13.09.2026 10:39

Yılmaz Güney ölümünün 42'nci yılında Beyoğlu'nda anıldı

Yılmaz Güney, ölümünün 42. yılında Atlas Sineması’nda düzenlenen etkinlikle anıldı. Yüzlerce kişinin katıldığı etkinlikte Fatoş Güney, Nur Sürer, Yüksel Aksu ve Necmettin Çobanoğlu Yılmaz Güney’in sineması üzerine konuştu.

Yılmaz Güney ölümünün 42'nci yılında Beyoğlu'nda anıldı

Merve Tur
[email protected]


Yılmaz Güney, ölümünün 42. yılında İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Atlas Sineması’nda düzenlenen etkinlikle anıldı. Yüzlerce kişinin katıldığı etkinlikte salon doldu.

Etkinlik, Güney Dergisi adına yapılan konuşmayla başladı. Konuşmada Yılmaz Güney’in arkadaşları, sevenleri, dostları ve yoldaşları selamlanırken, Güney’e yönelik saldırılara da değinildi. Yılmaz Güney’in ölümünün üzerinden 42 yıl geçmesine rağmen Türkiye halklarının bilincinde ve yüreğinde yaşamaya devam ettiği ifade edilen konuşmada, Güney’in Türkiye sinemasında yeni bir anlayışın oluşmasındaki rolüne ve dünya sinemasındaki etkisine dikkat çekildi.

Konuşmada, Yılmaz Güney’in yaşamı boyunca kendisine yönelen saldırıların ölümünden sonra da devam ettiği belirtilerek, Güney hakkında yapılan suçlamalar ve eserlerinin tanınmasının engellenmesine yönelik tutumlar eleştirildi. Yılmaz Güney’in Türkiye sinemasındaki konumunun yanı sıra dünya sinemasındaki etkisinin de vurgulandığı konuşmada, Güney’in sanat anlayışının yeni sinemacılar üzerindeki etkisine değinildi.

Güney’in sineması ve mirası konuşuldu

Yılmaz Güney’i anmanın onun bıraktığı mirası bugünün koşullarında anlamak ve ileriye taşımak anlamına geldiği belirtilen konuşmada, Güney’in sanatından, düşüncelerinden ve yaşamından öğrenmenin yanı sıra eksik ve hataların aşılması gerektiği ifade edildi. Güney Dergisi’nin kültür, sanat ve edebiyat alanında işçi sınıfı ve ezilenlerin sanat çalışmalarına alan açmayı, Yılmaz Güney’in sanatını ve düşüncelerini yaşatmayı ve yeni sanatçılara, şairlere, yazarlara ve aydınlara bir kürsü olmayı amaçladığı belirtildi.

Güney Dergisi adına yapılan konuşmanın ardından Hasan Erkul’un yönlendirdiği söyleşi gerçekleştirildi. Fatoş Güney, Nur Sürer, Yüksel Aksu ve Necmettin Çobanoğlu’nun katıldığı söyleşide Yılmaz Güney’in yaşamı ve sineması üzerine konuşuldu.

“Yılmaz Güney çok yönlü bir aydındı”

Fatoş Güney, konuşmasında Arkadaş filminin çekimleri ve filmin içeriği hakkında bilgi verdi. Yılmaz Güney’in yalnızca film yapan bir sinemacı olmadığını belirten Güney, onun yaşadıklarıyla dönüşen ve Türkiye’nin siyasal, kültürel ve sinemasal dilini de etkileyen çok yönlü bir aydın olduğunu söyledi.

Cezaevinin Yılmaz Güney’in sinemayla bağını kesmediğini belirten Fatoş Güney, Güney’in cezaevinde filmlerini ve senaryolarını oluşturduğunu, dışarıdaki ekipleri yönlendirdiğini ve eserlerinin dünyaya ulaştığını anlattı.

Fatoş Güney, Yılmaz Güney’in sinemasını Türkiye’nin sosyal ve siyasal gerçekliğine yönelttiğini belirterek filmlerinde yoksulluğu, sınıfsal çelişkileri, köylüleri, işçileri, tarım işçilerini, göçerleri, kadınları ve ezilenleri ele aldığını söyledi. Sinemanın yanı sıra yazılarıyla da düşüncelerini aktardığını belirten Güney, dışarıdaki arkadaşları aracılığıyla çıkardığı Güney dergisi nedeniyle hakkında yılları bulan cezalar istendiğini ifade etti.

Fatoş Güney, Yılmaz Güney’e yönelik “savcı katili”, “vatan haini”, “bölücü” ve “kadın düşmanı” suçlamalarına da değindi. Güney’in eserlerinde kadının toplumdaki yerini sorguladığını belirten Fatoş Güney, Arkadaş filmindeki kadın karakter üzerinden değerlendirmelerde bulundu. Kürt meselesine ilişkin de konuşan Güney, geçmişte “bölücülük” olarak yaftalanan meselenin bugün ülkenin gündemlerinden biri olduğunu söyledi.

Yılmaz Güney’e yönelik “katil” yaftasının hangi koşullarda ortaya çıktığına ilişkin Yumurtalık Dosyası’nın yeniden gündeme getirildiğini belirten Fatoş Güney, dosyanın medya ile de paylaşıldığını söyledi. Güney, Yılmaz Güney’in filmlerinin yakılması, yok edilmesi ve yeni kuşakların filmleri tanımasının engellenmesine yönelik uygulamaları da eleştirdi.

Yılmaz Güney sinemasının uluslararası etkisi

Yüksel Aksu ise Yılmaz Güney sinemasıyla üniversite döneminde tanıştığını ve tezini Yılmaz Güney sineması üzerine yaptığını anlattı. Aksu, Yılmaz Güney sinemasının uluslararası etkisine dikkat çekerek Güney’in kullandığı bazı tekniklerin kendisinden 20-25 yıl sonra da kullanıldığını söyledi. Arkadaş filmindeki resim karesi dondurma tekniğini buna örnek olarak gösterdi.

Dünya sinema tarihinde yer alan yönetmenlerin Yılmaz Güney hakkındaki değerlendirmelerine de değinen Aksu, Babel filminin yönetmeni Alejandro González Iñárritu’nun Yılmaz Güney’in Yol filminden etkilenerek sinema yapmaya karar verdiğini anlattığını belirtti.

Arkadaş filmine yönelik “slogancı” eleştirilere katılmadığını belirten Aksu, filmin yapıldığı dönemde bu anlayışın yaygın olduğunu ve Arkadaş filminin Yılmaz Güney’in kullandığı slogancılığın azaltılmış hali olduğunu söyledi.

Yılmaz Güney’e yönelik bilgi eksikliğine dikkat çekildi

Nur Sürer, etkinlikte salonun dolu olmasına dikkat ederek Yılmaz Güney’e yönelik ilginin devam ettiğini belirtti. Farklı üniversitelerde ve çeşitli yerlerde söyleşilere katıldıklarını anlatan Sürer, bu etkinliklerde sorulan sorular ve Yılmaz Güney’e yöneltilen suçlamalar üzerinden sanatçı hakkında bilgi eksikliği bulunduğunu gördüklerini söyledi.

Yılmaz Güney sinemasının dönüm noktasının Umut filmi olduğunu belirten Sürer, Güney’in bu filmden önce yaptığı filmlerde de yoksul, ezilen ve mağdur olanı koruyan bir yaklaşım bulunduğunu ifade etti. Sürer, Yılmaz Güney ile çalışma isteği olduğunu ancak Güney’in cezaevinde olması nedeniyle bu fırsatı bulamadığını anlattı.

12 Eylül’ün sanat ve sinema üzerindeki etkisi

Necmettin Çobanoğlu da konuşmasında 12 Eylül’ün sanatçılar ve sinema üzerindeki etkisine değindi. Beyoğlu’nda Uğur Filmcilik’te çalıştığı dönemde Yılmaz Güney’in Mahir Çayan, Deniz Gezmiş ve Ömer Ayna ile bir araya geldiğine şahit olduğunu anlattı.

Çobanoğlu, Arkadaş filminde başka bir projede çalıştığı için rol alamadığını, ancak filmde oynamayı istediğini söyledi. Yılmaz Güney ile oynadığı filmlerdeki çalışmalarından söz eden Çobanoğlu, Sürü filminde birlikte çalıştıklarını anlattı.

