Eğitim Sen'den ücretsiz yemek ve su talebi: 'Çocukların geleceğinden tasarruf edilemez'
Çocuk yoksulluğunun eğitimdeki eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirten Eğitim Sen Mersin Şubesi, okullarda ücretsiz bir öğün sıcak yemek ve içme suyu sağlanmasını, çocuk emeğini ucuz iş gücüne dönüştüren uygulamalara son verilmesini istedi.
Fotoğraf: ANKA
Mersin — Eğitim Sen Mersin Şubesi, çocuk yoksulluğunun derinleştiğine dikkat çekerek bütün öğrencilere okullarda ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli en az bir öğün sıcak yemek ile ücretsiz içme suyu sağlanmasını istedi. Sendika, MESEM uygulamalarının da çocuk emeğini ucuz iş gücüne dönüştürmemesi gerektiğini belirtti.
Eğitim Sen Mersin Şubesi, ekonomik kriz ve derinleşen yoksulluğun çocukların beslenme, eğitim ve geleceği üzerindeki etkilerine ilişkin yazılı basın açıklaması yaptı. “Çocukların aşından, suyundan, eğitiminden ve geleceğinden tasarruf edilemez!” başlıklı açıklamada, ekonomik eşitsizliklerin eğitim alanında da derinleştiğine dikkat çekildi.
Türkiye’de ücretlerin eridiği, gıdadan barınmaya, ulaşımdan eğitime kadar temel ihtiyaçların maliyetinin arttığı belirtilen açıklamada, bu tablonun en ağır sonuçlarını çocukların yaşadığı ifade edildi. Yoksulluğun çocuklar açısından yalnızca daha az tüketmek anlamına gelmediğine dikkat çeken Eğitim Sen, çocukların okula aç gitmesinden yeterli ve dengeli beslenememesine, temiz içme suyuna ulaşamamasından eğitim materyallerine erişememesine kadar birçok sorunun büyüdüğünü vurguladı.
“Bir çocuk okula aç gidiyorsa bu kamunun sorumluluğudur”
Eğitim Sen, okullarda bütün öğrencilere ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli en az bir öğün sıcak yemek ve temiz içme suyu sağlanmasının temel bir hak olduğunu belirtti.
Açıklamada, “Bu bir yardım ya da lütuf değildir. Bu, çocuk hakkıdır. Eğitim hakkıdır. Sağlık hakkıdır. Kamunun yerine getirmek zorunda olduğu sosyal devlet sorumluluğudur” denildi.
Çocukların okula aç gelmesinin olağanlaştırılamayacağı belirtilirken, öğrencilerin okulda içeceği suyun dahi ailesinin ekonomik gücüne bırakılmasının kabul edilemeyeceği ifade edildi.
“Eğitim eşitsizliği sınıfların içine taşınıyor”
Ekonomik eşitsizliğin okul kapısında sona ermediğini belirten Eğitim Sen, bu eşitsizliğin sınıfların içine taşınarak eğitim eşitsizliğine dönüştüğüne dikkat çekti.
Açıklamada, bir tarafta özel ders, yabancı dil, teknoloji, kültür, sanat ve spor olanaklarına erişebilen çocukların; diğer tarafta ise okula aç gelen, kantinden yiyecek alamayan ve eğitim masrafları nedeniyle temel ihtiyaçlarından vazgeçmek zorunda kalan çocukların bulunduğu belirtildi.
Mersin’deki okullar arasındaki eşitsizliklere de dikkat çeken sendika; fiziki altyapı, sınıf mevcutları, öğretmen ihtiyacı, laboratuvar, kütüphane, spor ve sanat olanakları ile teknolojik altyapı açısından okullar arasında ciddi farklılıklar bulunduğunu ifade etti.
Sendika, “Çocukların hangi nitelikte eğitim alacağını ailelerinin gelir düzeyi ya da yaşadığı mahalle belirlememelidir. Bir çocuğun eğitim hakkının niteliğini ailesinin cüzdanı belirleyemez” dedi.
Eğitim dışında kalan çocuklara dikkat çekildi
Zorunlu eğitim çağında olmasına rağmen yüz binlerce çocuğun eğitim sisteminin dışında olduğuna dikkat çekilen açıklamada, çocukların eğitimden kopuş nedenlerinin araştırılması gerektiği belirtildi.
Yoksulluk, çocuk işçiliği, mevsimlik tarım işçiliği, göç, bakım yükümlülükleri, erken yaşta evlilikler, bölgesel eşitsizlikler, engelli çocukların karşılaştığı erişilebilirlik sorunları ve eğitim giderlerinin ailelerin üzerine bırakılmasının çocukların eğitim hakkını tehdit ettiği ifade edildi.
Kız çocuklarının eğitimden uzaklaşmasına yol açan ekonomik ve toplumsal koşullara karşı özel kamusal politikaların geliştirilmesi gerektiğini belirten Eğitim Sen, kız çocuklarının eğitim hakkının yoksulluğun ve toplumsal eşitsizliklerin insafına bırakılamayacağını vurguladı.
“Yoksul çocukların geleceği ucuz iş gücü olmak değildir”
Açıklamanın önemli başlıklarından biri de çocuk işçiliği ve Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) oldu.
Çocukların ekonomik nedenlerle çalışmak zorunda kalmasının “mesleki yönelim” ya da “özgür tercih” olarak sunulamayacağı belirtilen açıklamada, varlıklı ailelerin çocuklarının akademik eğitime ve üniversiteye yönlendirildiği, emekçi ve yoksul ailelerin çocuklarının ise erken yaşta iş gücü piyasasına yönlendirildiği ifade edildi.
Bu durumun sınıfsal eşitsizlikleri ortadan kaldırmak yerine yeniden ürettiğine dikkat çeken Eğitim Sen, “Mesleki eğitime değil, çocuk işçiliğine karşıyız” dedi.
Mesleki eğitimin bilimsel ve pedagojik ilkelere dayanması gerektiğini belirten sendika, çocukların ucuz iş gücü olarak görülmesine karşı çıktı.
“Kaynak var, mesele kaynağın kimin için kullanıldığı”
Okulların beslenme, temizlik, personel, fiziki altyapı ve eğitim materyali ihtiyaçları gündeme geldiğinde yıllardır “bütçe yetersizliği” gerekçesiyle karşılaşıldığını belirten Eğitim Sen, bu gerekçeyi kabul etmediklerini açıkladı.
Kamusal kaynakların önceliğinin çocuklar ve onların geleceği olması gerektiğini vurgulayan sendika, eğitim ve çocukların beslenmesinin bir gider ya da tasarruf alanı olarak görülmemesi gerektiğini belirtti.
Açıklamada, “Tasarruf yapılacak yer çocukların tabağı değildir. Tasarruf yapılacak yer çocukların içeceği su değildir. Tasarruf yapılacak yer öğretmen, derslik, okul ve eğitim değildir” ifadelerine yer verildi.
Talepler sıralandı
Eğitim Sen Mersin Şubesi, açıklamasında taleplerini şöyle sıraladı:
- Bütün öğrencilere her gün en az bir öğün ücretsiz, sağlıklı ve nitelikli sıcak yemek verilmesi ve ücretsiz, güvenli içme suyuna erişim sağlanması,
- Eğitim dışında kalan çocukların yeniden eğitime kazandırılması için sosyal ve ekonomik destek programlarının uygulanması,
- Kız çocuklarının eğitimden kopmasına yol açan eşitsizliklere karşı özel politikalar geliştirilmesi,
- Tüm eğitim kurumlarının engelli öğrenciler açısından fiziksel, dijital ve pedagojik olarak erişilebilir hale getirilmesi,
- Okullar ve bölgeler arasındaki eşitsizliklerin giderilmesi ve kamusal kaynakların dezavantajlı okullara öncelik verilerek adil biçimde dağıtılması,
- MESEM başta olmak üzere çocuk emeğini ucuz iş gücüne dönüştüren uygulamalara son verilmesi,
- Mesleki eğitimin çocuk işçiliğinin aracı olmaktan çıkarılması,
- Bütün çocuklar için parasız, bilimsel, laik, demokratik, eşitlikçi, kamusal ve ana dilinde eğitim hakkının güvence altına alınması.
- Eğitim Sen Mersin Şubesi açıklamasını, “Yoksulluk kader değildir. Eşitsizlik kaçınılmaz değildir. Çocuk işçiliği kabul edilemez. Bunların tümü ekonomik ve siyasal tercihlerin sonucudur” sözleriyle tamamladı.
- Sendika, çocukların aşından, suyundan, eğitiminden ve geleceğinden tasarruf edilmesine karşı mücadele etmeyi sürdüreceğini belirtti.
Evrensel'e Abone Ol
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et