31 Mayıs 2019 17:33

Açlık Grevlerini İzleme Heyeti: Acil çözüm üretilmeli

Marmara Kriz Koordinasyonu ve Açlık Grevlerini İzleme Heyeti, sonlandırılan açlık grevlerine ilişkin hazırladıkları raporu kamuoyuyla paylaştı.

Fotoğraf: Evrensel

Paylaş

Marmara Kriz Koordinasyonu ve Açlık Grevlerini İzleme Heyeti, sonlandırılan açlık grevlerine ilişkin hazırladıkları raporu İnsan Hakları Derneği (İHD) İstanbul Şubesinde açıkladı.

İnsan Hakları Derneği (İHD), Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD), Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) İstanbul Tabip Odası ve Halkların Demokratik Kongresi'nin (HDK) oluşturduğu Açlık Grevlerini İzleme Heyeti ve Marmara Kriz Koordinasyonu, ölüm orucu ve açlık grevlerinin sonlandırılmasının ardından yaşanan hukuki, siyasi ve tıbbi ihlallere ilişkin İHD İstanbul Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. Şube binasında yapılan toplantıya, “Açlık grevi eylemcilerinin tıbbı ve hukuki takip hakkı sağlansın” pankarttı asıldı.

"AÇLIK GREVİ SÜRESİ KADAR SONRASI DA ÖNEMLİ"

Burada ilk sözü Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eş Sözcüsü ve Halkların Demokratik Partisi (HDP) Milletvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit aldı. Bitirilen açlık grevlerinin üzerinden bugün itibarıyla 6 gün geçtiğini söyleyen Koçyiğit, “Açlık grevi süresi kadar sonrası da önemli. Hali hazırda bize yansıyan bilgilerden bu sürecin iyi yönetilmediğini, bakanlığın ve bakanlığın yerel teşkilatlarının bu anlamda gerçek bir hazırlık düzeylerinin olmadığını ve iş birliğine açık olmadıklarını gördük. Yaşanan sorunları çok zor aşıyoruz. Özellikle bazı cezaevlerinde özel tutumlar geliştirildiği ve gerçek anlamda süreci, krizi yönetme ve açlık grevi ve ölüm orucu eylemcilerinin sonrasındaki sağlık risklerini ortadan kaldırılmaya yönelik hassas bir yaklaşım ortaya koymadıklarını ifade etmek gerekir” dedi. Bayram boyunca revirin açık olması gerektiğini vurgulayan Koçyiğit, “Yeterli düzeyde personelin bulundurulması gerekiyor. Olası acil durumlarda da hızlı müdahale, hızlı sevklerin yapılaması için bir teyakkuz halinde olunması gerekir. Bu bizim için çok önemli. İlk 3 ay süreç çok kritik. Kantinin bayram süreci boyunca açık olması gerekir. Kantin alışverişlerini ihtiyaçlarına göre yapmadıklarını gözlemledik. Bayram boyunca kantinlerinde açık tutulması ve kantinde açlık grevinden sonra yiyecek uygun ürünlerin bulundurulması hayati derecede önemlidir. Yine birçok yerde sevk edilmesi gerekenlerin bayram tatili nedeniyle sevk edilmediklerini ve birçok sevkinde bayramdan sonra kaldığı bilgileri geliyor. Bayram bir gerekçe olmaması gerekir” diye konuştu.

DEVLET YETKİLİLERİNE ÇAĞRI

İHD İstanbul Şube Başkanı Gülseren Yoleride, hala hastaneye sevk edilmemiş tutukların olduğunu hatırlatarak şunları söyledi: “Hala doktorla karşılaşmamış doktorlar var. Sağlığa ve tedaviye erişim hakkının kısıtlanması anlamına gelen bu tablonun bir an önce düzeltilmesini istiyoruz. Tedavinin aksaması ya da gecikmesinin yaşam hakkı baştan olmak üzere sağlıklı yaşamı ortadan kaldırabilecek kimi ciddi sakıncalar içerdiğinin altını çiziyoruz. Çünkü 1996 ve 2000 tarihli açlık grevleri sonrasındaki deneyimler bize bu tür durumlarda sorunların 2 ya da 3 sonra ortaya çıkabildiğini göstermektedir." Bakanlık, cezaevi idarelerini ve devlet yetkililerine seslenen Yoleri, “Üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirme çağrısı yapıyoruz. Hiçbir ayrım gözetilmemeden mahpusların hakları tanınmalı. Demokratik kamuoyu bu süreçteki takibin hassasiyetini sürdürmeli” diye konuştu.

"B VİTAMİNİ BU SÜREÇTE DE ÖNEMLİDİR"

İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu Üyesi Murat Ekmez, Açlık grevinin bittiği ilk günden bu yana çok büyük bir gelişmenin olmadığını ifade ederek, “Açlık grevi sonrası beslenmeye geçiş süreci çok kritik bir süreç. Neredeyse açlık grevinin takibinden daha önemli bir süreçten bahsediyoruz. Sağlık ve Adalet Bakanlığı iletişime açık değil. Yerellerde il sağlık müdürlükleriyle görüşmüş değiliz. Cezaevindeki meslektaşlarımıza henüz ulaşmış değiliz. Açlık grevi sonrasındaki takip önemli bir takip. İçerisinde nörologların, dahiliyeci, diyetisyenlerin, metabolizma uzmanlarının olduğu bir grup tarafından yönetilmesi gerekiyor. Cezaevlerinden gelen bilgiler bu denetimin yapılmadığını gösteriyor. Mahpuslara normal günlük yiyecekler çıkarıyor ve mahpuslar bunun içerisinde tüketebileceklerini yiyorlar” diye konuştu. Yetkililerin sorumluklarını yerine getirmediğine dikkat çeken Ekmez, “Cezaevlerinde kendi, Sağlık Bakanlığının protokolüne uyulmadığını gördük. Cezaevleri idaresinin sevklere uymadığını gözlemledik. B vitamini önemli Silivri’den açlık grevinden sonra verilmediğini gördük. B vitamini bu süreçte de önemli. Kalıcı sakatlıklarla karşılaşabiliriz” diye belirtti. Meslektaşlarına seslenen Ekmez, “Bağımsız hekimlik, iyi hekimlik çerçevesinde yaklaşılmalıdır” dedi.

"YASALARINA UYMASI İÇİN ÇABA GÖSTERİYORUZ"

Özgürlük İçin Hukukçular Derneği (ÖHD) avukatlarından Rengin Ergül, “Açlık grevindeki mahpusların talebi Türkiye’nin kendi yasalarını uymasıydı. Türkiye’yi kendi yasalarına uymak durumunda bırakan grevciler şuanda yine Türkiye kendi yasalarına uymadığı için sağlığa erişim noktasında sorun yaşıyorlar. Tecrit yaşanıyordu, tecride karşı Türkiye’yi kendi yasalarını uyması noktasında adım attırdılar. Şimdi biz Türkiye’nin yine cezaevindeki grevciler için sağlık hakkı kapsamında kendi yasalarını uyması adım attırmaya çalışıyoruz. Aslında sürekli aynı senaryonun içinde siyasal iktidara kendi hukukunu uyması noktasında adım attırmaya çalışıyoruz” dedi. Tutukların yaşadıklarına işaret eden Ergül, suç duyurularını yapmaya devam edeceklerini söyledi.

"KALICI SORUNLAR OLABİLİR"

Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası (SES) Anadolu Şube Başkanı Erdal Güzel ise Toplumsal sağlıığa dikkat çekerek, 3 bin kişinin açlık grevinde olduğunu belirtti. 3 aylık bir süreçte olduklarını ifade eden Güzel, siyasi partileri işaret ederek 3 aylık süreçte müdahale edilmediği takdirde cezaevinde bulunan 3 bin insanın ciddi sağlık problemleri olacaktır. Bu kendi vicdanımız içinde gerekli olan bir şeydir” dedi.

RAPORDA ÖNE ÇIKANLAR

Açlık grevi sonrası hapishanelerde yaşanan ihlallerine ilişkin hazırlanan ön raporda, şunlara dikkat çekildi:

"İlk gün yapılan görüşmeler sonucu ulaşılan hastaneler ve hapishanelerde hiçbir hazırlık olmadığı gibi, yetkililerin, Bakanlıktan bir talimat almadıkça hazırlık yapamayacakları ve Bakanlıklardan da böyle bir talimat verilmediği öğrenildi. Uzun açlık sonrası , tedavinin ve uygun beslenmenin sağlanmaması durumunda yaşam kaybı da dahil kalıcı hastalıklar gelişme riski oldukça fazla olduğundan, durumun aciliyetini anlatmak ve uygun yeterli hazırlıkların acilen tamamlanmasını sağlamak üzere Valiler ve bakanlık yetkilileri ile görüşme talepleri iletildi. Ancak bu talepler yerini bulmadı. Yetkililer ya görüşmedi , görüşülebilen sınırlı sayıda yetkili ise sorunları sadece dinlemekle yetindiler.

Açlık grevini bırakanlardan tutuklu olanlar ile avukatlar görüşmeler yapabilmiş, ancak hükümlü olanlar hafta sonu olduğu için avukat görüşüne çıkartılmadığından gelişmeler hakkında bilgilendirme yapılamamış, durumları öğrenilememiştir." (İstanbul/EVRENSEL)

Reklam
Reklam
ÖNCEKİ HABER

Prof. Dr. Ülkü Doğanay: Ekonomik kriz de iptal krizi de sandığa yansıyacak

SONRAKİ HABER

"Sadiye Eser ve Sadık Topaloğlu’nun gazeteciliğine tanığız"

Sefer Selvi Karikatürleri
Evrensel Gazetesi Birinci Sayfa