Menemen Doğaköy'deki TOKİ projesine bilirkişi raporu: 'ÇED olumlu kararı uygun değil'
Birinci derece arkeolojik sit alanı, tarım arazisi ve mera alanı olması sebebiyle bölge halkının karşı çıktığı Menemen Doğaköy TOKİ Projesi ile ilgili mahkeme bilirkişi heyeti, “ÇED Olumlu” kararının uygun olmadığı kanaatine vardı.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Ramis Sağlam
[email protected]
İzmir — Menemen Doğaköy (Doğa mahallesi) kırsal yerleşim alanında Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca yapılmak istenen, 15 bin konutluk TOKİ projesine karşı 47 vatandaşın 17 avukatla açtığı “ÇED Olumlu Kararı” iptal davasında Bilirkişi Heyeti keşif ve incelemelerin ardından raporunu tamamladı.
Köylüler açtıkları davada, proje alanının tarım, mera ve orman arazilerinden oluştuğunu, bölgedeki yaklaşık 4 bin 800 dekarlık alanda tarım ve hayvancılığın bitme noktasına geleceğini belirtmişlerdi.
“Çevreye uyumlu mimari yapılar yapmak”
Bilirkişi Heyeti, proje ile getirilen konut ve yerleşim alanı kararının, planlama alanı ve yakın çevresindeki mevcut kullanım kararlarıyla oluşturulan mekânsal bütünlükle uyumlu olmadığına vurgu yaptı. Raporda, yakın çevredeki düşük yoğunluklu ve az katlı kırsal yerleşim dokusuna dikkat çekildi. Eğim nedeniyle artan yapı yüksekliklerinin çevresel ve görsel etkilerinin yeterince değerlendirilmediği belirtilen raporda “sağlıklı, yaşanabilir ve çevre kalitesi yüksek mekânlar oluşturmak” ve “çevreyle uyumlu mimari yapılar yapmak” yönündeki amaçların nasıl gerçekleştirileceğinin açıklanmadığı ifade edildi.
Fotoğraf: Ramis Sağlam/Evrensel
Kültür varlıklarını tahrip ediyor
Raporda, proje alanının batı komşusu olan Neonteikhos Antik kentinin 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı olmasına karşın İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’ndan görüş alınmadığı belirtildi.
Keşif sırasında gerek Proje Alanı ve gerekse de çevresinde gerçekleştirilen yüzey araştırmasında Neonteikhos antik kenti yerleşiminin veya nekropolisinin proje alanı içerisine kadar yayıldığı yönünde güçlü kanıtlar tespit edilmişti. Arazide gerçek anlamda bir araştırmanın yapılmadığı ifade edilen raporda, ÇED olumlu kararının uygun olmadığı yönünde görüş bildirildi.
Yeterli teknik gerekçeye dayanmıyor
Proje Tanıtım Dosyası’nda proje alanının mevcut ulaşım sistemi ile ilişkisi, proje nüfusunun yaratacağı trafik yükü ve bu yükün mevcut yol sistemi üzerindeki etkileri bilimsel ve teknik yöntemlerle (trafik etüdü vb) ortaya konulmadığı da belirtildi.
Bilirkişi Raporu’nda, “Proje Tanıtım Dosyası’nda önerilen 15 metrelik yeni bağlantı yolunun ulaşım sistemi ve trafik yükü üzerindeki etkileri de değerlendirilmemiştir. Bu yönüyle, plan değişikliğinin ulaşım sistemi üzerinde oluşturacağı etkilerin yeterince ortaya konulmadığı ve ulaşım kararlarının planlama esasları ile şehircilik ilkeleri bakımından yeterli teknik gerekçeye dayanmadığı kanaatine ulaşılmıştır” denildi.
Habitat parçalanarak olumsuzluk yaratacak
Flora ve fauna disiplini yönünden yapılan değerlendirmede, alanın yeterince incelenmemiş olduğu vurgusu yapıldı. Proje alanında gerçekleşecek inşaat faaliyetinin çok önemli habitat parçalanmasına ve kaybına neden olacağı ifade edildi. Raporda, “Türlerin yok olabileceği değerlendirilmiş olup doğal bütünlüğe sahip bu alan ve çevresi için uygun olmadığı, mevsimsel de olsa dere yataklarının ve mera dokusunun ciddi oranda zarar göreceği ve aynı zamanda geri kazanılabilir düzeyde olmayacağı sonucuna ulaşıldığından ‘ÇED olumlu’ kararının uygun olmadığı” sonucu rapora yansıdı.
Bilirkişi raporunda öne çıkan olumsuzluklar;
- İmar planlarına esas jeolojik jeoteknik etüt raporu bulunmuyor. Hidrojeolojik/hidrolojik değerlendirme raporu hazırlanmamış, yerleşime uygunluk haritası sunulmamış.
- Proje alanının batı komşusu Neonteikhos Antik kenti 1. Derece Arkeolojik Sit Alanı oluşturmasına karşın konuya ilişkin İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’ndan görüş alınmamış.
- Neonteikhos antik kenti yerleşiminin veya nekropolisinin proje alanı içerisine kadar yayıldığı yönünde güçlü kanıtların tespit edilmesine rağmen, arazide gerçek anlamda bir araştırma yapılmamış.
- Araştırma yapılmaması nedeniyle yapılan hafriyatlarla ciddi anlamda kültür varlıklarının tahrip edildiği ve sit bütünlüğünün bozulduğu yönünde kanıtların bulunuyor.
- PTD’nda Projenin öngördüğü nüfus ve yapılaşmanın mevcut ulaşım sistemi üzerinde oluşturacağı trafik yükünün bilimsel ve teknik yöntemlerle (trafik etüdü vb) ortaya konulmamış.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et