Saloz'un Mavalı: Dönem değişse de hikâye aynı
Oyun genel olarak işçi sınıfının ve kadınların bu süreçte ve muhtemelen geçmiş ve gelecekte de yaşamış olacağı zorlukları, ezilmeyi, kullanılmayı ve bastırılmayı konu alıyor.Nerede, nasıl, ne olursanız olun içine çekiliyorsunuz bu oyunun.
23.GYK’ye katılan bir genç
Şişli/İstanbul
Saloz’un Mavalı oyunu, 1933 ile 1974 yılları arasında yer alan Salazar rejimini ele alarak hem geçmişte hem de günümüzde egemen olan kapitalist ve diktatöryal yönetimlerieleştirmektedir. Oyunda kadın bir hizmetçinin günlük hayatı,bir siyahinin yüksek sosyete ortamında aşağılanması, siyahiişçilerin maruz kaldığı şartlar gibi birkaç olaya değiniliyor. Ve bu bir buçuk saatlik oyunda, sahnede yer alan her bir bireyin içsel dünyası muazzam bir şekilde işleniyor. Oyuncular bellerine bağlı mendillerle ırk ve hayat değiştirirken, bu spektrumun en uç noktalarında bulunan farklı yaşamları içtenlik ve profesyonellikle sahneye taşıyorlar. Salazar’ı temsil eden kırmızı mendilli figür dışında üzerinde dekor bulunmayan bu sahne, izleyiciyi sadelikten yarattığı bollukla etkiledi. Tabii bu marifeti oyunculara borçluyuz.
Salazar’dan bugüne uzanan baskı
Oyun genel olarak işçi sınıfının ve kadınların bu süreçte ve muhtemelen geçmiş ve gelecekte de yaşamış olacağı zorlukları, ezilmeyi, kullanılmayı ve bastırılmayı konu alıyor. Hizmetçi bir kadını izledik: sabahtan akşama kadar hanımı için koşturan, akşamında da hanımının kocasına hizmet eden. Bir insan izledik: Teninin renginden ve ‘’ilkelliğinden’’ dolayı aşağılanıp eğitilmesi gerek görülen. Bir işçi izledik:çalışmaktan almaya zaman bulamadığı kimliği için tutuklanan, karısını ve çocuğunu geçindirmek için beş kuruşu olmayan. Bunlar sadece bir hikâye değildi; eğlence için sahneye konulan, acı gerçekler ve yaşanmışlıklardı yüzümüze vurulan. Bize gösterdiler ne olduğunu hem önceden hem şu an.
Tiyatronun etkisini bir daha anladık topluca. Nerede, nasıl, ne olursanız olun içine çekiliyorsunuz bu oyunun. Yerinde komedisi, trajedisi, öfkesiyle öne çıktı benim için. Oyunun en sonunda, Salazar’ın monoloğunu dinlerken kendimi haber izliyormuşum gibi hissettim. Eminim yalnız değilimdir bunu hissetmekte. Bir uyanış çağırısıdır aynı zamanda Saloz’un Mavalı. Işığı açar ve farkına varırsın, ne kadar da karanlıkmış o oda. Fakat ampul yetmez, o senin dikkatini dışarıdaki güneşten alır. Perdeyi açmak da sana kalmıştır.
(Genç Hayat)Dayanışmaya çağrı!
31 yıldır emeğin sesi olan Evrensel, gücünü sadece okurlarından alıyor. Emeğin sesinin daha gür çıkması için sen de güç ver.
Dijital Evrensel uygulamamız güncellendi
İndir, Oku, Dinle...
Evrensel'i Takip Et