Menemen Doğaköy'den köylüler: TOKİ Projesi’ni durdurun
Menemen Doğaköy’de 1. derece arkeolojik sit alanı, tarım arazisi ve mera alanında yapımı başlayan TOKİ projesinin davasında Bilirkişi Raporu’nun köylülerin iddialarını kanıtlanmasının ardından, “yürütmeyi durdurma talebi" yinelendi.
Fotoğraf: Ramis Sağlam
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir-Menemen Doğaköy (Doğa mahallesi) kırsal yerleşim alanında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılmak istenen, TOKİ projesine karşı “ÇED Olumlu Kararı” iptal davasında Bilirkişi Heyeti keşif ve incelemelerinin ardından köylüler “Yürütmeyi Durdurma” talebiyle İzmir 5'inci İdare Mahkemesi Başkanlığı’na başvurdu.
Mahkeme tarafından belirlenen Bilirkişi Heyetinin 25 Harizan 2026 tarihinde yaptığı keşif sonrası verilen Bilirkişi Raporuyla dava dilekçesindeki iddialarının kanıtlanmış olduğu belirtilen 47 köylü adına 17 avukat tarafından başvuru dilekçesi verildi. Doğaköy Muhtarı Nevim Sevinç ile son gelişmeleri konuştuk.
"İddialarımız bilirkişi raporuyla kanıtlandı"
Yedi kişilik bilirkişi heyetinde, dava konusu “ÇED Olumlu” kararının uygun olmadığı yönünde 6 uzmanlık alanından ayrıntılı değerlendirmenin yer aldığı raporda tek “uygun” görüşü Ziraat Mühendisi uzmanı bilirkişi tarafından verildi.
Ziraat Mühendisinin "uygundur" görüşü, sonucu değiştirmemekle birlikte bu tespite dilekçede itiraz edilerek, “Doğa Mahallesi ve proje alanına yakın diğer kırsal yerleşimlerde yoğun tarım ve hayvancılık yapılmaktadır. Gediz nehri ve Sit korumasındaki Gediz Büyük ovası bu kırsal yerleşimlerle içiçedir. Koruma altında olan bu tarımsal alanlar, çok yakınlarındaki 20 bin kişilik bir iskan faaliyeti için girişilen yüksek yapılaşmanın tehdidi altındadır. Proje alanında gece gündüz yoğun patlayıcı kullanılarak büyük bir alan yapılaşmayla doğal özelliklerini tamamen kaybederken, toz duman yamaç aşağı tarım alanlarına çökmektedir” ifadeleri yer aldı.
Fotoğraf: Ramis Sağlam
Dere yataklarında binalar yükseliyor
Yine proje alanında mevcut dereler yok edilerek binalar yapılmaya devam ediyor. Bu durum, bilirkişi raporunda flora uzmanı tarafından fotoğraflanarak belgelenmiş, rapora da yansımıştı.
Yağışlarla birlikte yamaçlardaki bu tahribatın sonucu olarak aşağıdaki tarım alanlarında sel ve taşkın tehlikesine dikkat çekilen başvuruda, Jeoloji mühendisi bilirkişinin bu tehlikeyi raporladığı, Ziraat Mühendisi bilirkişinin bu hususlarda değerlendirme yapmamış olmasının kabul edilemez olduğu ifade edildi. Doğa mahallesi ve yakındaki kırsal yerleşimlerdeki hayvan varlığının İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından da kayıt altına alındığı vurgulandı.
Fotoğraf: Ramis Sağlam
Ziraat Mühendisi bilirkişinin görüşü yetersiz
Ziraat Mühendisi bilirkişinin görüşünün yetersiz olduğu ifade edilen başvuruda, “Diğer bilirkişilerin ayrıntılı raporlarıyla tamamlandığından ziraat mühendisi uzman kişisinin görüşü önemini yitirmiştir. Sonuç olarak özetle; dava konusu faaliyet nedeniyle çevre kirliliği, flora fauna-habitat kaybı, taşkın- sel- heyelan tehlikesi, arkeolojik sit alanların tahribi, trafik yükü, dere ve su alanlarının kaybı, meraların yok olması, depremsellik tehlikesi ayrıntılı olarak raporlanmıştır. Şehir ve Bölge Planlama uzmanı bilirkişi de projenin kamu yararına olmadığını ayrıntılı gerekçelendirmiştir” uyarısı yapıldı.
Fotoğraf: Bilirkişi Raporu
“Hayvanlarımızı otlattığımız alanda binalar yükseliyor”
Küçükbaş hayvanlarını, proje alanı ve çevresindeki merada otlattıklarını belirten Doğaköy Muhtarı Nevim Sevinç, “Davalık alanda binaların yükselmesinin ardından şimdi durum değişti. Ziraat mühendisi alanın mera olmadığını söylemiş, 30 Temmuz 2026 tarihli Mera Komisyonu kararıyla meradan çıkartılmış olmasını dikkate alma gereği duymamıştır. Projeyi uygun hale getirmek için verilen bu karar bir merayı ve oradaki hayvancılığı yok etmiştir. Bilirkişi, keşif günü alanda otlayan hayvanların fotoğrafını paylaşırken kendisiyle çelişmektedir. Çevrede alternatif otlayacak alanlar var derken, bir meslek uzmanı olarak 20 bin 000 kişilik iskanla bu hayvanların apartmanlar arasında yaşam alanı bulabileceğini nasıl düşünebildiği anlaşılamamaktadır” itirazında bulundu.
Proje daha şimdiden tehlike saçmaya başladı
Proje alanında şimdiden telafisi mümkün olmayan zararlar meydana geldiğini belirten Sevinç, “Davayı açtığımız 06.03.2026 tarihinden bu yana ‘yürütmenin durdurulması’nı talep ediyoruz. Davamıza rağmen başlayıp sürdürülen inşaat çalışmalarıyla telafisi mümkün olmayan zararlar katlanarak artıyor. Yöre halkı her gün can ve mal kaybı endişesi yaşamaktadır. 27 ve 29 Temmuz tarihlerinde proje alanı çevresindeki büyük yangın buna bir örnektir” diyerek, projenin durdurulması taleplerini yineledi.
Menemen Doğa köylülerin itirazları
- TOKİ Konut Proje inşaatı başladıktan sonra alanın Mera Komisyonunun 30 Temmuz 2026 tarihli kararıyla meradan çıkartılmış olması Ziraat Mühendisi uzmanı tarafından dikkate alınmamıştır.
- Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 27 ve 29 Temmuz tarihlerinde proje alanı çevresinde çıkan büyük yangının şantiye alanından çıktığı iddiaları bile tehlikenin boyutunu gözler önüne seriyor.
- İnşaat faaliyetleri nedeniyle çevre kirliliği, flora fauna-habitat kaybı, taşkın- sel- heyelan tehlikesi, arkeolojik sit alanların tahribi, trafik yükü, dere ve su alanlarının kaybı, meraların yok olması, depremsellik tehlikesi dikkate alınmalıdır.
Evrensel seninle güçlü!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et