20 Mart 2020 11:30 Güncelleme: 20 Mart 2020 17:02

İzmir'de hastanelerde belirsizlik, sağlık çalışanında endişe hakim

Koronavirüs vakaları artarken İzmir’deki hastanelerde de sıkıntılar yaşanıyor. Sağlık çalışanları önlemlerin geç alınmasından şikayet ederken, vaka sayılarının saklanması ise tepkilere yol açtı.

GÜNCELLENDİ

Fotoğraf: Koray Yetiş/EVRENSEL

Eda AKTAŞ
Dilek OMAKLILAR
İzmir

Resmi açıklamalara göre Türkiye’de koronavirüs (Kovid-19) sebebiyle gerçekleşen ölüm sayısı 4’e, vaka sayısı ise 359’a yükseldi. Görülen koronavirüs vakaları artarken Türkiye’nin büyük şehirlerinden İzmir’de hastanelerin durumları ise belirsizlik ve sıkıntılar ile dolu. Birçok hastanede sağlık çalışanları önlemlerin geç alınmasından dolayı şikayet ederken, şüpheli ve pozitif vaka sayılarının özellikle sağlık çalışanlarından saklanması da tepkilere yol açtı.

Dokuz Eylül Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi, Ege Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesi, Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Çiğli Bölge Eğitim Hastanesi, Buca Seyfi Demirsoy Devlet Hastanesi, Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları Ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi gibi birçok hastanede belli bölümler boşaltılarak hazırlıklar yapılırken Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesi ise karantina hastanesine çevrildi.

Hastanelerdeki son durum ve alınan önlemlere ilişkin SES İzmir Şube Yönetim Kurulu Üyesi Hülya Ulaşoğlu ile konuştuk. Krizi yöneten bir sistemin olmamasından dolayı sağlık çalışanlarının şikayetçi olduğunu ve hastanelerde çıkan vaka sayısına artık bakmadıkları dile getiren Ulaşoğlu, acilen sağlık çalışanlarına yönelik önlemlerin alınması gerektiğine dikkat çekti.

“ÖNLEM OLMADAN ÇALIŞMAYA DEVAM”

Kendi çalıştığı Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim Ve Araştırma Hastanesinde çok hastanın var olduğunu tam olarak bilmediklerini sayıların sürekli arttığını ifade eden Ulaşoğlu, “Servisler kapatılmaya başlandı. Sizin servisinizde hasta yok sizi şuraya buraya verelim diyorlar. Sürekli değişen bir plan var. Ne yaptıklarını tam olarak bilmeden hareket ediyorlar. Sağlık çalışanlarına test yapılmıyor, özel olarak önlem yok. Virüs kaptıysak bile birimleri geziyoruz, bu da bizleri daha tedirgin ediyor” dedi.

“Hastaya müdahale eden doktor ve hemşireye tahlil yapılmıyor. Birinci risk grubu evine gidip kendini karantinaya alması lazım diyorlar, entübe yapmış hemşire hala çalışırken doktoru göndermişler. İdarede şöyle bir panik var gönderse hangi birini gönderecek kim bakacak hastalara?” diyerek durumu anlatan Ulaşoğlu kendi çalıştığı bölümde de bir kişinin pozitif çıktığını ancak hala önlemsiz bir şekilde işyerinde çalışmaya devam ettiğini söyledi.

“KADIN DOĞUM VE ONKOLOJİ HİZMET VERİYOR”

DEÜ Tıp Fakültesi Hastanesinde iki servisin tamamen boşaltılarak şüpheli ve pozitif çıkan hastaların bu servislerde bakıldığı bilgisini aldıklarını anlatan Ulaşoğlu, “Hastanede çalışan arkadaşlarımızdan öğrendiğimiz bilgilere göre 4 pozitif vakadan 3’ü sağlık çalışanı. Bunun yanında 20’nin üzerine şüpheli vaka olduğunu duyduk. Pazartesi itibariyle acil olmayan bütün vakaların iptal edildiği ve taburcu edilebilecek tüm hastaların taburcu edilerek servislerin yavaştan kapatıldığını öğrendik. Kapatılan servislerde çalışan personeller ise yeni açılan birimlere nöbet usulü yazılıyor” dedi.

Ulaşoğlu, DEÜ’de acil servisin olduğu katta gündüz hastanesi olduğunu ve şüpheli hastaların hastane içerisinden geçmemesi için oradan ayrı bir kapının açıldığı ve ayrıca oraya yoğun bakım ünitesinin oluşturulduğu bilgisini aldıklarını söyledi. Şuan için sadece kadın doğum ve onkoloji polikliniklerinin hizmet verdiği hastanede hemşire, doktor ve personel eksikliğinin yaşandığını dile getiren Ulaşoğlu, “Yeni açılan serviste çalışanların vardiyası 12 saatten 8 saate düşürüldüğü söylendi. Böyle olunca bir günde ihtiyaç olan eleman sayısı arttığı için personel yeterli kalmıyor” diyerek hastanedeki son durumu anlattı.

“TOPLU HALDE YEMEK YENMESİ ÖNLENMEYE ÇALIŞILIYOR”

Çiğli Bölge Eğitim Hastanesinde ise 7 şüpheli olduğunu oradaki çalışanlardan öğrendiklerini ifade eden Ulaşoğlu, MHRS randevusu olan hastaların hala bakıldığını ancak bu randevuların giderek azaltıldığını söyledi. Aşağı katta olan bir alanın kapatılarak izolasyon servisine dönüştürüldüğü bilgisini aldıklarını dile getiren Ulaşoğlu, “Enfeksiyon bölümü kapatılarak gelen şüpheliler orada bekletiliyormuş. Normal hastaların kullandığı kapı o kliniğe yakın olduğu için kapatılmış. Hastanenin diğer iki kapısında da güvenlik girenlerin ateşini ölçerek önlemler alınmaya başlanmış. Yemek saatleri ise 3 saat uzatılarak çalışanların toplu halde yemek yemesi önlenmeye çalışıyor” diye anlattı.

Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesinde de durumun diğer hastaneler gibi olduğunu söyleyen Ulaşoğlu, bu hastanelerde de şüpheli sayılarının 20’nin üzerinde olduğu bilgisini aldıklarını aktardı. Hastaneler ise hala polikliniklerin çalıştığını söyledi.

Ege Üniversite Tıp Fakültesi Hastanesine ilişkin aldıkları bilgide ise toplam 3 kişide vakanın görüldüğü bunların ikisinin sağlık çalışanı olduğu 18’e yakında şüphelinin olduğunu aktaran Ulaşoğlu, “Bazı bölümler boşaltılıyormuş ancak acil ameliyatlar dışında ameliyatların hala yapılmaya devam ettiğini duyumunu aldık. Poliklinikler kısmen çalıştığını ama yeni randevu vermediklerini bilgisi var. Pozitif çıkanların ise karantina hastanesi olan Türkan Özilhan’a gönderileceği bilgisi verildi. Ancak bilginin doğru olduğunu daha teyit edemedik” diye konuştu.  

Ulaşoğlu net olmamakla birlikte karantina hastanesi olarak belirlenen Türkan Özilhan Hastanesinde ise şu ana kadar 60'ı aşkın hastanın olduğu, acilin bile kapatılarak korona vakası dışında hastaların kabul edilmediği, çalışanlarında mesai saatlerinin yeniden düzenlendiği bilgisini aldıklarını, ayrıca çalışanlara sadece tek maske verildiği ve verilen maskelerin yıkanarak tekrar kullanıldığının iddia edildiğini ekledi.

“HASTANENİN BİR KATINI İZOLE ETMEK KOLAY DEĞİL”

Öncelikle Karantina hastanesi olarak ayrılan Bornova Türkan Özilhan Devlet Hastanesiyle ilgili açıklamalarda bulunan İzmir Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Sürenkök, alınan kararın doğru bir karar olduğunu söyleyerek, hastanelerin bir katını izole etmenin kolay olmadığını söyledi. Sürenkök, “Tepecik hastanesini düşünün, klinikte bile olsa orada çalışan kan almaya biri gidiyor, personel oraya gidiyor. Hastanenin bir katını izole etmek çok kolay değil. Önümüzdeki günler içerisinde belki Türkan Özilhan Devlet Hastanesinin kapasitesi, yoğun bakımı yetmeyecek ve bir başka hastane daha yapılacak. Buca tarafındaki hastanelerden bir tanesi olabilir. İzmir’in 4 milyonluk bir nüfusunu düşündüğümüz zaman hasta sayısının binlerin üzerinde olması gerekiyor. O nedenle buradaki hasta sayısını sadece Türkan Özilhan’ın karşılaması mümkün değil. Yoksa hastane içlerinde katları boşaltarak zor. Acil servislerin bile ayrılması lazım” dedi.

Hastalık belirtisi görülen hastaların hastalığı eğer pozitif çıkarsa karantina hastanesine gönderildiğini söyleyen Sürenkök, “Yani ateş ve öksürük belirtisi olup, Kovid-19 düşünülen hastalardan kan alınıyor, o hangi hastaneye gittiyse orada alınıyor. Orada izole ediyorlar, çünkü hasta olmayan bir kişiyi de Türkan Özilhan’a göndermek doğru bir olay değil, hasta değilse orada hasta olur. O yüzden gittiği yerde hastanenin ayrılan bir bölümünde izole ediliyor, sonra alınıp test sonucu eğer negatif çıkıyorsa tedavisi orada yapılıyor. Test pozitif çıkarsa Türkan Özilhan’a gönderiliyor” diye ifade etti.

“EKSİKLİKLER ÇIKTIKÇA TAMAMLANIYOR”

Sağlık çalışanlarının daha fazla risk altında olduğu tartışılıyor. Peki alınan önlemlerin yeterli olup olmadığı sorusunda ise Sürenkök, “Koronavirüs bize aşağı yukarı Çin’den 3 ay sonra geldi ve bu biliniyordu. O nedenle bu tedbirlerin çok daha erken alınması gerekiyor. Şu an hala malzeme konusunda yetersiz olan yerlerimiz var. İkincisi hangi hastanın nereye gideceği, bunların çok daha önceden planlanmış olması gerekiyordu. Şimdi, bu planlama gecikmiş de olsa yapılıyor, eksiklikler çıktıkça yapılıyor. Biz TTB ve İzmir Tabip Odası olarak 5 gündür hastanenin normal rutin hasta muayenesi ve rutin işlemleri iptal edilsin diye Bakanlığa, Sağlık Müdürlüğüne, hastane başhekimliğine çağrı yapıyoruz. Bunlar yazıldı ancak bugün yeni yeni Tepecik Hastanesi rutin muayeneden vazgeçti. Bunların önceden karar verilmiş olması gerekiyordu. Kim hasta kim hasta değil alnında yazılı değil. Hasta olan kişi hastaneye geldikçe oraya dizi ya da beli ağrıyarak gelen insanı da buna bulaştırır. Şuanda kalabalık kalan hastaneler kaldı. Önceden düzenlenmesi gerekiyordu, burada gecikme var” dedi.

“TEDBİR KONUSUNDA GECİKİLDİ”

Virüsün Türkiye'de de yayılacağının bilinmesine rağmen tedbir konusunda gecikildiğini de ifade eden Sürenkök, eksik olan malzemelerin önceden hazır edilmesi gerektiğini söyledi. Şu an kitlerin eksik olduğunu belirten Sürenkök, “Zaman olarak gecikmiştik. Bunu zamanında öngöremediği için bakanlık ve müdürlük şu anda tamamlanıyor. Sağlık çalışanları şu an 'bana test yapıldı mı yapılmayacak mı' stresi ile çalışıyorlar. Buna gerek yoktu, tedbirler önceden alınırdı. Çünkü Çin yaşadı bunu önceden gördük, İran, İtalya’da neler olduğunu gördük. O nedenle hazırlığımız daha önceden olması gerekirdi. Sağlık çalışanları bu savaşta cephenin en önünde çalışan insanlar, doğal olarak diğer mesleklere göre oransal olarak daha fazla karşılaşacak. Biz buna hazırız, bundan kaçmayı düşünmüyoruz” diye konuştu. Ancak bile bile önlem alınmamasını eleştiren Sürenkök, “Devlet eliyle bizim başımıza felaket gelmesin. Mevcut hastalıkların en fazla bizim başımıza geleceğini biliyoruz. Şu anda bilinen bir düşman gelirken tedbirini alma konusunda eksiklik olunca insanın zoruna gidiyor” dedi.

Reklam