29 Kasım 2019 04:13

Ataşehir Belediyesi işçisi: Emir kulu olmayı seçmeyeceğiz

Ataşehir Belediyesi işçileri Genel-İş Genel Merkezinin İstanbul Anadolu Yakası 1 No'lu Şubeye olağanüstü kongre dayatmasına tepkili.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Ataşehir Belediyesi işçisi
İstanbul

Yaz-kış günlerce saatlerce çocuklarından ailelerinden çok uzaklarda olan, her türlü risk altında görev yapan destek hizmetlerinde şoförüm. Mektubu yazmayı bir görev biliyorum. Hayati bir dönemden geçiyoruz. İnsanların geçim sıkıntısından, açlıktan çaresizlikten dolayı toplu olarak intihar ettiği bir dönemde biz bir sendikanın üyeleri olarak birbirimizle uğraşıyoruz.

Baskı var, zulüm var, işsizlik var, yoksulluk had safhada. Zamlar almış başını gidiyor. Ay sonunu getiremiyoruz. Çocuklarımızı okumaktan alıyoruz, borçla yatıp borçla kalkıyoruz. Ataşehir gibi olanakları çok olan bir belediye bizim ücretlerimizi zamanında ödemiyor, imzaladığı toplu sözleşmeye uymuyor, fikrini beğenmiyor diye işçi arkadaşlarımızı, sendikamızın temsilcisini ve başka bir kardeş sendikamızın baştemsilcisini işten atıyor.

Maltepe Belediyesinde yaşananlar ibret vericidir. Oradaki işçi arkadaşlarımız günlerce mağdur edildiler, işten atıldılar ama gücümüzle birliğimizle onlarla olduk, onların işlerine geri dönmesini sağladık. Ama bizim belediye sorunlar bitmedi. Disiplin maddesine uyulmayarak, TİS ihlal edilerek iki arkadaşımız işinden atıldı. Ücretler ödenmesi gereken zamanda ödenmiyor. Şubemiz yani Genel-İş 1 No’lu Şube bu sorunların çözümü için didinirken, çalışırken, belediye yönetimi ile cebelleşirken, “Battal Bey’i” kızdırmanın alemi var mı deyip şube yönetimine saldırıya geçtiler. Sendikacı, sendika uzmanı arkadaşlarımız koridorlarda darbedildiler. Belediye Başkanının korumaları herkesin gözü önünde ağza alınmayacak küfürler ediyor sendikacı arkadaşlara, o ana binada bulunan “Ben muhalefetim, ben devrimciyim” diyen aymazlar tek laf etmiyorlar. Kapı önünde kendi listelerinde seçtikleri temsilci arkadaşa bile sahip çıkmıyorlar, basın açıklamalarına katılmıyorlar.

Belediye Başkanı Battal İlgezdi’nin tehditlerine ses çıkarmayanlar, dış temizlik işlerinde amir, posta başı, çavuş bozuntularının hakaretlerine, işçileri toplu istifa ettirmelerine, bununla da kalmayıp birim birim dolaşıp istifa forumları dolaştıranlara tek söz söylemiyorlar. Ama şube yönetimi olunca, olağanüstü genel kurul için imza toplama olunca var güçleriyle çalışıyor, her yalana başvurabiliyorlar. Bizim gibi şoför olan şimdi adaylığını açıklayan biri bunca sorun baskı, sindirme operasyonu varken tek bir laf etti mi? Bizi hangi yüzle telefonda arıyor, gelin yemeğe gidelim, gelin görüşelim, bu şube yönetiminden kurtulalım diyor. Sen destek hizmetlerinden sayılırsın, bizim gibi şoförsün ama sana verilecek oylara yazık. Sana aldanan arkadaşlarıma da yazık. Yanında olup amir rütbe yükseltmeye çalıştığın kişilerin arkasında koşturacağına, istemlerimizin kazanımla sonuçlanması için koştur, ben gelirsem şu olur yalanlarına kanacağımızı mı düşünüyorsun? İdari birimlerde çalışan yalakalara mı güveniyorsunuz? Arkadaşlarını camdan seyreden, direnenlere başka gözle bakan ispiyonculara mı güveniyorsunuz? Tabi ki idari birimlerde onuruyla çalışan, işçi arkadaşlarını satmayan arkadaşlara değil bu sözlerim.

İçi boş kof sahte sosyal demokrat geçinenlere mi güveniyorsunuz? İpte oynayan cambaz rolüne ne gerek var? İşçilerin, bizim, sendikamızın çıkarı için mücadele edin, işçi zaten size sahip çıkar. Hiç olağanüstü için imza toplamaya gerek yok. Namusuyla sendikacılık yapanlar işçinin çıkarından başka amacı gayesi olmayanlar zaten işçi istedi diye, delege istedi diye çeker giderler. Kumpasa gerek yok. CHP istedi diye belediye başkanı istedi diye olağanüstü kongre istenmez. Destek hizmetleri emir kulu olmayı seçmeyecek. Mücadele edenin yanında olacak.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

657 sayılı kanun gerçekten tapu mu?

SONRAKİ HABER

Sıfır Gelecek aktivistlerinden Taksim'de eylem: COP’a güvenme iklim için harekete geç

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa