03 Ocak 2020 15:20

İMO: Zırhlı araçlar teknik açıdan kusurlu, şehir içinde kullanılmamalı

İnşaat Mühendisleri Odası, Diyarbakır'da çevik kuvvet zırhlı otobüsünün çarpması sonucu yaşamını yitiren meslektaşları Cihan Can'ın ölümüne ilişkin açıklama yaptı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Diyarbakır’da çevik kuvvet zırhlı otobüsünün çarpması sonucu yaşamını yitiren Cihan Can için meslektaşları açıklama yaptı. Cezasızlık sonucu bu kazaların daha çok yaşandığını belirten İnşaat Mühendisleri Odası (İMO) Diyarbakır Şubesi Başkanı Murat Demir, teknik açıdan kusurlu olmasına rağmen kanunlara ve yönetmeliklere tabi olmayan bu araçların mevcut haliyle şehir içinde kullanımının yasaklanması gerektiğini dile getirdi.

İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır’da 27 Aralık 2019’da işyerinden çıkıp evine gitmek isterken çevik kuvvet zırhlı servis aracının çarpması sonucu hayatını kaybeden meslektaşları Cihan Can için Diyarbakır Şube binasında basın açıklaması düzenledi.

"POLİS TUTUKLAMA TALEBİNE RAĞMEN SERBEST BIRAKILDI"

Savcılığın tutuklama talebine rağmen delilleri karartma şüphesi gözetilmeden serbest bırakıldığını söyleyen İMO Diyarbakır Şubesi Başkanı Murat Demir, “Görüntülerde, meslektaşımız çarpma sonucu yere düştükten sonra zırhlı aracın hareket etmeye çalıştığı için aracın altında sürüklendiği açıkça görülmesine rağmen araç sürücüsü ‘aracın odunlar üzerinden geçtiği için sarsıntı olduğunu sandım’ şeklinde ifade vermesi, 2017’de Lice ilçemizde zırhlı araç çarpması sonucu hayatını kaybeden Pakize Hazar davasında verilen ‘zırhlı araçların patlamaya dayanıklı olan araçtan dışarıdaki sesin kolay kolay duyulmadığını, ancak çok yakında ve yüksek sesle bağırılması durumunda bu sesin duyulacağı’ ve yine 27 Nisan 2016 tarihinde Diyarbakır kent merkezi Gevran Caddesi’nde askeri zırhlı aracın çarpması sonucu ölen 55 yaşındaki Hatun Elhuman davasında, sanık kolluk kuvvetinin avukatı “Söz konusu olayın gerçekleşmesinde müvekkilim kusurlu değildir. Buradaki olay tamamen yayanın ağır kusurundan kaynaklanmaktadır. İki buçuk metre ön cam yüksekliği olan kirpi aracını kullanan müvekkilimin maktulü görmesi beklenemez. Maktul aracın kör noktasından gelmektedir. Biz ATK raporunu kabul etmiyoruz’ şeklinde yapmış olduğu müdafi savunmasını bize hatırlatmaktadır” dedi.

En son dedesi de zırhlı araç çarpması sonucu hayatını kaybeden 5 yaşındaki Efe Tektekin’i de hatırlatan Demir, “Çarpan araç sürücüsünün kavşağa gelince yavaşlamamasına, sol şerit boş olmasına rağmen manevra yapmamasına, hızını görüş şartlarına uydurmamasına, kaza anında ve öncesinde fren almamasına rağmen Efe Tektekin asli kusurlu şöför ise tali kusurlu bulunmuştu” diye konuştu.

"10 YILDA 16’SI ÇOCUK 37 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ"

TMMOB’a bağlı Diyarbakır ve İstanbul  Makine Mühendisleri Odası’ndan bilirkişilerin incelediği rapora göre, Trafik Kanununa tabi olmayan bu araçların muayene olmadığını belirten Demir, “Yaya koruyucu sensörleri olması gerekirken yaya algılama sensörleri dahi yok. Özellikle Araç İmal Montaj Yönetmeliği kapsamı dışında olan bu araçların kısıtlı çevre görüş yeteneğine sahip olmalarına rağmen şehir içinde bu kadar yaygın ve özensizce kullanımı aslında bize bölgede son 10 yılda 16’sı çocuk 6’sı kadın toplam 37 kişinin hayatını kaybettiği 85 kişinin yaralandığı ve bir kısmının kalıcı fiziki kayıplarla yaşamlarını sürdürmek zorunda kaldığı en az 64 zırhlı araç çarpması olayının neden durdurulamadığının bir açıklaması gibi duruyor” dedi.

"CEZASIZLIK POLİTİKASI KAZALARI TEŞVİK EDİYOR"

Kazaların yoğun yaşandığı son on yılda ülkedeki OHAL ve uygulamalarından, uygulanan savaş politikalarından kaynaklı şehir içine zırhlı araçların doldurulduğunun altını çizen Demir, “Tırmanan gerilim atmosferinde iyice gelişigüzel ve başına buyruk şekillerde caddelerde sokaklarda gezinmekte ve bu sonuçlara sebep olmaktadır. Bu cezasızlık politikası bu tür kazaları teşvik etmektedir. Teknik açıdan bu kadar kusurlu olmasına rağmen kanunlara ve yönetmeliklere tabi olmayan bu araçların mevcut halleriyle şehir içinde kullanımının yasaklanması, kazalara karışan şoförler hakkında soruşturmaların daha sağlıklı ve caydırıcı olacak şekilde sonuçlanması gerekmektedir TMMOB İnşaat Mühendisleri Odası olarak bu sürecin takipçisi olacağız” ifadelerini kullandı. (Diyarbakır/EVRENSEL)

Reklam
ÖNCEKİ HABER

Hafize Kurban cinayeti davası: Son sözleri ‘Kurtarın, yaşamak istiyorum’ oldu

SONRAKİ HABER

Elazığ ve İstanbul'da Evrensel'e destek: Evrensel’in suç ortağıyız

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa