20 Kasım 2019 04:15

İran eylemleri: Ne oluyor, halk ne istiyor?

Lübnan ve özellikte Irak’taki protestolarda en fazla atılan sloganlar arasında “İran rejimi ülkemizden defol” da var ve Irak’tan sonra eylemlerin İran’a da nüksedeceğini tahmin etmek güç değildi.

Fotoğraf: AA

Paylaş

A. Eva

Dünyada art arda halk ayaklanmaları meydana geliyor. Geçtiğimiz haftalarda beş kıtada hükümet karşıtı büyük mitingler gerçekleşti: Cezayir, Bolivya, İngiltere, Şili, Ekvador, Fransa, Gine, Haiti, Honduras, Hong Kong, Irak, Kazakistan, Lübnan vb. Bu isyan dalgası ile farklı ülkelerde sokaklara çıkan halkın benzer amaçları ve öfkeleri dikkat çekiyor.

Ortadoğu’daki halk protestolarında ise, uzun yıllardır bu bölgede iktidarını kuran ve Irak, Lübnan ve Suriye’de hükümetlere yaptığı maddi, askeri ve silah desteği ile söz sahibi olan İran rejimine yönelik tepkiler mevcut. Lübnan ve özellikte Irak’taki protestolarda en fazla atılan sloganlar arasında “İran rejimi ülkemizden defol” sloganı da var ve Irak’tan sonra eylemlerin İran’a da nüksedeceğini tahmin etmek güç değildi.

2009, 2017 ve ŞİMDİ DE 2019

1979 Devrimi’nden sonra İran rejimine karşı örgütlenen halk yıllarca hapislerde veya öldürülerek susturulmaya çalışıldı ama durdurulamadı. Ekonomik, demokratik ve sivil talepler etrafında birleşen halk, baskılarla yatıştırıldı. 2009 eylemlerinden sonra bu kez 28 Aralık 2017’de başlayan eylemlere şahit olduk. Meşhed kentinde “Diktatöre ölüm” sloganı ile başlayan eylemler, yıllardır birikmiş olan öfkenin patlamasının sonucuydu. Birçok ilde halk sokağa çıktı ve çalınan özgürlüklerin, yapılan yolsuzluklar ve yoksulluğun hesabını sordu.

Bu süreç, işçi hareketinin 41 sene sonra en yoğun dönemlerden biri oldu ve yanı sıra öğrenci ve kadın hareketleri de iç içe ve istikrarlı bir şekilde devam etti. Eylemleri ne kadar ötekileştirmek isteseler ve farklı yerlere çekmeye çalışsalar da bunun bir yararı olmadı diyebiliriz. Yeditepe, Hepko, Fulad, Rahahan fabrikaları bu iki senede mücadeleden vazgeçmedi. Birçok kişi tutuklandı ve birçok kişi eylemlerde veya cezaevinde hayatını kaybetti. Kah durgun ve kah yoğun geçen halk ayaklanmaları kesilmeden devam etti.

100 KENTE YAYILDI

Irak’taki halk ayaklanmasından sonra İran’ın güneyinde eylemler ve halk ayaklanmaları ilk olarak Ahvaz ve diğer bazı illerde başladı. 15 Kasım’daki benzin zammından sonra ülkenin 100 ilinde halk sokaklara çıktı. İsfahan, Sirjan, Tebriz, Tahran, Şiraz, Kermanşah, Raşt, Behbahan gibi kentlerde de halk yoğun katılım gösterdi.

Behbahan’da bankaların yakılması ile başlayan eylemler radikal hal aldı bugüne kadar farklı illerde birçok benzin istasyonu, banka ve karakol yakıldı. Halka açılan ateşle ölen kişi sayısı en son 200 kişi olarak duyurulurken 4 gündür internet erişiminin kesilmesi ile ölümlerin artmasından endişeleniyoruz.

İran rejimi bu sefer işi o kadar ileri götürdü ki helikopterle halka ateş açıyor. Buna rağmen halk sokaktan çekilmemekteki istikrarını sürdürüyor. İnternet erişiminin kesilmesi 1500’ü aşkın tutuklanma olduğu haberleri ve ev baskınlarıyla tutuklanmalar yaşananların vahametini gösteriyor.

