Yeni Partili Özgür Karabat: Sahte refahın faturasını çocuklarımız ödeyecek
Yeni Parti Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye ekonomisinin üretimden koparak borç, ithalat ve yüksek faize sürüklendiğini söyledi. Karabat, sanayideki daralmaya ve 60,5 milyar dolarlık dış ticaret açığına dikkat çekti.
Fotoğraf: ANKA
Duygu Ayber Gültekin
[email protected]
Yeni Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Türkiye ekonomisinin üretim ve yatırımdan uzaklaşarak tüketim, yüksek faiz, dış kaynak ve ithalata dayalı bir yapıya sürüklendiğini belirtti. Karabat, “Borçla, sıcak parayla ve yüksek faizle yaratılan ekonomik canlılık gerçek refah değildir. Bugün tüketilen sahte refahın faturasını yarın çocuklarımız ödeyecek” dedi.
Yeni Partili Karabat, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Türkiye’nin sanayi, istihdam, dış ticaret ve teknoloji verilerini değerlendirdi. AKP iktidarının uzun yıllardır tüketimin beslediği “sahte bir refah hikayesi” anlattığını belirten Karabat, ekonomide üretim yerine borçlanmanın ve ithalatın teşvik edildiğini ifade etti.
“Sanayinin istihdamdaki payı geriledi”
Karabat, 2025 yılında sanayinin toplam istihdam içindeki payının yüzde 20,7’den yüzde 20,2’ye gerilediğini, sanayide çalışanların sayısının ise bir yılda 168 bin kişi azaldığını aktardı. Aynı dönemde hizmet sektöründeki istihdamın 318 bin kişi arttığına işaret eden Karabat, hizmetlerin toplam istihdamdaki payının yüzde 59’a ulaştığını kaydetti.
Bu verilerin Türkiye’nin istihdam yapısının fabrikalardan hizmet sektörüne doğru kaydığını gösterdiğini belirten Karabat, 2026’nın ilk çeyreğine ilişkin büyüme rakamlarını da değerlendirdi. Ekonomi yüzde 2,5, hanehalkı tüketimi yüzde 4,8 ve sabit sermaye yatırımları yüzde 3 büyürken sanayinin yüzde 0,8 küçüldüğünü hatırlatan Karabat, net ihracatın büyümeye katkısının da eksi 2,5 puan olduğunu söyledi.
“Tüketim büyürken sanayi küçülüyor. Buna sağlıklı bir üretim ekonomisi denilemez” diyen Karabat, dış ticaretteki gelişmelerin de aynı tehlikeye işaret ettiğini vurguladı.
“Yedi aylık dış ticaret açığı 60,5 milyar dolara ulaştı”
Temmuz ayında ihracatın yüzde 2,9, ithalatın ise yüzde 5,1 arttığını belirten Karabat, dış ticaret açığındaki artışın yüzde 13,6’ya ulaştığını bildirdi. Türkiye’nin yılın ilk yedi ayında 60,5 milyar dolar dış ticaret açığı verdiğini kaydeden Karabat, enerji ve altın hariç tutulduğunda bile temmuz ayında 2,4 milyar dolarlık açık oluştuğuna dikkat çekti.
Teknoloji ürünlerindeki dışa bağımlılığın daha ağır bir tablo ortaya koyduğunu söyleyen Karabat, yılın ilk yedi ayında yüksek teknolojili ürünlerin imalat sanayisi ihracatındaki payının yüzde 3,7’de kaldığını, ithalattaki payının ise yüzde 12,1 olduğunu aktardı.
Karabat, “Yüksek teknolojiyi dünyaya yeterince satamıyor, dünyadan satın alıyoruz. Buna rağmen ‘Türkiye büyüyor’ diye övünüyorlar. Nasıl büyüdüğümüz, ne ürettiğimiz ve ne sattığımız sorgulanmalıdır” ifadelerini kullandı.
“Ekonomik düzen: Yüksek faiz, dış kaynak, borçlanma”
Mevcut ekonomik düzenin yüksek faiz, dış kaynak, borçlanma ve sıcak para girişleriyle finanse edildiğini savunan Karabat, yabancı yatırımcıların yüksek faizden kazanç sağladığını, sanayicilerin ise uzun vadeli fabrika yatırımlarının maliyetini karşılamakta zorlandığını belirtti.
Yüksek enflasyona finansman, enerji, makine ve işçilik maliyetlerinin eklendiğini dile getiren Karabat, üretim riski üstlenenlerin cezalandırıldığı, parasını faize yatıranların ise ödüllendirildiği bir ekonomik düzenin sürdürülemeyeceğini ifade etti.
“Enflasyonla mücadele değil, zaman satın alma”
Enflasyonla mücadelenin yalnızca faiz artışlarına indirgenemeyeceğini belirten Karabat; üretimin ve verimliliğin artırılması, tarımın ayağa kaldırılması, teknolojik kapasitenin geliştirilmesi ve ithalata bağımlılığın azaltılması gerektiğini söyledi.
Sanayiciyi yatırım yapamaz hale getirerek ekonomiyi yüksek faizle soğutmanın kalıcı bir kalkınma modeli olmadığını vurgulayan Karabat, bunun yalnızca zaman kazanmaya yönelik geçici bir politika olduğunu ifade etti.
Diplomatik taviz aracı
AKP’nin Türkiye’yi bilinçli biçimde üretimden uzaklaştırarak ithalata bağımlı hale getirdiğini öne süren Karabat, bu bağımlılığın uluslararası ilişkilerde diplomatik taviz aracı olarak kullanıldığı değerlendirmesinde bulundu.
Karabat açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Türkiye’nin ihtiyacı yeniden üretim ekonomisidir. Borçla, sıcak parayla ve yüksek faizle yaratılan ekonomik canlılık gerçek refah değildir. Bugün tükettiğimiz sahte refahın faturasını yarın çocuklarımız ödeyecek.”
Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et