30 Aralık 2019 04:10

Urla’ya kayyumun atanmasının arkasında Karantina Adası planı mı var?

CHP’li Urla Belediyesine kayyum atanması, belediye meclisinin de devre dışı bırakılmasının arkasında Karantina Adası mı var?

Fotoğraf: Evrensel

Çağrı SARI
İstanbul

İzmir Urla, kente yakınlığı ve coğrafi güzellikleri nedeniyle son dönemin dikkat çekici turizm merkezlerinden biri. Başta İstanbul olmak üzere memleketin birçok yerinden de göç alan bir bölge. Bölge ‘yükselen değer’ olarak tarif ediliyor. Haliyle ‘rant’a da açık. Gerek “SİT alanı değerlerinin düşürülmesi”, gerek “Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın villaları” nedeniyle de kamuoyunun sık sık gündemini meşgul ediyor.

Urla bu kez, CHP’nin kayyumları ile gündemde. CHP’nin Türkiye’de en yüksek oy aldığı ilçelerden biri. Belediyeyi yüzde 67,49 oy oranı ile Urla Belediye Başkanı İbrahim Burak Oğuz kazanmıştı. Ancak ‘FETÖ’ ile ilişkisi olduğu öne sürülerek görevden alındı ve tutuklandı. Meclis üyeleri ise devre dışı bırakıldı. Meclis üyeleri kendi aralarından seçecekleri bir ismin belediye başkanlığı yapmasını istiyordu. Ancak İçişleri Bakanlığı Urla Belediyesi’ne kayyum olarak Önder Can’ı atadı. Şimdi akıllarda “Bu devre dışı bırakmanın arkasında büyük rant alanlarını imara açabilmek mi yatıyor” sorusu var. Zira belediye başta Karantina adası olmak üzere pek çok konuda Kültür ve Turizm Bakanlığı kararlarına karşı duruş sergiliyor.

BAKANLIK KARANTİNA ADASININ SİT DERECESİNİ DÜŞÜRDÜ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı geçtiğimiz eylül ayında Karantina adasının SİT derecesini düşürerek, imara açmak istedi. Konuyu sorduğumuz CHP’li Belediye Meclis Üyesi Ali Yanar, Urla’nın ranta açılmasından duyduğu endişeyi anlattı. Yanar, “Urla Meclisi olarak rant ve imar konularında direnç noktasıydık. Şimdi beni korkutan nokta şu: Meclis olarak buna karşı çıktık. Şimdi devre dışı bırakıldık. Demokrasi gereği denetimli bir meclis olabilirdi” dedi veUrla’nın SİT alanlarının imara mı açılacak?” diye sordu. Yanar şöyle devam etti: “Ben yaparım uygularım diyen bir yapısı olacak Urla’nın. Artık ne meclisin haberi olacak bunlardan ne Urlalının.  2023 yılında 90 bine çıkması planlanıyor nüfusun. Araziler imara açılmadan bu nüfus nasıl artacak. İşte bunlar kafamızda soru işareti.”

ERDOĞAN’IN VİLLALARI DA USULSÜZ YAPILAŞMA İÇİNDEYDİ

İzmir Mimarlar Odası Yönetim Kurulu Başkanı Halil İbrahim Alparslan da Urla’daki SİT alanlarının daraltılması ve SİT alanlarındaki usulsüz yapılaşmaya dikkat çekerek Erdoğan’ın villaları tartışmasını anımsattı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait olduğu ileri sürülen gayrimenkullerin de bu nitelikte bir yapılaşma içinde olduğunu söyleyen Alparslan hukuki mücadele sonucunda yapılaşmayı durdurduklarını söyledi.

KAYYUM ATANSA DA İMAR KARARLARINI İNCELEYECEĞİZ

Karantina Adasına ilişkin de Alparslan şöyle dedi: “Alanın Antik kalıntılar barındırması ve doğal değerlerinin yanısıra yakın tarihe şahitlik etmiş kurumları da içermesi ona istisnai bir nitelik kazandırıyor. Dolayısıyla bu alandaki SİT kararları dikkatle alınmalı, adanın yapılaşmaya açılması kesinlikle engellenmelidir. Koruma Kurulu’un adanın bazı alanlarının SİT derecesini düşürmesi de doğal olarak yapılaşma riskini akla getiriyor. Ege kıyılarında, bir anda hiçbir kurala uymayan ama Ankara’dan bir şekilde izinlerini alan devasa bir turizm tesisi ile karşılaşmamız artık çok sürpriz değil. Dolayısıyla bu gibi SİT kararlarının biz oda olarak karşısındayız. Seçilmiş kimliği ile kendisini o bölgenin halkına karşı sorumlu hissetmeyen, yaşamını o bölgede sürdürmemiş ve 5 yıl sonra başka bir yere atanacağını bilen bir yöneticinin kayyum olarak belediye başkanı görevine atandığında benimsediği davranış modeli geçen dönem atanan kayyumların icraatları ortaya çıktığında görüldü. Bunun bir benzerinin Urla’da yaşanmasına izin vermeyiz. Bu bağlamda Urla’daki imar hareketlerini, plan kararlarını geçmişte olduğu gibi bugün de yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Herhangi bir fırsatçılığa göz yummamız söz konusu olmayacaktır.

KAYYUMUN SİCİLİ KABARIK

URLA Belediyesi’ne kayyum olarak atanan Önder Canı’ın İpekyolu Belediyesine atandığı kayyum döneminde sabıkası bir hayli kabarık. İz gazetede çıkan habere göre Van Vali Yardımcılığı görevini sürdüren Can, 2015 yılında Van’ın İpekyolu Belediyesine kayyum olarak atanmıştı.  İpekyolu Belediyesindeki üç aylık görev süresi içerisinde kimi kaynaklara göre 94 kimi kaynaklara göre ise 103 çalışanı işten çıkaran Önder Can yönetimindeki kayyum, belediyeye ait kreşleri kapatması da basına yansımıştı. Kürtçe dil kursları da yine Önder Can yönetimindeki kayyum tarafından kapatılmıştı.

Reklam