Reşit Kibar davasının 6. duruşması 2 Ekim'de: 'Sermaye-kamu-siyaset ilişkileri araştırılsın'
Artvin’de yaşam alanlarını savunurken öldürülen Reşit Kibar davasının 6’ncı duruşması öncesi rapor açıklayan Halkevleri; şirket, jandarma, kamu görevlileri ve siyasi bağlantıların araştırılmasını istedi.
Fotoğraf: Evrensel
Ankara — Artvin Cankurtaran’da doğa ve yaşam alanlarını savunurken öldürülen Reşit Kibar’ın davasının 6’ncı duruşması 2 Ekim’de Artvin Ağır Ceza Mahkemesinde görülecek. Duruşma öncesi rapor yayımlayan Halkevleri, raporu basın açıklaması ile kamuoyuyla paylaştı.
Raporda, Kibar’ın öldürülmesine ilişkin yargılamanın yalnızca tetiği çeken kişilerle sınırlı tutulmaması, cinayete giden süreçte şirket, jandarma, Orman Bölge Müdürlüğü ve siyasi aktörlerin rolünün de araştırılması gerektiğini belirtti.
“Jandarma saldırı ihtimalini biliyordu”
Yayımlanan raporda, saldırı öncesinde jandarmanın bölgede yaşanabilecek gerilimden haberdar olduğu vurgulandı. Rapora göre şirket sahibi Yunus Merttürk, saldırıdan bir gün önce jandarma istihbaratına ertesi sabah sahada çalışmaya başlayacaklarını bildirdi. Şirket adına jandarmayla teması ise Reşit Kibarın öldürüldüğü silahın sahibi Fikret Merttürk yürüttü.
Raporda tanık olarak dinlenen dönemin karakol komutanlığı görevini vekâleten yürüten Furkan Yazıcılar’ın anlatımına göre jandarma, olaydan bir gün önce Fikret Merttürk’ü karakola çağırarak güvenlik ekibi isteyip istemediğini sordu. Merttürk ise jandarmanın bölgede görünmesinin olayları büyütebileceğini belirterek ekip istemedi. Yazıcılar, Cankurtaran’ın daha önce toplumsal olayların yaşandığı “çekişmeli” bir bölge olduğunu da ifade etti.
Rapora göre jandarma istihbaratı da olay sabahı bölgedeki hareketliliği kamera sistemi üzerinden takip ediyor, iş makinelerinin bölgeye geldiğini görüyor ve köylü grubunun bölgede bulunduğunu tespit ediyordu.
“Kamu görevlilerinin sorumluluğu aydınlatılsın”
Raporda saldırının hemen sonrasındaki telefon trafiğinin de hukuki inceleme konusu yapılması gerektiği vurgulandı. HTS kayıtlarına göre saldırının yaklaşık 10.07'de gerçekleşmesinin ardından Borçka Orman İşletmesinde proje sürecini yürüten şef Büşra Civelek 10.16.30'da, Orman İşletme Müdürü Hasan Bacoğlu ise 10.20.48'de Fikret Merttürk'ü aradı. Raporda görüşmelerin içeriğinin dosyada bulunmadığı belirtilirken bu telefon trafiğinin araştırılması isteniyor.
Raporda mahkemeden, jandarma, Orman Bölge Müdürlüğü ve Orman İşletmesi başta olmak üzere kamu görevlilerinin sorumluluğunun araştırılması, ardından Kaymakam ve Vali dahil ilgili kamu görevlilerinin sorumluluklarının ortaya çıkarılması talep edildi.
"AKP’li Faruk Çelik'in bağlantıları araştırılsın"
Raporda AKP Artvin Milletvekili Faruk Çelik'in şirketle ve kamu kurumlarıyla ilişkilerinin de araştırılması gerektiği, Çelik'in Orman Bölge Müdürlüğünü arayarak Yunus Merttürk'ün projesinin neden bekletildiğini sorduğu yönündeki iddianın da “HTS kayıtları veya başka deliller üzerinden araştırılması” gerektiği belirtildi.
Kibar'ın kazandığı davalar da raporda vurgulandı
Raporun yayımlandığı açıklamada konuşan Avukat Filiz Orhan cinayetin yalnızca saldırının gerçekleştiği günle sınırlı değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Orhan, cinayet dosyasında sanık olarak yargılanan Muhammet Ustabaş’ın cinayetin hemen öncesinde ve sonrasında Fikret Merttürk’le telefon irtibatının tespit edildiğine dikkat çekti.
Orhan, “Bu cinayet dosyasında fail Muhammet Ustabaşın da cinayetin hemen öncesinde ve sonrasında yine Fikret Merttürk'le telefon irtibatları olduğu tespit edildi. Aynı zamanda bu mesire alanı projesini taşere eden Gençlik İnşaat da 2016 yılında karşımıza çıkıyor. Burada Gençlik İnşaat'ın, Eşref Mertürk'ün tanıtım projesiyle başvurmuş olduğu anadesit ocağı ve kırma eleme felsizliği projesine karşı dava açan kişilerden biri Reşit Kibardı. Bu mücadele süreci 2016'da aslında Reşit'in hem hukuki mücadelesi hem de etkin bir şekliyle çevre mücadelesinin içerisinde olduğunu da bize gösteriyor” ifadelerini kullandı.
Açıklamada söz alan Halkevleri Genel Başkanı Linda Sevinç Hocaoğulları davada yalnızca tetiği çekenlerin yargılanmasının adaletin sağlanması için yeterli olmayacağını vurgulayarak “Gerçek adaletin sağlanması için bu süreçte parmağı olan herkesin yargılanması gerektiğini, sermaye kesimlerinin de yargılanması gerektiğini söyledik. Ama ne yazık herhangi bir araştırması olmadı. İşin kötüsü aslında bir soruşturma veya bir yargılama da olmadı. Burada sermaye ile siyasetçilerin ve bürokrasinin bağlarının tartışılmaz olduğunu, bunun soruşturulması gerektiğini söylüyoruz” vurgusu yaptı.
Açıklamada 2 Ekim’deki duruşmada cinayetin tüm bağlantılarının ve kamu görevlilerinin sorumluluğunun ortaya çıkarılmasını, şirket-kamu-siyaset ilişkilerinin araştırılmasını ve tüm sorumluların yargılanması çağrısı yinelendi.
(Evrensel)Evrensel 31 yaşında!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et