06.09.2026 00:15

Yunanistan- İsrail anlaşmasında Türkiye faktörü: ‘Yeni çatışmalara zemin hazırlayacak’

Konuştuğumuz Yunanistan Komünist Kurtuluş Örgütü Politbüro Üyesi Olivia Tziouvara, Yunanistan-İsrail arasındaki anlaşmanın Doğu Akdeniz'de daha geniş bir siyasi, askeri ve ekonomik uyumun parçası olduğunu ifade ediyor.

Yunanistan- İsrail anlaşmasında Türkiye faktörü: ‘Yeni çatışmalara zemin hazırlayacak’

Ela Ava
[email protected]


31 Ağustos’ta İsrail ile Yunanistan arasında yaklaşık 3 milyar avroluk hava savunma anlaşması imzalandı. “Aşil Kalkanı” olarak adlandırılan sistem kapsamında İsrail yapımı hava savunma ve füze sistemlerinin yanı sıra radar ve komuta-kontrol altyapısının Yunanistan’a aktarılması planlanıyor.

Yunanistan’ın 2036’ya kadar yaklaşık 28 milyar avroluk savunma yatırımı planlaması da bu eğilimin boyutunu gösteriyor. Bir tarafta kamu kaynakları silah sistemlerine aktarılırken, diğer tarafta bölgede enerji ve güvenlik politikaları giderek daha fazla askeri mantıkla şekilleniyor.

Türkiye ve Yunanistan arasındaki ilişkiler, Ege Denizi ve Doğu Akdeniz merkezli köklü egemenlik ihtilafları ile derinleşen ekonomik ve askeri rekabet unsurları üzerinde şekilleniyor. Tartışmada geri sararsak 2010'ların başından itibaren Kıbrıs, Mısır ve İsrail açıklarında keşfedilen doğalgaz yatakları, Ege'deki kıta sahanlığı ihtilafını derinleştirdi.

Türkiye ise Yunanistan'ın Sevilla Haritası üzerinden savunduğu kendi sismik araştırma gemileriyle fiili sondaj faaliyetlerine başladı ve 2019'da Libya ile bir münhasır ekonomik bölge (MEB) anlaşması imzaladı. Bu süreç inişli çıkışlı gerilimlerle ve pay kapma çekişmeleri ile devam etti. Şimdi ise Trump’ın da başını çektiği yeni emperyalist paylaşım ve rekabet ortamında Ege’de çeşitli bağımlı kapitalist ülkeler arasında çekişmenin bir ayağı oluyor.

Yunanistan Komünist Kurtuluş Örgütü Politbüro Üyesi Olivia Tziouvara ile İsrail- Yunanistan anlaşmasının ne anlama geldiğini konuştuk.

Anlaşmanın detayları neyi ortaya koyuyor?

Anlaşma sadece Yunanistan ile İsrail arasında savunma amaçlı bir düzenleme olarak görülmemelidir. Bu durum, Doğu Akdeniz'de daha geniş bir siyasi, askeri ve ekonomik uyumun parçasıdır; burada Yunanistan kendini giderek İsrail, Kıbrıs ve Mısır'ın yanında konumlandırıyor, aynı zamanda ABD ve NATO'nun özellikle yakın bir ortağı olarak hareket ediyor. Bu uyum, Yunanistan ile Türkiye arasında Ege ve Doğu Akdeniz'deki deniz yetki alanları, enerji kaynakları ve stratejik rotalar üzerinde giderek şiddetlenen rekabetle doğrudan bağlantılıdır.

Bizim görüşümüze göre, "koruma" dili çok daha geniş bir stratejik ajandayı gizliyor. Jeopolitik rekabetin ardında, enerji kaynaklarını, ticari yolları ve altyapıyı kimin kontrol edip sömüreceği ve büyük çok uluslu enerji şirketleriyle kimin anlaşma güvencesi sağlayacağı konusunda çakışan çıkarlar bulunuyor.

Yunanistan, AB üyeliği ile İsrail ve Amerika Birleşik Devletleri ile olan ittifakı aracılığıyla daha büyük bir jeopolitik etki peşindeyken, Türkiye kendi bölgesel stratejisini izliyor.

Dolayısıyla diğer AB hükümetlerinin bu anlaşmayı öncelikle kendi stratejik ve ekonomik çıkarları doğrultusunda değerlendirmesi muhtemeldir. Ancak bu tür bir askeri anlaşmanın otomatik olarak daha büyük bir güvenlik yaratacağı varsayılmamalıdır. Aksine, bölgesel rekabetleri derinleştirebilir ve savaşı tırmandırma tehlikesini artırabilir.

Özellikle Türkiye ve İran'a karşı "koruma" diye gerekçelendirilen bu anlaşmanın gerçekten mahiyeti nedir? Türkiye-İsrail arasındaki fay hattının mahiyeti ne?

Türkiye ve İran doğrudan güvenlik tehditleri olarak sunuluyor ancak bunun hikayenin tamamını anlattığına inanmıyorum. Yunan-İsrail stratejik ilişkisi, ABD, NATO ve rakip bölgesel güçleri içeren çok daha geniş bir çatışma sarmalı içinde gelişmiştir. Özellikle Türkiye ile İsrail arasındaki, Suriye ve Doğu Akdeniz genelindeki nüfuz mücadelesi de dahil olmak üzere yaşanan rekabet, uzun soluklu Türk-Yunan anlaşmazlığıyla kesişmektedir. Dolayısıyla Yunanistan'ın İsrail ile daha yakın bir çizgiye gelmesi, ülkeyi kendi acil savunma ihtiyaçlarının çok ötesindeki çatışmaların bir parçası haline getirme riski taşımaktadır.

Bu iş birliğinin tamamen savunma amaçlı olarak sunulmasında da önemli bir çelişki vardır. Yunanistan, Türkiye ve İsrail, farklı şekillerde de olsa bölgedeki ABD stratejik çerçevesine bağlıdır. Askeri iş birliği ve silah sistemleri, bunları sağlayan ittifakların daha geniş stratejik hedeflerinden ayrı düşünülemez.

Dahası, Yunanistan'ın ABD ve İsrail ile birlikte İran'la yaşanan çatışmaya dahil olması, Yunanistan'ın bir hedef haline gelme riskini kendi başına artırabilir. Maliyetli bir füze savunma sisteminin mutlak güvenliği garanti edebileceği fikrinin kendisi bu yüzden sorgulanmalıdır. Askeri bloklar ve hızlandırılmış silah programları, çatışmayı önlemekten ziyade bir krizin veya "fokurdayan kazanın" çok daha tehlikeli hale geleceği bir ortama zemin hazırlayabilir.

Yunanistan halkı bu anlaşmadan nasıl etkilenecek?

Sıradan insanlar için ana sonuçların artan askeri harcamalar, bölgesel çatışmalara daha derin bir şekilde dahil olma ve jeopolitik tırmanmanın sonuçlarına daha fazla maruz kalma olması muhtemeldir. Bu politikaların maliyeti nihayetinde işçilere ve düşük gelirli hanelere çıkarken, enerji projeleri, çıkarım ve taşıma rotalarıyla bağlantılı ekonomik çıkarlar öncelikli olarak büyük iş çevreleri tarafından takip edilmektedir.

Aynı zamanda, İsrail ile daha yakın askeri iş birliği, özellikle İsrail'in Gazze'deki tutumu göz önüne alındığında, ciddi bir siyasi ve ahlaki maliyet taşımaktadır. Daha fazla silahın ve daha güçlü ittifakların mutlaka daha fazla güvenlik anlamına geldiği fikrini kabul etmek yerine, Yunan toplumunun kalıcı militarizasyon ve savaşa hazırlık mantığını sorgulaması gerekir. Yunan ve Türk işçilerinin çıkarları temelden zıt değildir: her iki halk da savaştan kaçınmak ve egemen sınıfların sınırlar, enerji kaynakları ve bölgesel nüfuz üzerindeki rekabetini reddetmek konusunda ortak bir çıkara sahiptir.

