19 Mart 2020 11:31 Güncelleme: 19 Mart 2020 16:26

Aydın’da sağlık emekçilerinden ortak açıklama: Sağlık bu sistemle korunamaz

Aydın’da sağlık emekçileri ortak açılama yaparak halk sağlığının bu sistemle korunmasının mümkün olmadığının bir kez daha ortaya çıktığı dile getirildi.

GÜNCELLENDİ

Fotoğraf: DHA

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Aydın Şubesi, Aydın Tabip Odası, Aydın Aile Hekimleri Derneği, Genel Sağlık İş Aydın Şubesi yayınladıkları ortak basın bildirisi ile Aydın’da sağlık kurumlarının koronavirüs salgını için yeterli önlemi almadığını belirterek buralarda yapılması gerekenlere dikkat çekti.

19 maddelik bir talep, görüş ve önerilerini paylaşan açıklamada, sağlık alanında alınacak önlemlerle ilgili belirsizlik, kaygı ve endişe içinde oldukları dile getirilirken, “Bizler bu süreçte görevimizi yaparken aynı zamanda yok sayılan kendi sağlık hakkımızı da korumak adına mücadele ediyoruz. Halk sağlığını korumanın bu sistemle mümkün olmadığı bir kere daha ortaya çıkmıştır” denildi.

Talepleri ise şu şekilde;

  • Aydın ilimizdeki hastanelerimizde acil eylem planına geçilmemiş ve planların nasıl olacağına ilişkin çalışanlar bilgilendirilmemiştir. Dahası acil durum çalışma planları hazırlanırken kesinlikle meslek odalarının-sendikaların görüş ve önerileri alınmalıydı. Sağlık emekçilerinin ailevi ve özel koşulları, sağlık durumları dikkate alınmamıştır. Hastane idarecileri ise acil eylem planları konusunda donanımsız durumdadır.
  • Olağanüstü dönem uyarısı olmasına rağmen tüm sağlık hizmetleri halen olağan koşullarda yürütülüyor. Dar ve havasız koridorlarda bulunan poliklinikler normal bir dönemdeymiş gibi hizmet veriyor. Tüm alanlarda sosyal izolasyon uygulanırken uzun saatler boyunca onlarca hasta insanla yüz yüze geliyoruz. Korunma yöntemleri, AKP iktidarı tarafından kışkırtılmış sağlık talepleri sonucu hastanelere yığılan yüzlerce hasta karşısında kesinlikle yetersiz kalacaktır.
  • Hastanelerde ameliyatlar başta olmak üzere tüm elektif işlemler güvenli sağlık ortamına erişinceye kadar yapılmamalıdır.
  • Salgın süresince diğer ülkelerde olduğu gibi poliklinik hizmetleri kapatılmalı bu alanlar dezenfekte edilmelidir. Sağlık çalışanları dönüşümlü icapçı olarak çalışmalıdır. Poliklinik hizmetlerinin devam ettiği hastanelerde randevulu hastalara ayrılan zaman 20 dk olmalıdır ve zaten normalde de olması gereken budur. 5dk da bir hasta muayene edilemez. Randevu sistemi dışında kesinlikle hasta kabul edilmemelidir.
  • Şüpheli vakalar ilk çıktığı andan itibaren acillerde ve birinci basamakta yaşanan yoğunluğun azaltılması amacıyla aile hekimliğinde telefon randevuları ile hastalıklar gruplandırılmalı, sevk zinciri kurularak hastanelere acil olmayan yığılmalar engellenmelidir ki; sevk zinciri normal şartlarda da uygulanması gereken bir sağlık politikası olmalıdır.
  • Birinci basamakta çalışan arkadaşlarımız görmezden gelinmektedir. Kişisel koruyucu ekipmanları ve el dezenfektanları yok denecek kadar azdır. Üstelik birçok hastanın ilk muayenesi de bu birimlerde yapılmaktadır. Aynı zamanda hastaneden dönenlere de hizmet vermek zorunda kalmakla birlikte artan rapor talepleriyle de baş etmek mecburiyetindeler. Bu artan talepler sağlıkta şiddet olaylarına da gebedir. Kamu spotlarıyla ve uzaktan uygulamaların artırılmasıyla birinci basamaktaki yığılmaların da önüne geçilmelidir.  
  • Covid-19’la ilgili bilgilerimizi sağlık hizmeti verirken eşzamanlı olarak edindik. Bir çok hastanemizde şüpheli vakalara yaklaşım, karantinaya alınan hastaya yaklaşım, triaj yönetimi ve izolasyon önlemlerinin alınmasında hem ekipman hem de mevcut durumla ilgili yönetim karmaşası yaşadık.
  • Çalışma ortamından kaynaklanan riskleri en aza indirmek için gerekli tüm önleyici ve koruyucu önlemlerin acilen alınması gerekirdi. Tüm sağlık emekçilerine uygun kalitede, nitelikte ve sayıda kişisel koruyucu ekipmanın (maske, eldiven, gözlük, önlük, el dezenfektanı vb.) sağlanması, Dünya Sağlık Örgütü rehberleri,  6331 sayılı yasa ve mevzuat gereği yönetsel sorumluluk ve ZORUNLULUKTUR. Ancak, birçok hastanemizde ilk günden itibaren sağlık emekçilerine yeterli sayıda ve kesintisiz olarak verilmesi gereken koruyucu ekipman tedarikinde çok ciddi sıkıntılar yaşandı. Neredeyse hastanelerimizin tamamında cerrahi maske ve eldiven dahi temin edemeyen sağlık emekçileri oldu. 2 saatlik ömrü olan cerrahi maskeleri 24 saatlik çalışma sürelerimizde kullanmak zorunda kaldık. N95 veya N99 hava filtreli maskeler ise bazı hastanelerde ya hiç bulunamadı ya da kullanılması gereken birimlerde kişi başına bir adet verildi. Yüz kalkanı yerine yeterince işlevsel olmayan koruyucu gözlükler ya da nem bariyerleri önlükler yerine su geçiren tek kullanımlık önlük verildi. Bu talepler hastanelerin İş Sağlığı ve Güvenliği Kurullarına iletilmesine rağmen halen çözüm oluşturulmadı.  
  • El dezenfektanı temininde de sorunlar yaşadık. El dezenfektanlarının “idareli” kullanılması gerektiği konusunda sıkça kurum içi uyarılar yapıldı.
  • Sağlık kurumları için alınacak önlemler içerisinde havalandırma önemli bir yer tutmaktadır. Ancak bazı birimlerdeki sağlık çalışanları bulundukları ortamı havalandırma olanağı olmayan, penceresiz odalarda 10 gündür savunmasız şekilde hizmet vermektedir (röntgen, ultrason, kan alma, ekg, bazı poliklinikler vs.). Merkezi havalandırma sisteminin güvenliği ve güvenilirliği konusunda sıkıntı olmadığı söylenmiş fakat çalışan temsilcileri ve meslek odalarıyla bu kontroller paylaşılmamıştır.
  • Ağız ve diş sağlığı merkezlerinde de hem risk yüksektir, hem de koruyucu malzeme sorunu vardır. Ağız ve diş sağlığı merkezilerindeki hizmetlere acil dışında ara verilmelidir.
  • Şüpheli hastanın geldiği durumda hastanelerde hastayla temas halindeki tüm sağlık emekçilerinin kesinlikle takibe alınması ve teste tabi tutulması gereklidir. Ancak ilk günlerde hasta ayrıştırma işlemi olan triaj yönetiminin doğru ve hızlı yapılamaması nedeniyle birçok arkadaşımız savunmasız ve yoğun bir şekilde hizmet vermiştir.
  • Hastanelerde ortak kullanım alanları konusunda da alınmış bir önlem yoktur. Tuvaletler, yemekhaneler, ofislerde hiç bir şey yokmuş gibi günlük rutin yaşam devam ediyor. Sağlık çalışanlarının ortak kullandığı alanlarda hiçbir düzenleme yapılmadı. Ortak kullanım alanlarında çalışanlar birbirlerine de rahatça virüs bulaştırabilirler.
  • Sağlık emekçilerinin büyük çoğunluğu sivil kıyafetlerinin üstüne önlük giymekte işi bittiğinde önlüğü çıkarıp sivil kıyafetle  evine gitmekte, ya da kullandığı önlüğü, formayı evine götürüp yıkamaktadır. Kriz atlatılana kadar sağlık personelinin kıyafetleri hastanelerin sağlayacağı çamaşırhanelerde yıkanmalıdır.   
  • Test yapılan hastane sayısı artırılmalıdır. Covit-19 test kiti halen Aydın hastanelerinde mevcut değildir.
  • Acil eylem planlarının yapılması dahil olmak üzere süreçle ilgili yapılacak her türlü planlama ve hazırlıkta sendikalar ve meslek odaları olarak yardımlaşmayı teklif etmemize rağmen İl Sağlık Müdürlüğünden bir cevap alınamamıştır. Bazı hastanelerde yetkili sendika dışındaki sendika temsilcilerinin İş Sağlığı ve Güvenliği kurullarına gözlemci olarak katılma istekleri ret edilmiş, kurullara girmeleri engellenmiş ya da talep edilmesine rağmen haberdar edilmemiştir.
  • 10 gündür okul çağında çocuğu bulunan sağlık çalışanı ebeveynler hastanelerdeki görevlerine devam etmek zorunda kaldılar. Kreşlerin ve okulların da kapatılmasıyla sağlık emekçileri ilkokul ve okul öncesi çağında olan çocukları için ne yapacakları konusunda endişe içinde çalıştılar. Bu süre boyunca tek akılla iktidar olan hükümet, sağlık emekçisi ebeveynlerin izinlerini kaldırırken çocukların bakımı ve korunması için herhangi bir önlem almamıştır. Mevcut durumda çocuğuna bakacak kimsesi olmayan bazı arkadaşlarımız çaresizlikten çocuklarını hastanelere getirmek zorunda kalmışlardır.10. gününde ölümlerin başladığı bu salgında çocukların ebeveynlerinin yanında sağlık kuruluşlarına gelmek zorunda kalmasının sorumluluğunu kim alacaktır?
  • Sağlık alanında çalışan yetersizliği olduğu zaten bilinmektedir. İktidar yıllardır bu eksiği giderecek şekilde sağlık işgücü planlaması yapmamış, sağlık meslek örgütleri ve sendikaların taleplerini görmezden gelmiştir.
  • Çalışan eksikliğinin acilen giderilmesi için ataması yapılmayan yüz binlerce sağlık emekçisi, ataması yapılmış ancak güvenlik soruşturması nedeniyle işlerine başlatılmayan sağlık emekçileri, Kanun Hükmünde Kararnamelerle hukuki süreçler işletilmeden ihraç edilen sağlık emekçileri acil bir düzenleme ile ihtiyacı karşılayacak şekilde göreve başlatılmalıdırlar. (Aydın/EVRENSEL)
Reklam