gerçekleşmiş ve bir eğitim emekçisi yaşamını yitirmiştir. Bir eğitim emekçisinin okul bahçesinde yaşamını yitirmesini 'ailevi mesele' ifadeleriyle açıklamak, alınması gereken güvenlik önlemlerini ve kamu kurumlarının sorumluluğunu tartışmak yerine olayın üzerini örtmeye hizmet etmektedir."
“Polisiye tedbirler kalıcı çözüm sunmuyor”
Eğitimdeki güvenlik krizinin sadece kolluk tedbirleriyle çözülemeyeceği belirtilen önergede; derinleşen yoksulluk, ekonomik eşitsizlik ve çocukların eğitimden kopmasının şiddet kültürünü beslediğine dikkat çekildi. Okul güvenliğinin polis zoruyla veya cezalandırıcı politikalarla sağlanamayacağı vurgulanarak; akran zorbalığı, silaha kolay erişim, rehberlik personeli eksikliği ve yoksulluğun göz ardı edildiği bir sistemde polisiye önlemlerin yetersiz kaldığı ifade edildi.
DEM Parti’den çözüm önerileri
DEM Parti tarafından önergede sıralanan çözüm adımları ise şöyle belirtildi:
- Okullarda çocukların sorunlarını demokratik yollarla çözebileceği Çocuk Meclisleri ve Akran Arabuluculuğu mekanizmaları kurulmalı.
- Her okula yeterli sayıda kadrolu psikolojik danışman, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve sağlık personeli atanmalı.
- Çocukların ve eğitim emekçilerinin güvenliğini tehdit eden sorunlar; ekonomik koşullar, sosyal politikalar, anadilinde eğitim hakkı, rehberlik hizmetleri ve kurumlar arası koordinasyon boyutlarıyla bütünlüklü olarak ele alınmalı.
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et