17 Mart 2020 08:55

Öğrenciler KYK yurtlarının koşullarının iyileştirilmesini istiyor

Umreden gelenler için KYK yurtlarının boşaltılması ile öğrenci yurtlarının koşulları yeniden gündeme geldi. İzmir'de yurtlarda kalan öğrenciler koşullarının iyileştirilmesini istiyor.

Fotoğraf: Evrensel

Emre GÖKMEN
İzmir

Koronavirüsün Türkiye'de ilk tespit edildiği günden beri ülke gündemi hayli karıştı ve gencinden yaşlısına herkes bu virüs tehdidinden nasibini aldı. İlk ve orta okullar, liseler, üniversiteler öğrenime ara verdi, otogarlar, otobüs firmalarının şubeleri, havalimanları doldu taştı ve kuyruklar, izdihamlar oluştu. Bu kalabalığın çoğunluğunu öğrenciler oluşturdu. Derslere verilen arayı duyduktan sonra 3 haftalık bu tatili memleketlerinde ailelerinin yanında geçirmek isteyen öğrenciler hemen yola çıktı.

Öğrenciler kalmak isteseler de yurtların koşulları virüse karşı korunabilecek bir durumda olmadığı için tatil haberiyle yurtları terk etmeleri bir oldu. Bazı yurtlardan da öğrenciler kendi isteklerinin dışında çıkarıldılar. Sebebi ise geçtiğimiz günlerde umreden dönen binlerce insanı bu yurtlarda karantina altında tutmaktı. Öğrenciler zaten kalmaya içlerinin el vermediği ama zorunlu olarak kaldıkları yurtlardan da bu nedenlerle kapı dışarı edildi.

YURTLARDA PROBLEMLER YILLARDIR ÇÖZÜLMEDİ

Koronavirüs vakalarından önce de yurtlarda temizlik ve bakım konusunda sıkıntı yaşamaktaydı. Çözülmeyen problemler bugün, virüsün yayılmasını hızlandırmaya zemin hazırlamakta. Çünkü biliyoruz ki koronavirüse karşı alınması gereken en önemli önlemler temizlik ve sağlıklı beslenme. Peki yurtların durumu ne? İzmir'de bulunan Ege Üniversitesi KYK Kız Öğrenci Yurdu ve İnciraltı KYK Öğrenci Yurdu’na bakalım. Bu yurtlarda virüse karşı yeterli bir düzeyde önlem almamıştır ve var olan kötü koşullar aynı şekilde devam ediyor.

Yaklaşık 4 bin öğrencinin kaldığı Ege Üniversitesi Kız Öğrenci Yurdu'ndan arkadaşlarımız, sadece göstermelik temizliklerin yapıldığını, odalara bir iki kez bir şeyler sıkıp bırakıldığını söylüyor. Temizlik görevlisi çalışanların eldivenlerini bile gün boyunca değiştirmediklerini, odalara çoğu zaman sadece su döküp paspasla çekerek temizlik yaptıklarını anlatıyorlar.

YURT YEMEĞİNDEN VİTAMİN ALMAK MÜMKÜN MÜ?

Daha önce de yurt odalarından fare, böcek çıktığını duyuyorduk. Televizyonlarda boy gösterip “Temizliğe önem verin, ellerinizi sürekli dezenfekte edin, iyi beslenin, vitamin depolayın” diye açıklamalar yapanlar, yurtlardaki kötü koşulları ise görmezden geliyor. Çünkü, yurtta çıkan yemeklere bakıldığında virüse karşı vitamin alamayacağımız, kaşık ve çatallara bakıldığında ellerimizi dezenfekte etmeye kalmadan kendimizi yemekhane malzemelerinden korumamız gerektiği anlaşılacaktır. Yurtta kalan arkadaşlarımız sık sık ellerini yıkayıp dezenfekte etmek isteseler de 20 odanın olduğu yerde 2 tane tuvaletin bulunduğunu ve tuvaletlerin çok kirli olduğunu söylüyor.

İNCİRALTI YURDUNDA ÖĞRENCİLER HÂLÂ PARMAK BASIYOR

İnciraltı Öğrenci Yurdu'nda da durumlar hiç iç açıcı değil. 2 bin kişilik kapasitesi ile İzmir'in en büyük öğrenci yurtlarından olan İnciraltı'nda bazı önlemler göstermelik olarak alınmış olsa da hâlâ yeterli değil. Yurtta kalan öğrenciler, girişte parmak basılan cihazı hâlâ kullanmaya devam ettiklerini, parmak basmadan önce dezenfektan kullanıldığını fakat önleyici olamayacağını söylüyor. Odaların hâlâ gerektiği kadar temizlenmediğini, sadece etrafta herkesin kullanabileceği el dezenfektanlarının bulunduğunu söyleyen yurt öğrencileri, görevlilerin eldiven ve maskeyle çalışıyor olmalarını olumlu bir gelişme olarak gördüklerini, 2 bin kişilik yurtta sadece 15 temizlik görevlisi bulunmasının ise yetersiz olduğunu anlatıyor.

Yurt içinde verilen kurslar şimdilik iptal edilmiş. Memleketine giden öğrencilerin yurt ödemeleri için 3 haftalık ücretsiz izin verildiğini belirten yurt öğrencileri, bu durumların gerekli önlem ve uygulamalar olduğunu fakat yine de bu virüsle mücadele edebilmek için yeterli olmayacağını düşünüyor. Yemekhanelerde hâlâ masaların, çatal ve kaşıkların pis olduğunu, yemekhane içine dışarıdan köpek, kedi gibi hayvanların girişine engel olunmadığını da anlatıyorlar.

VİRÜS TATİLİNDE İŞ ARIYORLAR

Üniversite öğrencileri sadece KYK yurtlarında değil özel yurtlarda da aynı sıkıntıları yaşıyor. Öğrenci evinde kalan arkadaşlarımız kendilerini yurtta kalan öğrencilere göre daha güvende hissetse de ne dezenfektan alabilecek ne de düzenli ve sağlıklı beslenebilecek paraları var. Virüs nedeniyle verilen bu arada memlekete gitmek için bile parası olmayan yüzlerce üniversiteli, maddi olanaksızlıklar yüzünden istediği gibi hareket edemiyor ve bu virüs tatilini üç haftalık iş arayarak değerlendirmek zorunda kalıyor.

Maddi yetersizlik nedeniyle yurtta kalmak zorunda olanlar ise karantina sebebiyle kapı dışarı ediliyor. Bin odalık saraylarıyla övünenler gözünü öğrencilerin yurtlarına dikmiş ve gece yarıları öğrencileri apar topar yurttan çıkaracak kadar pervasızlaşmıştır. Maske, dezenfektan, kolonya almanın, düzenli ve sağlıklı beslenmenin öğrenciler için ne kadar zor olduğu ise ortada.

YURT KOŞULLARI İYİLEŞTİRİLMELİ

Bütün bunları göz önünde bulunduracak olursak üniversite öğrencileri virüse karşı hem yurtların kötü koşullarına hem maddi imkansızlıklara karşı ayrı bir mücadele vermek zorunda kalıyor. Yurtlara karantina için yerleştirmeye götürdükleri insanların “Burası karantina değil burası ahır” sözleri belki de yıllardır öğrencilerin kaldığı koşulları gözler önüne sermeye yardımcı olacaktır. Öğrenciler yurtlarından kapı dışarı edilmemeli, yurt koşulları iyileştirilmeli ve öğrencilerin bağışıklık sistemlerini güçlendirecek sağlıklı besinler verilmelidir. Bu zorluklarla mücadele edemeyecek herkes için eşit, erişilebilir ve ücretsiz sağlık hizmetleri sağlanmalıdır.

Reklam