Öte yandan, buhran dönemlerinde tek parça olabilen rejimin içindeki bölünmelerin gittikçe derinleştiğini de görebiliyoruz. Benzin fiyatının artışı, internetin kesilmesi ve halkın öldürülmesi gibi meselelerde tüm yönetici organların suçu birbirlerine atarak kendilerini temize çıkarmaya çalıştıklarına şahit oluyoruz.

"ALTERNATİF SORUNU"

Şiraz ilinde çocuğunu kaybeden bir anne, sosyal medyada paylaşılan ses kaydında, “Önce plastik mermi ile ateş ediyorlardı sonra normal mermiye geçtiler. Yıllardır çocuklarımız öldürülüyor, yine yılmadan sokaktalar fakat büyük sorunumuz alternatif sorunu. Çocuklar ne yapacaklarını kestiremiyorlar” diyor. Aslında sürece baktığımızda 2017’den bu yana bu sorunla karşı karşıyayız: İran’da yasaklanan tüm siyasi faaliyetler ve kısıtlamalar her ne kadar geniş örgütlenme ağını yok etse de hâlâ içeride bir ağ var ve bunun son iki senede halk üzerindeki ekonomik baskının derinleşmesi ile güçlendiğini açıkça görebiliyoruz.

ABD VE PEHLEVİ FAKTÖRÜ

Fakat ABD’nin İran halkına yönelik destek söylemleri ve 38 sene sonra birdenbire alternatif haline gelmeye çalışan eski şahın oğlu Reza Pehlevi dikkat çekmeye başladı. “Geçmişte yaşananları unutun tekrar beraber yürüyelim”, “Devrimi yaptınız, her şey daha kötüye gitti ama düzeltebiliriz” söylemleri, ABD tarafından desteklenerek dış medyadan yayılıyor. Bu merkezde de bir kitle oluşmadı demek yanlış olur. Bazı illerdeki sloganlarda da bunu duyabiliyoruz.

Öte yandan eylemlerde, 2017 başından beri daha istikrarlı ve daha radikal bir İran görüyoruz, bunun da sebebi 41 senedir durmadan mücadele eden, ölen, hapislerde kalan halkın geçmişten bugüne biriktirdikleridir.  Eylemlerde taktiksel yaklaşımlar bu sürecin doğru ilerlediğinin göstergesidir. Yine Marksist güçlerin de artık örgütlendiğini görebiliyoruz.

KOLAY BASTIRILAMAYACAK

ABD ve İran devletinin uzlaşma noktasını tahmin edememekle birlikte bu son hareketin kolayca bastırılamayacağını ön görebiliriz fakat ABD’nin nasıl bir alternatif planı olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekiyor.

İran’da oluşmakta olan ve ilerleyen bir devrim dalgası var. Bazı Marksist örgütlerin Shuraye Melliye Moghavemet’e (Ortak Konfederasyon) girmesi ve diğer Marksist örgütlerin aktifleşmesi ile birlikte işçiler ve öğrenciler içindeki örgütlenmelerinin nasıl bir seyri ve etkisi olacağını göreceğiz.

Shuraye Melliye Moghavemat, 1981’de kuruldu ve İran’da rejimi devirmek amaçlı mücadele yürüttü. Halk Mücahitleri, Marksist Örgüt Halk Fedaileri, Akademisyenler Sendikası, Esnaf Derneği, Uluslar Birliği Derneğinden oluşuyor. 1982-1988 arası İran’ın içinde açık faaliyet yürüten Halk Fedaileri ve Halk Mücahitlerinden 30 bin kişi idam edilmişti, sonrasında İran’ın dışından örgütlenmeye devam ettiler.

Bu konfederasyona dahil olan, başta Tahran Üniversitesi olmak üzere çeşitli üniversitelerden gençlerin oluşturduğu bir platform olan Marksist Birlik örgütüyle birlikte yeni bir mecranın daha açılmasına şahit olabiliriz.

Ancak henüz gidişatın nasıl ilerleyeceğini tam tahmin etmek güç.

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Namık... Namık*

SONRAKİ HABER

Sıfır Gelecek aktivistlerinden Taksim'de eylem: COP’a güvenme iklim için harekete geç

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa