26 Ocak 2020 13:00

İzmir’de Evrensel’le dayanışma etkinliğinde ortak mücadele vurgusu

İzmir'de Ocak ayında katledilen gazetecileri anmak üzere "Türkiye'de basın ve gazetecilik" başlıklı panel ve ardından Evrensel gazetesi dağıtımı gerçekleştirildi.

Fotoğraf: Evrensel

Evrensel Gazetesi İzmir Temsilciliği Ocak ayında katledilen gazeteciler Metin Göktepe, Hrant Dink ve Uğur Mumcu anısına “Türkiye’de basın ve gazetecilik” konulu panel düzenledi. İzmir Barosu konferans salonunda gerçekleştirilen panele İzmir Gazeteciler Cemiyeti (İGC) Başkanı Misket Dikmen, CHP İzmir Milletvekili Atila Sertel, Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Genel Başkanı Gökhan Durmuş ve Evrensel Editörü Cem Şimşek konuşmacı olarak katıldı. Etkinliği CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, İzmir Baro Başkanı Özkan Yücel, EMEP İl Başkanı Emine Uyar, TGS İzmir Şube Başkanı Halil İbrahim Hüner, gazeteciler ve Evrensel okurları da izledi. Katledilen 3 gazeteci anısına hazırlanan sinevizyon gösterimiyle başlayan panelin ardından Kıbrıs Şehitleri Caddesi’nde Evrensel Gazetesi dağıtımı gerçekleştirildi.

 “MÜCADELE ANMA GÜNLERİYLE SINIRLANDIRILMAMALI”

Sinevizyon gösteriminin ardından gerçekleştirilen panelde önce CHP Milletvekili Atila Sertel söz aldı. Konuşmasına katledilen gazetecileri anarak başlayan Sertel, faili meçhul aydın cinayetlerinin en önemli nedeninin katliamların aydınlatılması için yürütülen mücadelenin zayıf olmasından kaynaklandığını söyledi. Gazeteci cinayetlerinde sadece tetikçilerin cezalandırıldığını söyleyen Sertel, Göktepe cinayetinde adı geçen sanıkların cezalandırılmasının ise yine yürütülen mücadele sayesinde olduğunu ifade etti. Sertel faili meçhul cinayetlerin aydınlatılması için sürdürülen mücadelenin anma günleriyle sınırlandırılmaması çağrısında bulundu.

“SALDIRILARA TÜM GAZETECİLER BİRLİKTE SES ÇIKARMALI”

Geçmişte gazeteci cinayetleriyle yaratılmaya çalışılan korkunun bugün biçim değiştirdiğini ifade eden Sertel, davalar, tutuklamalar, basın kartlarının iptali gibi yollarla gazetecilerin susturulmaya çalışıldığını vurguladı. Bu baskılara karşı topyekûn ses çıkarmak gerektiğini söyleyen Sertel, basın kartlarının meslek örgütleri tarafından verilmesi için bir mücadele örgütlenmesi gerektiğini söyledi. Basın kartlarının iptaline karşı tüm gazetecilerin bir araya gelmesi gerektiğini söyleyen Sertel, “Meslek örgütleri ciddi bir şekilde ses çıkarmalı. Ankara’da basın kartına sahip çıkarak kitlesel bir eylem gerçekleştirilebilir. Bugün Evrensel’in, Birgün’ün başına gelen yarın Sözcü’nün başına gelecek. Gazeteciler kimliklerine ve mesleklerine sahip çıkmalı” dedi.

“BASIN KARTLARININ İPTALİ HALKIN HABER ALMA HAKKININ DA GASBIDIR”

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Misket Dikmen ise konuşmasına İzmir yerelinde yaşanan sorunları anlatarak başladı. Basın özgürlüğü konusunda her gün geri gidiş yaşandığını söyleyen Dikmen, döviz krizi sonrası kağıt masrafları artarken resmi ilan paylarının düştüğünü ifade etti. Yerel basının iktidarın baskılarına direnemez noktaya getirildiğini söyleyen Dikmen, “Basın, işsizliğin en yaygın olduğu ikinci sektör. Sadece yazılı basında değil, görsel basında da sosyal medyada da yasaklar aldı başını gidiyor. Elazığ depremi sonrası sosyal medyada yapılan bazı eleştiren yorumlar hakkında soruşturma açılmasına karar verildi. Ülkede en hızlı işleyen mekanizma yasaklar” dedi.

Mali baskılanma nedeniyle İzmir’de yerel gazetelerin Pazar günleri çıkmama kararı almak zorunda kaldığını söyleyen Dikmen, basın kartlarının iptaline ilişkinse şunları söyledi:

“Basın kartlarının iptali hak gaspıdır. Hep birlikte elimizi taşın altına koymazsak bunun altından kalkamayız. Bu sadece gazetecilerin sorunu değil, halkın da sorunu. Halkın da haber alma hakkı gasbediliyor.”

Hükümetin gazetecilere dönük baskıların geriletilmesi için okurlardan gazetecilere, meslek örgütlerinden diğer kitle örgütlerine kadar ortak bir mücadele örgütlenmesi gerektiğini ifade eden Dikmen, “Hem mesleki bir örgüt çatısı altında olmak hem de sendikalaşmanın yeniden örgütlenmesi gereğine inanıyoruz” dedi.

“BASIN KARTLARI İÇİN MESLEK ÖRGÜTLERİYLE ORTAK ÇALIŞMA BAŞLATTIK”

Daha sora söz alan TGS Başkanı Gökhan Durmuş ise bugün Türkiye’de 85 gazetecinin cezaevinde olduğunu; bu hafta içinde ise yargılanan 11 gazetecinin hakim karşısına çıkacağını hatırlattı. 90’lı yıllarda gazeteciliğin ayrıcalıklı bir meslek grubu olarak görüldüğünü söyleyen Durmuş, AKP’nin iktidara geldiği dönemden itibaren bu algının değiştiğini ifade etti.

Kendisinin de basın kartı iptal edilen gazeteciler arasında olduğunu söyleyen Durmuş, geçtiğimiz yıllarda bir yandan sendikasızlaştırma politikaları hayata geçirilirken diğer yandan ana akım medyada el değiştirmeler yaşandığını söyledi. El değiştirmeler sonrası gazetecilerin payına düşenin işsizlik olduğunu ifade eden Durmuş, aynı süreçte halkın haber alma hakkını da kaybettiğini ifade etti.

TGS’nin Hürriyet gazetesinde yürüttüğü örgütlenme çalışmalarına da değinen Durmuş, yetki başvurusu sonrası çoğu sendika üyesi 45 gazetecinin işten atıldığını vurguladı. Yetki başvurusu sırasında 100 gazetecinin de işe alındığını söyleyen Durmuş, işten atmaların hemen ardından da sendikalaşmayı engellemek için işçi alımının sürdüğünü belirtti.

Gazeteciler açısından önemli bir diğer sonunun da işsizlik olduğunu vurgulayan Durmuş, her 4 gazeteciden birinin işsiz olduğunu ifade etti.

Gazetecilerin kaybedecek çok fazla bir şeyi kalmadığını dile getiren Durmuş, bu nedenle örgütlenme eğiliminde artış gözlemlediklerini söyledi.

Gazeteciliğin itibarını yeniden kazandırmak için halkın desteğinin önemli olduğunu söyleyen Durmuş, “Siz haber alma hakkınıza sahip çıktıkça gazetecilerin kalemleri daha sağlam olacak. Demokrasi bu şekilde gelecek” dedi.

Basın kartı başvurusu yıllardır bekletilen gazetecilerin talebi üzerine kartların meslek örgütleri tarafından verilmesi için Aralık ayında çalışma başlattıklarını duyuran Durmuş, Basın İlan Kurumu yönetmeliğinde yapılan değişiklikle meslek örgütleri temsilcilerinin basın kartı komisyonundan çıkarıldığını söyledi.

Bugün gelinen noktada Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun’un istemediği kişiye kart verilmediğini söyleyen Durmuş, basın kartları konusunda başlattıkları çalışmaları hızlandıracaklarını, halkın da bu haber alma hakkı için mücadele ettiği oranda bu sürecin hızlanacağını dile getirdi.

“SANSÜRÜ GERİLETMEK İÇİN BİRLEŞİK MÜCADELEYİ ÖRGÜTLEMELİYİZ”

Hükümetin havuz medyası aracılığıyla sürdürdüğü propagandanın krizle birlikte işçi ve emekçiler üzerindeki ikna etkisini eskiye oranla yitirdiğini söyleyen Evrensel Editörü Cem Şimşek ise hükümetin havuza katamadığı basın kurumlarını çeşitli araçlarla baskı altına alarak susturmayı hedeflediğini ifade etti. RTÜK, ceza davaları, Basın İlan Kurumu aracılığı ile sürdürülen mali kuşatma gibi araçlarla gazetecilerin engellenmek istendiğini ifade eden Şimşek, basın özgürlüğünün halkın haber alma hakkından bağımsız tarif edilemeyeceğini dile getirdi.

Bugün, geçmişte sık kullanılan “tarafsız gazetecilik”ten bile söz edilemediğini söyleyen Şimşek, “Tarafsız gazetecilik tarifine katılmıyoruz. Gazetecilikte asıl mesele olay ve olgulara hangi sınıfın penceresinden baktığınızdır. Evrensel’in hedef alınmasının sebebi de işçi sınıfının penceresinden sürdürdüğü yayınlardır” dedi. Gazeteciliğin yalnızca tarifle sınırlı olamayacağını da ifade eden Şimşek, “Gazete mevzuyu anlatan, aktaran olmakla birlikte ve değiştirmek üzere mücadeleyi örgütleyendir de” dedi.

Gazetecilere dönük baskının geriletilmesi, sansürün kaldırılması için Evrensel, Birgün, Cumhuriyet ve Yeni Yaşam gazetelerine sahip çıkılması gerektiğini söyleyen Şimşek, “Bu iktidarı geriletmeksizin sansürü ortadan kaldırmak mümkün değil. Bunun yöntemi de birleşik mücadeleyi örgütlemekten geçiyor” dedi.

Evrensel’le dayanışmanın yalnızca mali boyutla sınırlandırılmaması gerektiğini de ifade eden Şimşek, “Evrensel’i işçi ve emekçilerin yürüttüğü mücadelenin önemli bir aracı olarak tarif ediyoruz. Evrensel’i mali olarak desteklemek için e-gazeteye abone olabilirsiniz, ‘Her gün iki Evrensel; bir oku bir okut’ kampanyasının parçası olabilirsiniz. Bunun ötesinde her okuyucumuz, gazetemizin doğal muhabiridir de. Bu muhabir ağının genişletilmesi, okur mektuplarının örgütlenmesi de gazetemizi güçlendirecek diğer boyurtlardır” dedi. (İzmir/EVRENSEL)

Reklam