Yılmaz Güney’in cezaevinde bulunduğu dönemde mahkumlar tarafından sevildiğini ve çıkmasını istemediklerini belirten Çobanoğlu, cezaevinde bulunduğu dönemde Güney ile birlikte çalışma fırsatı bulamadığını söyledi.

Anma Arkadaş filminin gösterimiyle sona erdi

Söyleşinin sonunda salondaki izleyiciler Yılmaz Güney’i ayakta alkışladı.

Söyleşinin ardından Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı, yönettiği ve oynadığı Arkadaş filmi gösterildi. Filmde toplumun yozlaşmış ilişkileri ve burjuva ahlakı ele alınıyor.

Etkinlik, Arkadaş filminin gösteriminin ardından sona erdi.

Evrensel 31 yaşında!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
13.09.2026 07:05

Meteoroloji'den uyarı: İstanbul dahil 7 ilde sağanak bekleniyor

Meteoroloji'nin son değerlendirmelerine göre İstanbul, Kırklareli, Çankırı, Bolu, Düzce, Zonguldak ve Van'da gök gürültülü sağanak yağış bekleniyor. Hava sıcaklıklarının ise ülke genelinde mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi öngörülüyor.

Meteoroloji'den uyarı: İstanbul dahil 7 ilde sağanak bekleniyor

Fotoğraf: ANKA

13.09.2026 00:25

Odadaki Fil: Göçmen karşıtlığının arkasındaki ekonomik gerçekler ne?

Göçmen karşıtı söylemde odadaki fil neoliberalizmdir. Göçmenler kemer sıkma politikaları ve borçlarla zaten tahrip olmuş toplumlara gelirler.

Odadaki Fil: Göçmen karşıtlığının arkasındaki ekonomik gerçekler ne?

Fotoğraf: Tangopaso/Wikimedia Commons

13.09.2026 00:30

Oyuncu Pınar Yıldırım anlattı: 'Sanatçı olmak işçi olmadığımız anlamına gelmiyor'

Oyuncu Pınar Yıldırım ile 16 saati bulan mesaileri, bağımsız sahnelerin hayatta kalma savaşını, cinsiyet temelli ücret eşitsizliğini ve kültür-sanat alanında görünmeyen binlerce emekçinin çalışma koşullarını konuştuk.

Oyuncu Pınar Yıldırım anlattı: "Sanatçı olmak işçi olmadığımız anlamına gelmiyor"

Fotoğraf: Unsplash

13.09.2026 09:29 / Güncelleme: 10:37

Melih Gökçek'ten Bülent Arınç'a yazılı yanıt

Melih Gökçek, Ahmet Davutoğlu'nun oğlunun nikahında kendisini eleştiren ve Davutoğlu'nu öven Bülent Arınç'a sosyal medya hesabından sert sözlerle yanıt verdi.

Melih Gökçek'ten Bülent Arınç'a yazılı yanıt

Fotoğraf: Fereidoon Ghorbani/Wikimedia Commons CC BY 4.0

13.09.2026 01:00

İZENERJİ’de işten çıkarılan işçi intihar girişiminde bulundu: 'Evime gidemiyorum'

Sağlık raporları gerekçe gösterilerek İZENERJİ’den çıkarılan 79 işçiden biri, yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çekerek İzmir Valiliği önünde intihar girişiminde bulundu. İşçi, “Ben evime gidemiyorum” dedi.

İZENERJİ’de işten çıkarılan işçi intihar girişiminde bulundu: “Evime gidemiyorum”

Fotoğraf: DHA

13.09.2026 00:13

Yeni dünya haritasını milyarderler çizdirdi: Afrika neden ‘büyüdü’?

BM’nin onayladığı yeni harita, "bilişsel adalet" iddiasıyla sunulurken arkasında sermaye ağları yatıyor. Afrika’nın risk primini düşürmeyi amaçlayan kampanya, Türkiye dahil aktörlerin kıtadaki askeri ve hammadde yayılmasını perdeleyen bir vitrin.

Yeni dünya haritasını milyarderler çizdirdi: Afrika neden ‘büyüdü’?

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!