Z kuşağı yalnızlaşıyor: Her 20 gençten biri yakın arkadaşsız
İngiltere'de yayımlanan yeni bir rapor, gençler arasında yalnızlığın son 10 yılda çarpıcı biçimde arttığını ortaya koydu. Her 20 gençten biri yakın arkadaşının olmadığını söylerken, bu oranın 2014'e göre beş kat arttığı belirtildi.
Fotoğraf: Nben54/Wikimedia Commons CC BY-SA 4.0
İngiltere’de Kamu Politikaları Araştırma Enstitüsü’nün (IPPR) yayımladığı “En Yalnız Kuşak” başlıklı rapor, gençler arasındaki yalnızlığın giderek derinleştiğini ortaya koydu.
Rapora göre her 20 gençten biri hiç yakın arkadaşı olmadığını söylüyor. Yakın arkadaşı bulunmayan gençlerin oranının 2014 yılına kıyasla beş kat arttığı belirtiliyor.
Araştırmada yalnızlığın yalnızca bireysel tercihler veya sosyal becerilerle açıklanamayacağı, gençlerin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal koşulların da bu tablo üzerinde belirleyici olduğu vurgulanıyor.
“Yetişkinliğe geçiş” sekteye uğruyor
IPPR, gençlerin bağımsız bir yetişkin yaşamı kurmasının önündeki ekonomik engellerin giderek büyüdüğüne dikkat çekiyor.
Rapora göre Z kuşağının önemli bir bölümü konut satın alamıyor, güvenceli ve anlamlı bir iş bulmakta ya da eğitim olanaklarına erişmekte zorlanıyor.
Bu durum raporda “arafta kalmak” olarak tanımlanıyor. Gençler, çocukluk dönemini geride bırakmalarına rağmen ekonomik ve toplumsal koşullar nedeniyle yetişkin yaşamına geçemediklerini hissediyor.
Konut fiyatlarının ve yaşam maliyetlerinin yükselmesi, istikrarlı istihdam olanaklarının azalması ve eğitim maliyetlerinin artması, gençlerin bağımsız bir yaşam kurmasını zorlaştıran başlıca faktörler arasında gösteriliyor.
Ekonomik güvencesizlik yalnızlığı büyütüyor
Raporda gençlerin yalnızlaşmasının arkasındaki nedenler arasında neoliberal politikalar, ekonomik eşitsizlikler ve toplumsal dayanışmanın zayıflaması da gösteriliyor.
IPPR, “iyi bir ergenlik döneminin temellerinin aşındığını” savunurken, gençlerin sosyal çevreler oluşturabileceği kamusal ve toplumsal alanların zayıflamasına dikkat çekiyor.
Ekonomik sıkıntılar nedeniyle gençlerin eğitim, iş ve barınma alanlarında yaşadığı belirsizliklerin sosyal ilişkiler üzerinde de baskı yarattığı belirtiliyor.
Sosyal medya yalnızlığın yerini dolduramıyor
Raporda TikTok gibi sosyal medya platformlarının yaygınlaşmasının da gençlerin yalnızlaşmasının arttığı dönemle çakıştığına dikkat çekiliyor.
Yalnız kalan gençlerin önemli bir bölümünün uzun süre olumsuz içerikler tükettiği ve bunun giderek günlük bir alışkanlığa dönüştüğü belirtiliyor.
Sosyal medyanın gerçek sosyal ilişkilerin yerini doldurmak yerine bazı durumlarda yetersizlik, dışlanmışlık ve yalnızlık duygularını daha da güçlendirebildiği ifade ediliyor.
Sorun bireyde değil, yaşam koşullarında
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, gençlerin yalnızlığının yalnızca bireysel tercihler veya sosyal medya kullanımı üzerinden açıklanamayacağını gösteriyor.
Konut edinmenin giderek zorlaşması, güvencesiz çalışma, eğitim ve iş olanaklarına erişimdeki sorunlar ve toplumsal dayanışma alanlarının daralması, gençlerin hem ekonomik hem de sosyal açıdan geleceğe ilişkin güvenini zayıflatıyor.
Raporda ortaya çıkan tablo, Z kuşağının yalnızlığının bireysel bir “sosyal beceri” sorunu olmaktan çok, gençlerin nasıl bir ekonomik ve toplumsal düzen içinde yaşamaya zorlandığıyla bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.
(Haber Merkezi)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et