Evrensel seninle güçlü!

31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🚫
Reklamsız Deneyim Reklamlara takılmadan sadece habere odaklan.
ABONE OL Zaten abone misin? Giriş Yap

Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi

İndir, Oku, Dinle...

📰
E-Gazete Her gün basılı gazeteyi dijital olarak oku...
🔊
Sesli Yazılar Köşe yazılarımızı sesli olarak dinle...
🔑
Şifresiz Giriş İmkanı E-posta adresinle şifresiz giriş yapabilirsin.
05.09.2026 18:25 / Güncelleme: 21:22

Zayıflama iğneleri tehlikeli mi? Bilim ne diyor, sağlıkçılar ne öneriyor?

Zayıflama iğneleriyle ilgili bilimsel çalışmalar etkili olduklarını gösterirken, ciddi yan etkiler ve yanlış kullanım riskleri de bulunuyor. İlaçların hekim değerlendirmesi ve yaşam tarzı değişiklikleriyle birlikte kullanılmasının ise önemi büyük.

Zayıflama iğneleri tehlikeli mi? Bilim ne diyor, sağlıkçılar ne öneriyor?

Fotoğraf: Andres Ayrton/Pexels

05.09.2026 16:31 / Güncelleme: 18:00

Sarız'ın köyleri hizmet bekliyor: Göç, yoksulluk ve üretimsizlik büyüyor

Kayseri'nin Sarız ilçesinde köyler mahalle statüsüne geçirilmesine rağmen kamu hizmetlerinden yararlanamıyor. Ulaşım, yol, içme suyu, eğitim ve sağlık hizmetlerindeki yetersizlikler köylerde yaşamı zorlaştırırken köylüler sorunlarına çözüm istiyor.

Sarız'ın köyleri hizmet bekliyor: Göç, yoksulluk ve üretimsizlik büyüyor

Fotoğraf: Evrensel

05.09.2026 16:48

Z kuşağı yalnızlaşıyor: Her 20 gençten biri yakın arkadaşsız

İngiltere'de yayımlanan yeni bir rapor, gençler arasında yalnızlığın son 10 yılda çarpıcı biçimde arttığını ortaya koydu. Her 20 gençten biri yakın arkadaşının olmadığını söylerken, bu oranın 2014'e göre beş kat arttığı belirtildi.

Z kuşağı yalnızlaşıyor: Her 20 gençten biri yakın arkadaşsız

Fotoğraf: Nben54/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0

05.09.2026 21:30 / Güncelleme: 21:31

Soma’da orman yangını kontrol altına alındı

Soma’da çıkan orman yangını kontrol altına alınırken, yangın nedeniyle trafiğe kapatılan İstanbul-İzmir Otoyolu’nun bir bölümü yeniden ulaşıma açıldı.

Soma’da orman yangını kontrol altına alındı
05.09.2026 11:51

DEM Parti'li Öznur Bartın, Hakkari'de 9 okulun yıkılma kararı ile ilgili sorunları Meclis gündemine getirdi

DEM Parti'li Öznur Bartın, Hakkari'de depreme dayanaksız olmadığı gerekçesiyle 9 okul hakkında yıkım kararı alınması nedeniyle yapılan okul birleştirmelerinin yaratacağı sorunları Meclis gündemine getirdi

DEM Parti'li Öznur Bartın, Hakkari'de 9 okulun yıkılma kararı ile ilgili sorunları Meclis gündemine getirdi

Fotoğraf: DEM Parti

Evrensel'i Takip Et

Bildirimleri aç

Bildirimler

Önemli haberlerden ve gelişmelerden haberdar olmak ister misiniz?

✓ Bildirimler başarıyla açıldı!