Vanlılar: Cezaevleri boşalsın

Vanlılar: Cezaevleri boşalsın

Akil İnsanlar Komisyonu ‘Doğu Anadolu Heyeti’ temaslarını Van’da sürdürdü. Çok sayıda görüşme yapan heyet Van’daki çalışmalarını halk toplantısıyla sonlandırarak kentten ayrıldı. Toplantılarda PKK’nin sürece katkı için attığı adımlar hatırlatılırken, devletin adım atmakta yavaş davrandığ

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde Anadolu Öğrenci Birliği tarafından düzenlenen ‘Gençler çözüm sürecini konuşuyor’ başlıklı panele katılan heyet, öğrencilerin sürece ve yeni anayasaya ilişkin görüşlerini, taleplerini dinledi. Heyet panelin ardından Alipaşa Mahallesi’ne giderek yaşamını yitiren bir polisin ailesini ziyaret etti. Van Ticaret ve Sanayi Odası Erek Konferans Salonu’ndaki halk toplantısına ilgi büyüktü.

‘AMACIMIZ BARIŞ’

Toplantıda ilk sözü alan Heyet Başkanı Can Paker komisyonda yer alanları birer barış elçisi olduğunu ve halkın önerilerini Ankara’ya götürmekle görevli olduklarını söyledi. Paker, “Grup farklı kimliklerinden oluşuyor. Fakat tek bir amaç için bir arada, bu amaç da barış” dedi. Bir dinleyicinin ‘süreç neden şimdi başladı’ sorusunu yanıtlayan Paker, “Son 5 yılda devlet değişti, devletin topluma bakış açısı değişti. Askerlerin ve bürokratların yönettiği devlet artık hükmünü kaybetti. Bu nedenle barış süreci başladı” dedi. Paker, komisyonun hiçbir siyasi partiyi temsil etmediğini de belirterek, “Kürt sorunu Türkiye’de yaşayan bütün halkların sorunu” dedi.

KCK VE KORUCULUK ELEŞTİRİSİ

Paker’in sözleri üzerine konuşan katılımcılardan Celalettin Bartu, bölgede yeniden hayata geçirilmeye çalışılan koruculuk sistemi ve yeni yapılan karakolların nedenini sordu. Başka bir katılımcı ise Roboskî Katliamını aydınlatılmasının barış adına atılacak en önemli adım olacağını belirtti. Raperin Gül isimli izleyici ise Mavi Marmara olayında İsrail’in özür dilemesini hatırlatarak, “Türkiye nasıl İsrail’den özür beklediyse, Kürt halkı da özür bekliyor. Türkiye devleti Kürt halkından özrü esirgemesin ve KCK tutukluları serbest bırakılsın” dedi.

Türkiye’de düşünce özgürlüğü olmadığını söyleyen bir başka katılımcı ise salonda bulunan sivil polislerin kamera çekimi yaptığını bunun da kendilerini tedirgin ettiğini ifade etti. Bir başka katılımcı Öcalan’ın koşullarının düzeltilmesi gerektiğini söylerken, söz alan çok sayıda katılımcı özellikle cezaevlerindeki KCK tutuklularının durumunu hatırlatarak, hükümetten bu konuda adım atmasını beklediklerini ifade ettiler.

Sorular üzerine yeniden söz alan Heyet Başkanı Can Paker, “Koruculuk meselesini yetkililere sorduğumuzda bize böyle bir şey yok deniliyor” dedi. Komisyon Üyesi Ayhan Ogan ise, Kürt sorununun sebebinin ne Türkler ne de Kürtler olduğunu belirterek, “Sorunun nedeni devlet anlayışı ve yapısı. Ben buraya gelince doğuyu basın üzerinden takip etmenin farklı, buraya gelip olan biteni görüp, çekilen acılara dokunmanın farklı olduğunu gördüm” dedi. Komisyon Üyesi Sibel Eraslan ise “Buradaki 10 günlük temaslarda ayrımcılıktan dolayı halkın incinmişliğini gördüm” dedi.

‘BU NOKTAYA MÜCADELEYLE GELİNDİ’

Katılımcıları Kürtçe selamlayan Komisyon Üyesi Zübeyde Teker ise Kürtlerin verdiği mücadelenin süreci bu noktaya getirdiğini belirterek, “Bedelini ağır bir şekilde ödeyerek çözüm ve barış zamanına geldik. Yeni dönemi inşa ederken herkesin duvara bir tuğla koyması lazım. Fikirlerinizi sürecin inşasına harç olması için götüreceğiz” dedi.

Son sözü alan komisyon üyesi Mehmet Uçum ise “Geçiş dönemlerinin 2 devlet pratiği vardır. Birinci devlet pratiği, muhatapları ile sorunu çözmeye çalışır. İkinci devlet pratiği ise manipülatif ve provokatif işler yapmaya çalışır. Barış için sabırlı olmak lazım” dedi. (VAN)

www.evrensel.net